AKP'li milletvekillerince hazırlanan TCK'de değişiklikler yapılarak kadına ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesine ilişkin kanun teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.

Dün teklifin ilk 8 maddesi kabul edilmişti. Genel Kurulda Türk Ceza Kanunu (TCK) ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin ikinci bölümü ve 9-17’nci maddeleri görüşmeleri sona erdi. Kanun teklifinde yer alan 17 madde muhalefetin önerileri, önergeleri görmezden gelinerek, AKP ve MHP oylarıyla kabul edildi.

Maddelerin görüşmeleri sırasında çok sayıda tartışma yaşandı. Muhalefet partilerinden milletvekillerinin eleştirilerin başında İstanbul Sözleşmesinden çıkılması, uygulamadaki sorunlar, faillerin pişmanlıktan yararlanması gibi konular vardı.

TAKDİRİ İNDİRİM GEREKÇELENDİRİLECEK

Teklifle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun takdiri indirim nedenlerini düzenleyen 62 inci maddesinde değişiklik yapılarak, "failin fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları" nedeni, "failin fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları" şeklinde değiştirildi.

Maddeyle yapılan diğer bir değişiklikle, takdiri indirim nedenlerinin kararda gerekçeleriyle gösterilmesi gerektiği kabul edildi.

Kanun teklifiyle kasten öldürme suçunun kadına karşı işlenmesi hali bu suçun nitelikli halleri arasına alındı. Yine basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek kasten yaralama suçunun kadına karşı işlenmesi halinde cezanın alt sının dört aydan altı ay hapse çıkarıldı.

İşkence suçu kadına karşı işlenmesi halinde cezanın 3 yıl olan alt sınırı 5 yıla çıkarıldı. Eziyet suçunun kadına karşı işlenmesi halinde cezanın alt sınırının iki yıl altı aydan az olamayacağı, çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı, üstsoy veya altsoya, babalık veya analığa ya da eşe veya boşandığı eşe karşı işlenmesi halinde, kişi hakkında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilecek.

Kadına yönelik “tehdit” suçu işlenmesi halinde cezanın alt sınırının dokuz aydan az olamayacağı düzenlendi.

Sağlıkta şiddete dair “kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi” suçunun konusu sağlık hizmeti olması halinde verilecek cezanın altıda biri oranına kadar arttırılması da düzenlendi.

ISRARLI TAKİP

Teklifle, “Israrlı takip” fiziken takip etmek, haberleşme ve iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak, fiillerinin, mağdurda ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ya da mağdurun kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına neden olması hali suç olarak kabul edildi. Cezası da 6 aydan 2 yıla kadar hapis olarak belirlendi.

KADINA VE SAĞLIKÇILARA ŞİDDET KATALOG SUÇLAR ARASINDA

Kadına ve sağlıkçılara uygulanan şiddet katalog suçlar kapsamına alındı. Yine teklifle, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde özellikle şiddet mağduru kadınların istemleri halinde baro tarafından görevlendirilecek avukatın hukuki yardım ve desteğinden ücretsiz şekilde faydalanmaları düzenlendi.

Özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar sebebiyle yapılacak adli soruşturmalar bakımından izin usulü getirilmekte ve izin verme yetkisi Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan Mesleki Sorumluluk Kurulu’na verilecek.

"TEKLİF YETERSİZ, UYGULAMA ÖNEMLİ"

AKP'li vekillerce hazırlanan ve komisyondan olduğu gibi geçen teklif, kadına yönelik suçlarda çok sayıda ceza artırımı içerdiği belirtilerek "müjde" diye sunulmuştu.

Kadın örgütleri ise teklifte kadına yönelik suçlarda bazı tanımlamaların belirsiz kaldığına, ceza artırımlarının yetersiz olduğuna; hâlâ bazı cezalarda, tutukluğun uygulanmayacağına, haliyle kadının korunmayacağına dikkat çekiyor. En önemli eleştirilerin başında, teklifte yer alan pek çok konunun Erdoğan'ın kararı ile feshedilen İstanbul Sözleşmesi'nde yer alıyor oluşu geliyor. Kadınlar, İstanbul Sözleşmesi'nin tekrar imzalanmasını, 6284 sayılı kanunda yer alan maddelerin uygulanmasını istiyor.

Düzenlemeyle ilgili sorularımızı yanıtlayan Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Ceren Kalay Eken, kağıt üstünde artan cezalar uygulansa bile faillerin ya hapiste yatmadığı ya da cezasının çok azını hapiste geçirdiğini belirtmişti. Eken, “Sorun yasaların keyfi ve cinsiyet eşitsizliğiyle yorumlanan uygulamasında" demişti.

SAĞLIK ÖRGÜTLERİ DE "YETERSİZ" DEMİŞTİ

Teklifte yer alan düzenlemelerin bir kısmı da sağlık çalışanlarına yönelik şiddetle ilgili cezaları içeriyor.

TTB Başkanı Şebnem Korur Fincancı, kanun teklifinin yetersiz olduğuna dikkat çekmişti. Sağlıkta şiddetin katalog suçlar kapsamına alınmasını yıllardır önerdiklerini ama caydırıcı cezaların tek başına sorunu çözmeyeceğini vurgulayan Fincancı, “Sağlıkta dönüşümün sonucudur şiddet. Dolayısıyla sağlıkta dönüşüme ilişkin somut adımlar atılmadığında, koruyucu sağlık hizmetleri güçlendirilmediğinde, kışkırtılmış sağlık talebini çekilmediğinde şiddeti önleme olanağı maalesef yok” demişti.

Gözden kaçırmayın

Bakan Nebati: Stokçuluğa ve fırsatçılığa müsamaha göstermeyeceğiz Bakan Nebati: Stokçuluğa ve fırsatçılığa müsamaha göstermeyeceğiz

Kaynak: Evrensel