İranlı yazarlardan Mardin'de tutuklu bulunan Cehanferd ve Belede için Türkiye'ye çağrı

Kürt yazar Secad Cehanferd ve Hassan Belede adındaki öğrenci arkadaşı, Mardin'de gözaltına alındıktan sonra tutuklanmıştı

İranlı yazarlardan Mardin'de tutuklu bulunan Cehanferd ve Belede için Türkiye'ye çağrı

Bircan Değirmenci-

Kitabını yayımlatmak için Türkiye'ye gelen ancak Mardin’de çektikleri fotoğraflar nedeniyle tutuklanan İranlı yazar Secad (Jiyar) Cehanferd ve öğrenci arkadaşı Hassan Belede’nin serbest bırakılması için İran’daki aydın ve yazarlar bir bildiri yayınladı.

İran'ın Kirmanşah kentinde yaşayan Kürt yazar Secad (Jiyar) Cehanferd ve Hassan Belede adındaki öğrenci arkadaşı, Mardin otogarında 3 Ocak tarihinde şüpheli oldukları gerekçesiyle gözaltına alındı.

22 gün sonra mahkemeye çıkarılan Cehanferd ve Belede, 'PKK/KCK üyesi' oldukları iddiasıyla tutuklanarak Mardin Cezaevi'ne gönderildi.

Cehanferd ve Belede’nin avukatı Necat Çıray, müvekkillerinin Mardin'de PKK ve KCK'nin gerçekleştireceği saldırılar için keşif amaçlı fotoğraflar çektikleri iddiasıyla suçlandığını söyledi.

Av. Necat Çıray, "Müvekkillerim İranlı turistler. Burada, OHAL'in getirdiği sınırlamalardan habersizler. Mardin'de birçok yerde fotoğraf ve video çekmişler. Savcılık, ifade sırasında müvekkillerime, fotoğraf ve görüntülerin PKK ve KCK'nin gerçekleştireceği saldırılar için keşif amaçlı çekildiğini iddia ediyor. Oysa biri yazar, biri de öğrenci. Bir turist Mardin'e geldiğinde nasıl fotoğraf çekerse, öyle fotoğraflar çekilmiş. Ama sürecin hassasiyetinden dolayı böyle bir suçlamayla karşı karşıyalar" dedi.

Müvekkillerinin tutuklanmasına yaptıkları itirazın reddedildiğini söyleyen Av. Çıray ilk duruşmanın 20 Nisan’da Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüleceğini bildirdi. Av. Çıray; Cehanferd’in örgüt üyeliği, Belede’nin ise örgü üyeliği ve örgüt propagandası suçlamasıyla yargılandıklarını belirtti.

'KABUL EDİLEMEZ'

Kürt Yazarlar Derneği (KÜRD PEN) Onursal Başkanı Şehmus Sefer de, Jiyar Cehanferd'in üyeleri olduğunu söyleyerek bu durumun kabul edilemez olduğunu açıkladı.

Sefer, Cehanferd'in İran'daki Aleviliğe yakın Ehli Hak mezhebi mensupları Yaresan ve Kelhur Kürtleri üzerine hazırladığı folklor kitabını bastırmak için Diyarbakır'a geldiğini söyledi. Sefer, "Yılbaşından önce Jiyar, internet üzerinden bana ulaşarak kitabını basmak için Diyarbakır'a geleceğini söyledi. Benden yayınevi tavsiye etmemi istedi. Birkaç hafta sonra Türkiye'ye geldiler. Hassan Belede ise, 29 Aralık'ta Mardin Artuklu Üniversitesi Yaşayan Diller Enstitüsü Kürdoloji bölümünün master programına başvurmuştu, bir hafta sonra da sınava girecekti. Bu yüzden beklemeleri gerekiyordu. Diyarbakır'a geldiler, Jiyar bana kitaplarını hediye getirmişti. Yayınevleriyle görüştü, dosyasını J&J adlı yayınevine verdi. Mardin'e döndüler. Daha sonra kendilerinden haber alamadım" dedi.

Sefer Cehanferd ve Belede’nin Mardin'de gözaltına alındığını, görüşmelerinden 15 gün sonra sosyal medya üzerinden öğrendiklerini söyledi.

CEHANFERD VE BELEDE'NİN SESLERİ OLALIM

İranlı yazar, aydın ve sivil toplum aktivistleri Türkiye’de gözaltına alınıp daha sonra tutuklanan iki Kürt araştırmacı yazarın durumuna ilişkin “Haydi hep beraber Secad (Jiyar) Cehanferd ve Hesen Belede’nin sesleri olalım!” başlığıyla bir bildiri yayınladı.

Bildiride şu ifadelere yer verildi:

“Secad (Jiyar) Cehanferd ve Hesen Belede’nin geçen ay gerçek dışı bir bilgiye dayanarak kanun dışı bir şekilde gözaltına alınıp ve akabinde tutuklanmaları, Kürt dilini, kültürünü ve edebiyatını araştıran iki araştırmacı olarak işlerinden alıkonulmaları insan hakları açısından üzüntü verici olmuştur. Geçen aydan bu yana, tutuklanmaları süresince bu iki araştırmacının durumu hakkında Türkiye’de birçok taraf farklı girişimlerde bulunmuştur. Avukatları ve uluslar arası sivil toplum kuruluşlarının duyarlılıklarına rağmen, maalesef şimdiye kadar söz konusu ülkenin sorumlu makamları bu iki vatandaşımızın durumu hakkında herhangi bir bilgi veya açıklamada bulunmamışlardır.

Öte yandan söz konusu şahıslar, temelsiz bahaneler ileri sürülerek gözaltına alınıp tutuklanmış; avukatlarına tutuklama gerekçesi olarak herhangi bir suç doğrudan zikredilmemiştir. Özellikle ifade edilmelidir ki, Türkiye’deki sorumlu makamlarca geçen ay tutuklanan şahıslar, bu süre içerisinde aileleri ve arkadaşlarıyla görüşmelerine engel olunmuş; aileleri ve dostları haberdar edilmemiştir. Bu durum söz konusu iki araştırmacının sağlıkları hakkındaki endişeleri daha da artırmaktadır.

Secad Cehanferd (Jiyar) yazar, gazeteci, kültür ve dil araştırmacısı olarak çeşitli kitap ve makaleler yazmış; özellikle bu alandaki inceleme, araştırma ve yayıncılık faaliyetleriyle İran’da Kürt Folkloru araştırmacısı olarak tanınmışlardır. Türkiye’ye seyahat etmesinin nedeni Kürtçe yayım yapan kurumlarla fikir alışverişinde bulunmak, yazdığı eserleri yayımlatmak olan Cehanferd arkadaşı Hesen Belede ile beraber söz konusu ülkenin Kürt nüfuslu bölgesine gitmişlerdir.

Arkadaşı mühendis Hesen Belede ise çevirmen, araştırmacı ve gazeteci olup özellikle Kurmanci lehçesiyle ilgili çeşitli yazıları bulunmaktadır; ayrıca hem Hojan isimli internet portalının yayın kurulu üyesidir hem de “Say Hello” portalının tercümanıdır. Onun Türkiye’ye seyahat nedeni ise Mardin Artuklu Üniversitesi’ne yüksek lisans başvurusudur. Şahısların tutuklanma nedeni, Türkiye’deki polisin bir kimlik kontrolünden ibarettir. Bu arada Secad Cehanferd hem dil ve kültür çalışmalarından alıkonulmuştur; hem de uzmanlık alanı olan Kelhori lehçesindeki çalışmaları aksamıştır.

Konunun önemini kavrayan İran’daki yazar, gazeteci ve insan hakları aktivistleri olarak bizler bu iki dil, kültür ve edebiyat insanının kanun dışı olarak tutuklanmalarını kabul etmiyor; bu şahısları desteklediğimizi bildiriyoruz: Türkiye devletinden talebimiz, bu iki araştırmacının mümkün olan en kısa zamanda serbest bırakılmasıdır. Neticede şunu da belirtmeliyiz ki Türkiye devletinin bu iki araştırmacıyı tutuklama eylemi bizi de bir parça tutuklamıştır; çünkü bu durum hepimizin insani ve ahlaki görevidir. Bu nedenle Türkiye devletini bütün kuvvetimizle sorumlu davranmaya çağırıyor; bütün sivil toplum kuruluşları ve temsilcilerini duyarlılığa davet ederek bu iki insanın özgürlüğüne ses olmaları yönünde çaba sarf etmelerini istiyoruz. Son olarak İran Dışişleri Bakanlığı’ndan talebimiz hali hazırdaki hukuk kuralları çerçevesinde bu iki vatandaşımızın serbest bırakılmaları yönünde girişimde bulunmasıdır.”

Güncelleme Tarihi: 14 Mart 2017, 18:41
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER