'Güvenlik soruşturması' ve ‘arşiv araştırması’ şartı getiren kanun teklifi Meclis'e geliyor

Kamu atamalarında 'güvenlik soruşturması' ve ‘arşiv araştırması’ şartı getiren düzenlemenin TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmeleri bugün başlayacak

'Güvenlik soruşturması' ve ‘arşiv araştırması’ şartı getiren kanun teklifi Meclis'e geliyor

AKP milletvekilleri tarafından hazırlanan ve komisyonda geçen yıl kabul edilen “Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu Teklifi” bugün Meclis Genel Kurulu’na geliyor.

Kanun teklifi, AKP içerisindeki tartışmalar nedeniyle o dönem Genel Kurul’a getirilmemişti. Muhalefetin “Anayasa'ya, hatta anayasal düzene aykırı” diyerek şerh düştüğü kanun teklifi, kamuoyundan da büyük tepki çekmişti.

Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasıyla ilgili düzenlemeler içiren 16 maddelik kanun teklifi, 25 Haziran 2020 tarihinde TBMM İçişleri Komisyonu’nda kabul edildi.

O dönem AKP içerisindeki tartışmalar nedeniyle Genel Kurula getirilmeyen teklif, bugün Genel Kurul’da görüşülmeye başlayacak.

‘KAMUYA  ATAMALARDA  ARŞİV ARAŞTIRMASI VE GÜVENLİK SORUŞTURMASI YAPILACAK’

Artı Gerçek’ten Derya Okatan’ın haberine göre Teklif yasalaşırsa, statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın ilk defa veya yeniden memuriyete ya da kamu görevine atanacaklar hakkında arşiv araştırması yapılacak.

“Devlet güvenliğinin tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler ile Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ile cezaevlerinde çalışacak personel, üst kademe kamu yöneticileri ve milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis, hizmetlerde çalışanlar” hakkında ise güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması birlikte yapılacak.

Arşiv araştırması; “kişinin adli sicil kaydı, kolluk kuvvetleri tarafından aranıp aranmadığı, kişi hakkında herhangi bir tehdit olup olmadığı, kesinleşmiş mahkeme kararları ile devam eden veya sonuçlanmış soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı, hakkında kamu görevinden çıkarılma ya da kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezası olup olmadığının” araştırılmasını kapsıyor.

Güvenlik soruşturması ise arşiv araştırmasındaki hususlara ek olarak, “kişinin görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerindeki olgusal verilerinin, yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişiğinin, terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak içinde olup olmadığının” araştırılmasını kapsıyor. Kişinin eşi ile birinci ve ikinci derece akrabaları da güvenlik soruşturmasına dahil edilecek.

MİT VE EMNİYET YAPACAK, HER TÜRLÜ BİLGİ VE BELGEYİ EDİNEBİLECEK

Kanun teklifine göre, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı (MİT), Emniyet Genel Müdürlüğü ve mülki idare amirlikler yapacak.

AYM’NİN İPTAL ETTİĞİ MADDE YENİDEN GETİRİLDİ

Anayasa Mahkemesi, CHP’nin başvurusu üzerine, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında elde edilecek bilgilerle ilgili maddeyi 28 Nisan 2020’de iptal etmişti. AYM’nin iptal etiği madde şöyle: 

“Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimler, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları arşivlerinden ve elektronik bilgi işlem merkezlerinden bilgi ve belge almaya, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Mahkemesi Kanununun 171 inci maddesinin beşinci ve 231 inci maddesinin on üçüncü fıkraları kapsamında tutulan kayıtlara ulaşmaya, Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturma sonuçlarını, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar ile kesinleşmiş mahkeme kararlarını almaya yetkilidir.”

AYM’nin iptal ettiği madde özünde korunarak çok küçük bir değişiklikle kanun teklifinde yeniden yer aldı. Teklif yasalaşırsa, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını yapacak olan birimler, bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarından her türlü bilgi ve belgeyi alabilecek.

Kanun teklifinde, hukuka aykırı olarak elektronik ortamda veya bilgisayar loglarında kişisel verilerle ilgili sorgulama yapılamayacağı, log kayıtlarının değiştirilemeyeceği veya silinemeyeceği, bu şekilde elde edilen bilgilerin paylaşılamayacağı belirtilse de muhalefetin bu konuda büyük kaygıları var. Teklifte, yine edinilen kişisel bilgi veya belgelerin yetkisiz kişilerle paylaşılamayacağı ya da basına verilemeyeceği belirtiliyor.

Yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının sonuçları, Değerlendirme Komisyonu’nda ele alınacak. Komisyon, ilgili kurum ve kuruluşlarda en üst amirin görevlendireceği en az 3 kişiden oluşacak. Değerlendirme Komisyonu, değerlendirmelerini yazılı olarak atamaya yetkili amire sunacak.

KİŞİSEL VERİLERLE İLGİLİ SUÇ İŞLEYENLERE 3 YILA KADAR HAPİS

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sırasında kişisel verilerle ilgili suç işlenmesi halinde, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hükümleri uygulanacak. Hukuka aykırı olarak kişisel verilerin kaydedilmesi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası gerektiriyor.

CUMHURBAŞKANI BELİRLEYECEK

Kanun teklifine göre, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına konu olacak meslek gruplarını Cumhurbaşkanı belirleyecek. Ayrıca, güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının usul ve esasları ile bunu yapacak birimler ve değerlendirme komisyonlarının çalışma usul ve esasları da yine Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulacak yönetmelik ile düzenlenecek.

'AKP GİBİ DÜŞÜNMEYENLER DEVLET MEMURU OLAMAYACAK'

CHP Bursa Milletvekili ve Meclis İçişleri Komisyonu üyesi Erkan Aydın, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararına rağmen AKP’nin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması ısrarından vazgeçmediğini söyledi.

Aydın, kanun teklifinin Anayasa’ya aykırı olduğunu belirterek, “Öyle maddeler içeriyor ki sıhhi hısımlık denen yani kan bağıyla değil Medeni Kanun ile akraba olmuş kişilerin güvenlik soruşturması yapılamasına imkân veriyor. Türkçe deyimiyle kaynatanın bacanağının abisinin bile soruşturması yapılacak” dedi.

“Bu kanun ile Türkiye'de artık AKP'nin tipini beğenmediği, görüşünü beğenmediği, kendi gibi düşünmediği kim varsa devlet memuru olamayacak. Bu ülkenin değerleri, yetişmiş beyinleri gençlerimiz AKP gibi düşünmüyorsa maalesef yurt dışına gitmek zorunda kalacak” diyen Aydın, öte yandan AKP’nin uyguladığı çifte standarda dikkat çekti:

“Aynı AKP ne yapıyor? Kendi bakanlarının kardeşleri FETÖ'den hapisteyken bakanlığı devam ediyor. Yine büyükelçilerinin kardeşleri FETÖ’den hapisteyken büyükelçiliğe devam ediyor.”

Kanun teklifinin genel kuruldan geçmesi durumunda Anayasa Mahkemesi'nin iptal edeceğini söyleyen Aydın, AKP’ye “Bu kanunu yürürlüğe sokmayın, ülkenin geleceği ile oynamayın” diye seslendi.

MUHALEFET ŞERH KOYMUŞTU

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, kamu emekçi sendikaları başta olmak üzere toplumun tepkisiyle karşılanırken, muhalefet partileri de kanun teklifine şerh düşmüştü.

CHP, muhalefet şerhinde, “Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yaratacağı en temel sorun, ‘benim polisim, benim askerim, benim memurum’ şeklinde, idarenin tarafsızlığı ilkesiyle taban tabana zıt bir anlayış ve uygulamanın önünü açacak olmasıdır. Ayrıca, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına takılan yurttaşlar açısından, ömür boyu sürecek bir yaptırımın doğması söz konusu olabilecektir. Anayasa’ya aykırı olmasına rağmen ömür boyu kamu görevinde bulunmama yaptırımına yol açacak bir kanun teklifi düzenlenirken; konu, en azından idarenin keyfi takdirine bırakılmayacak şekilde ele alınmalıydı. Bu itibarla, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sadece Anayasa’nın belli maddelerine aykırı değil, demokratik hukuk devletinin temellerini oluşturan eksen niteliğindeki maddelerine, hatta Anayasa bütününe olduğu kadar, Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasal düzenine de aykırıdır” demişti.

HDP ise teklifle muhaliflerin geleceğinin ipotek altına alınacağı belirterek, güvenlik soruşturmasının bir fişleme aracı olduğuna dikkat çekmiş ve “Türkiye Cumhuriyeti tarihinde resmi ideoloji ve siyasal iktidarların bir tahakküm aparatı ve kamusal alanı resmi ideolojinin belirlediği kimlik çerçevesinde belirleme aracı olarak devreye konan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, kamu yönetimi ve devlet aklı açısından her daim ‘derin dehlizlerde’ kaydı tutulan ve fişlenenlere yönelen bir uygulama olmuştur. Güvenlik soruşturması her ne kadar ‘kamuya personel alımı şartları’ olarak normalleştirilmek istense de güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması egemenin siyasal antagonizmada çizdiği sınırı, sınırın ‘biz’ tarafını nasıl tanımladığı ve tanıma uyanları nasıl kayırdığını, kimin kamu alanına katılıp katılmayacağını, öte yandan ise sınırın ‘öteki’ tarafına yönelik tutumu ile esasında ne kadar demokratik olduğunu göstermektedir” demişti.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER