Gökçer Tahincioğlu: Seçim haritası nasıl değişti, ‘istenmeyen’ HDP ne yaptı?

HDP’nin aday çıkartmadığı kentlerdeki il genel meclisi ve belediye meclisi sonuçlarına bakıldığında, bu stratejinin güçlü biçimde sonuç verdiği görülüyor

Gökçer Tahincioğlu: Seçim haritası nasıl değişti, ‘istenmeyen’ HDP ne yaptı?

Gazeteci Gökçer Tahincioğlu, 31 Mart yerel seçiminin sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“Artan milliyetçi söylemin etkisiyle CHP dahil siyasi partiler, HDP ile birlikte görülmemek için özel çaba harcadı” diyen Tahincioğlu, “HDP, seçim stratejisini  “doğuda kayyuma devredilen belediyeleri kazanmak, batıda AKP-MHP bloğunu geriletmek” üzerine kurdu. Bu strateji doğrultusunda CHP ve Saadet Partisi ile yerelde temasa geçildi. Bu partilerin güçlü olduğu yerlerde aday çıkartmama stratejisi uygulandı. Ankara’da yüzde 1.2’yi aşan belediye meclisi oyu, büyükşehir belediyesi başkanlık seçiminde Mansur Yavaş’a gitti. Yavaş ile Özhaseki arasındaki 3 puanı aşan farkta, HDP oyları da belirleyici oldu. İstanbul’da ise HDP’nin rolü daha belirleyici oldu” dedi.

Gazeteci Gökçer Tahincioğlu’nun değerlendirmeleri şöyle:

Yerel seçimde yüzde 50 oy oranını yeniden aşmasıyla teselli bulmaya çalışan Cumhur ittifakı, İstanbul, Ankara, Mersin, Adana, Antalya gibi büyük kentleri kaybetti. CHP’nin “ittifak” siyaseti ile sağlanan bu dönüşüm, 1994’te Refah Partisi’nin İstanbul ve Ankara büyükşehir belediyelerini kazanmasıyla çıktığı iktidar yolculuğuyla birçok açıdan benzeşiyor.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ardı ardına aldığı seçim yenilgilerine rağmen uzun süredir “ittifak” siyasetini sürdürüyor. HDP, 2015’ten itibaren kriminalize edilmesine rağmen iki genel seçimde yüzde 10’un üzerinde oy almayı başardı. Seçmen tabanı, özellikle eski eş başkanlar Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın cezaevine konulmasının ardından partiye her koşulda destek vermeyi sürdürdü.

Buna karşılık artan milliyetçi söylemin etkisiyle CHP dahil siyasi partiler, HDP ile birlikte görülmemek için özel çaba harcadı.

Türkiye’de geleneksel olarak sağ-sol dengesi, sağ oylar lehine yüzde 65-35 civarında. Kılıçdaroğlu, 2002’den bu yana ANAP, DYP, Genç Parti, Has Parti’nin oylarını içinde eriten, son olarak MHP’yi yanına alan AKP’nin bu siyasetine karşılık, “sağ adaylar ya da sağ partilerle birlikte mücadele” formülünü 2015’ten bu yana kararlılıkla uyguladı.

Kaybettiği seçimlere rağmen İyi Parti ve Saadet Partisi ile başkanlık referandumu, Cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçimde birlikte hareket etti. Yerel seçimde de İyi Parti ile ittifak yapıldı, Saadet Partisi’nin “Her yerde aday gösterme” stratejisine rağmen dirsek teması sürdürüldü.

Kılıçdaroğlu, birçok kentte, kanaat önderleriyle bir araya gelerek bu siyaseti anlattı. Seçim öncesi faaliyetlerini ağırlıklı olarak, AKP’den memnun olmayan ancak oy verecek mecra bulamayan sağ siyasete yönelik sürdürdü.

Kılıçdaroğlu, bununla birlikte HDP’yi de göz ardı etmedi ve partinin oluşturduğu stratejiyi destekledi. Bu denge politikası ilk kez yerel seçimde olumlu sonuç verdi ve büyük kentler, sağ oyların CHP’nin öncülük ettiği bloğa yönelmesi, HDP oylarının da CHP adaylarına gitmesiyle kazanıldı.

HDP ETKİSİ

HDP, seçim stratejisini  “doğuda kayyuma devredilen belediyeleri kazanmak, batıda AKP-MHP bloğunu geriletmek” üzerine kurdu. Bu strateji doğrultusunda CHP ve Saadet Partisi ile yerelde temasa geçildi. Bu partilerin güçlü olduğu yerlerde aday çıkartmama stratejisi uygulandı.

HDP’nin aday çıkartmadığı kentlerdeki il genel meclisi ve belediye meclisi sonuçlarına bakıldığında, bu stratejinin güçlü biçimde sonuç verdiği görülüyor.

Ankara’da yüzde 1.2’yi aşan belediye meclisi oyu, büyükşehir belediyesi başkanlık seçiminde Mansur Yavaş’a gitti. Yavaş ile Özhaseki arasındaki 3 puanı aşan farkta, HDP oyları da belirleyici oldu.

İstanbul’da ise HDP’nin rolü daha belirleyici oldu. Belediye Meclisi seçiminde yüzde 4 civarında oy alan HDP, başkan adayı göstermedi. HDP seçmeni, seçime birkaç gün kala Demirtaş ve Yüksekdağ’dan gelen, “oy kullanın” çağrısının da etkisiyle CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu’na yöneldi. HDP’lilerin bu tavrı İstanbul’da sonucu belirleyen en önemli etkenlerden oldu.

HDP, belediye meclisi seçiminde 1.39 oy aldığı Antalya’da, yüzde 4’ün üzerinde oy aldığı Adana’da, yüzde 6,3 oy aldığı Mersin’de de büyükşehir başkanlığı için aday göstermedi. HDP’li seçmenler CHP adayına oy kullanarak sonuçta belirleyici oldu.

11 İLDEN 8’İNİ KAZANDI

Batıdaki bu seçim taktiği ve HDP seçmeninin oy tercihleri, HDP’nin ülke genelindeki oyunun yüzde 5’in altında gözükmesine yol açtı. Ancak belediye meclislerindeki oy oranları, Türkiye genelinde aday çıkartması durumunda HDP’nin geçen yılki oy oranlarına yaklaşabileceğini ortaya koyuyor.

Doğuda ise Diyarbakır, Hakkari, Batman, Mardin, Van, Siirt’te başkanlık “kayyum yönetiminden” geri alındı. Iğdır’ı yeniden kazanan HDP, Kars’ta da Ayhan Bilgen’le seçimi önde bitirdi. Böylece 8 kentte başkanlığı kazanmış oldu. Tunceli’de, TKP adayı Fatih Maçoğlu’na karşı seçimi kaybeden HDP, Şırnak, Ağrı ve Bitlis’i ise geri alamadı. 2014’te 11 olan belediye başkanlığı sayısı, 8’e düştü.

Bu sonuçlar, HDP Genel Merkezi’nde değerlendiriliyor. Özellikle Şırnak, Ağrı ve Bitlis sonuçları, partinin yanlış politikalar uygulamasına bağlanıyor. Şırnak’taki sonuç, burada yapılan hendek operasyonlarının etkisi nedeniyle ayrıca masaya yatırılıyor.

HARİTA DEĞİŞTİ

Uygulanan stratejiler, Eskişehir dışında batı kıyılarına sıkışan CHP’nin Ankara, Bolu, Kırşehir, Bilecik’i kazanmasıyla yeniden haritanın ortasında varlık göstermesini sağladı.

Artvin ve Ardahan’ı kazanan CHP, güneydeki Antalya, Mersin, Adana’yı da alarak kıyı hattı hakimiyetini yeniden pekiştirdi.

Demokrat Haber'e destek vermek ister misiniz? >>>

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER