TTB yöneticilerinin evlerine polis baskını: 11 gözaltı

Aralarında TTB Başkanı Raşit Tükel’in de olduğu 11 hekim, gözaltına alındı

TTB yöneticilerinin evlerine polis baskını: 11 gözaltı

İçişleri Bakanlığı’nın suç duyurusunun ardından haklarında soruşturma başlatılan Türk Tabipler Birliği yöneticilerinin evlerine polis baskını düzenlendi. 11 hekim gözaltına alındı.

Türkiye’nin Afrin’e başlattığı operasyonun ardından ‘savaşı durdurun’ çağrısı yaptığı için önce Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından “Terörist seviciler” sözleriyle hedef gösterilen ardından İçişleri Bakanlığı tarafından hakkında suç duyurusunda bulunulan Türk Tabipleri Birliği’ne soruşturma açılmıştı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından haklarında Türk Ceza Kanunu’nun 216. Maddesi’nde düzenlenen “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ile 301. Madde’deki “Türk milletini, Türkiye Cumhuriyetini aşağılama” suçlamaları ile soruşturma başlatılan TTB yöneticilerinin sabah saatlerinde evlerine polis baskını düzenlendi.

Aralarında TTB Başkanı Raşit Tükel’in de olduğu 11 hekim, gözaltına alındı.

Gözaltına alınan hekimlerin isimleri şöyle:

TTB Başkanı Raşit Tükel, Sezai Berber, Sinan Adıyaman, Selma Güngör, Şeyhmus Gökalp, Hande Arpat, Ayfer Horasan, Taner Gören, Funda Obuz, Yaşar Ulutaş, Nazım Yılmaz.

SAVCILIKTAN AÇIKLAMA

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, gözaltılara dair şu açıklamayı yaptı:

"Türk Tabipleri Birliği yetkilileri hakkında 3713 sayılı kanun uyarınca yapılmakta olan soruşturma kapsamında, 11 yönetici hakkında gözaltı kararı verilmiştir."

SAĞLIK BAKANI: TTB BÜYÜK YANLIŞ YAPMIŞTIR

Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, Afrin'e yönelik harekata 'Savaş bir halk sağlığı sorunudur' diyerek karşı çıkan ve evlerine düzenlenen baskınla gözaltına alınan Türk Tabipleri Birliği hakkında açıklama yaptı.

Demircan, gözaltına alınan TTB üyeleri hakkında şunları söyledi:

"TTB'nin Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı saldırıda böyle davranması kabul edilebilir değil.

Böyle bir zamanda böyle bir açıklamayı yapmanın elbette ki hukuki sorumluluğu da vardır. Türkiye bir hukuk devletidir. Bu açıklamadan sonra hukuk harekete geçmiştir. Kendileri hakkında yasal işlem yapılmaktadır. Buradan ötesi hukukun işidir. Tabipler Birliği, Türk tabiplerini temsil eder noktada değildir. Böyle bir açıklamayı yapmaya hakkı yoktur. Büyük yanlış yapmıştır. Gereken de hukuk nezdinde yerine getirilecektir."

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, 'TERÖRİST SEVİCİLER' DEMİŞTİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçen hafta AKP Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada TTB yöneticileri için "terörist seviciler" ifadesini kullanmıştı.

İçişleri Bakanlığı Pazartesi günü "terör örgütünün faaliyetlerini meşru gösterdiği, suçu ve suçluyu övdüğü, halkı kin ve düşmanlığa sevk ettiği" gerekçeleriyle TTB Merkez Konseyi üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunmuştu.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, TTB'nin Zeytin Dalı Harekatı ile ilgili "savaş" değerlendirmesi yapmasının, "Türkiye ve Türk milletine alçakça saldırılarda bulunanlar dışında" kimseye yararı olmadığı belirtilmişti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da Salı günü TTB Merkez Konseyi üyesi 11 kişi hakkında soruşturma başlatmıştı.

Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası da (Sağlık-Sen) savcılığa başvurarak şikayet dilekçesi vermişti.

TTB Merkez Konseyi üyeleri; "Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama" ve "Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik" ile suçlanıyor.

TTB'NİN AÇIKLAMASI NEYDİ?

TTB'den yapılan açıklamada ise şu ifadeler yer almıştı:

"Biz hekimler uyarıyoruz: Savaş, doğada ve insanda tahribat yapan, toplumsal yaşamı tehdit eden, insan eliyle yaratılan bir halk sağlığı sorunudur. Her çatışma, her savaş; fiziksel, ruhsal, sosyal ve çevresel sağlık açısından onarılmaz sorunlara yol açarak büyük bir insani dramı da beraberinde getirir. Yaşatmaya ant içmiş bir mesleğin mensupları olarak, yaşamı savunmanın, barış iklimine sahip çıkmanın birincil görevimiz olduğunu aklımızdan çıkarmıyoruz. Savaşla baş etmenin yolu, adil, demokratik, eşitlikçi, özgür ve barışçıl bir yaşam kurmak ve bunu sürekli kılmaktır. Savaşa hayır, barış hemen şimdi."

Kaynak: Karınca

Güncelleme Tarihi: 30 Ocak 2018, 13:59
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER