Dicle Fırat Gazeteciler Derneği kuruldu

Derneğin kuruluşunu deklare eden eş başkanlar, daha sonra gazetecilere yönelik hak ihlalleri raporunu açıkladı

Dicle Fırat Gazeteciler Derneği kuruldu

Diyarbakır’da bir grup gazeteci Dicle Fırat Gazeteciler Derneği’ni kurdu.

Dernek binasında gazetecilerle bir araya gelen eşbaşkanlar Dicle Müftüoğlu ve Serdar Altan, dernekle ilgili olarak, “Basın ve medya alanındaki sorun ve sıkıntıların alabildiğine artış gösterdiği, örgütlü gazeteci yapılarının zayıflatılmak istendiği böylesi bir süreçte derneğimizin kuruluşunun bu mecraya bir soluk getireceği inancındayız. Türkiye’nin her tarafında örgütlenmeyi ve gazetecinin haklarını her platformda savunmayı önüne hedef olarak koyan derneğimiz, yürüteceği çalışmalarla da görülmeyeni gösteren, duyulmayanı duyuran bir çalışma perspektifi ile önemli faaliyetlere imza atacaktır” dedi.

Müftüoğlu ve Altan şunları söyledi:

‘GERÇEĞE SIRT ÇEVİRMİŞ İKTİDARLAR MEDYAYI SUSTURMAYA ÇALIŞMAKTA’

Dünyanın her yerinde gazeteciler, baskı cenderesinin altında çalışmak zorunda bırakılıyor. Gazetecilerin tutuklanmadığı, saldırıya uğramadığı, sansüre maruz kalmadığı ülkelerin sayısı azımsanmayacak düzeyde.

Demokratik açıdan en ileride olduğunu öne süren ülkelerde bile basın emekçilerinin hedefte olduğuna tanıklık ediyoruz.

Özellikle gerçeğe sırt çevirmiş iktidarlar, toplumları karanlığa gömmek için gazetecilere baskının her türlüsünü uygulamakta ve medyayı susturmaya çalışmaktadır.

Şüphesiz, bu saldırı ve baskıların temel amacı, basının halkın dili değil iktidarların dili olmasını sağlama hevesinden kaynaklıdır.

‘GAZETECİLERİ SAHADAN KOPARMAYA ÇALIŞIYORLAR’

Türkiye’ye geldiğimizde ise, ne yazık ki gazetecilere yönelik baskılar katmerleşerek farklı bir boyut kazanıyor, baskılar alabildiğine artıyor. Gözaltı ve tutuklamalardan tutalım, tehdit ve saldırılara kadar her şey gazetecilere mubah görülüyor.

Baskının dozajı o kadar artırılmış durumda ki, gazetecilerin sahada çalışması neredeyse imkansız hale getirilmiş durumda. Eline mikrofon, kamera ya da fotoğraf makinesi alıp haber peşine düşen gazetecilerin önüne bin bir zorluk çıkarılıyor.

Gazetecileri sahadan koparmak için her türlü yol deneniyor. İktidarın belirlediği çizginin dışına çıkan hiçbir gazeteci rahat çalışma imkanı bulamıyor.

İktidar medyasına dahil olmayan gazeteciler, sahaya çıktığında ya haber takip etmeleri engelleniyor, ya da gözaltı tehdidine maruz kalıyor.

Gazeteciler bazen dışarıda çekime başlamadan bile müdahaleye maruz kalabiliyor. Bu durum gazetecilere nasıl yaklaşıldığının en büyük örneklerinden biri olarak önümüzde duruyor.

‘TÜRKİYE, GAZETECİLER İÇİN BİR CEZAEVİ’

Basın özgürlüğünü yaralayan örneklerden biri de tutuklu meslektaşlarımızın durumudur. Yüzü aşkın basın emekçisi şu an özgürlüklerinden yoksun bırakılmış durumdadır. Gazetecilerin tutuklanma sebebi tamamen mesleki faaliyetlerinden kaynaklıdır.

Yaptığı haberleri sosyal medya hesaplarından paylaştığı için bile cezaevine gönderilen meslektaşlarımız var. Hazırlanan iddianamelerde bile suçlamalar tamamen gazetecilik faaliyetlerinden oluşurken, iktidar gazetecileri illegalize etme çabası içerisindedir. En son geçtiğimiz ay tutuklanan meslektaşımız Aziz Oruç örneğinde de görüldüğü gibi, gazeteciler kolaylıkla ‘terörist’ ilan edilmektedir. Tüm tutuklu gazeteciler bir an önce serbest bırakılmalıdır.

İktidarın yaklaşımı, baskılar ve basın özgürlüğü açısından yaşananlar bizlere gösteriyor ki Türkiye, gazeteciler için bir cezaevi konumundadır. Çünkü dışarıdaki gazeteciler de özgür bir ortamda mesleklerini icra etme imkanı bulamamaktadır.

İktidara yakın yayın organlarında çalışmadıkları için yüzlerce gazeteci basın kartları ellerinden alınarak tamamen işlevsiz hale getirilmeye çalışıldı. Son beş yıl içerisinde iptal edilen basın kartı sayısı 3 bin 804 olarak kayıtlara geçti. Sadece 2019 yılı içerisinde yüzlerce gazeteci işten atılarak, işsiz bırakıldı.

‘2019 HUKUKSUZLUKLA GEÇTİ’

Bunun yanında sansür ve yayın engelleri adeta olağan bir hale getirilmiş durumda. Yüzlerce internet sitesi yayınladıkları içerikler nedeniyle sansüre ve kapatmaya maruz kaldı. Dünyaca ünlü internet ansiklopedisi Wikipedia, Türkiye’de tam üç yıldır yasaklı. Binlerce sosyal medya hesabı, ilgili kuruluşlara uygulanan baskılar sonucu kapatılarak sansürleniyor.

Sosyal medya hesaplarından paylaşım yapan yüzlerce kişi soruşturma, dava ve cezalandırmalara maruz kalıyor. 2019 yılı da gazeteciler açısından açıklamamızın başından bu yana bahsettiğimiz hukuksuzluklarla geçti. Koca bir yıl boyunca tek bir gün bile baskı olmadan geçmedi. Gözaltı ve tutuklamalar 2019 yılı boyunca eksik olmadı.

Saldırı, tehdit, engelleme ve sansürler de yıl boyu devam etti. Birazdan açıklayacağımız yıllık raporumuz, basına yönelik baskının ve gazetecilere yönelik hak ihlallerinin ne denli büyük olduğunu bir kez daha gözler enine sermektedir. Raporumuzda yer alan veriler şu an Türkiye’de basın özgürlüğünden bahsetmenin mümkün olmadığını bir kez daha göstermektedir.

‘GAZETECİLERE YÖNELİK HAK İHLALLERİ’

Derneğin kuruluşunu deklare eden eş başkanlar, daha sonra gazetecilere yönelik hak ihlalleri raporunu açıkladılar:

*Gözaltına alınan gazeteciler: 75

*Evine baskın yapılan gazeteciler: 17

*Tutuklanan gazeteciler: 24

*Saldırıya uğrayan gazeteciler: 14

*Haber takibi engellenenler: 44

*Hakkında soruşturma açılan gazeteciler: 33

*Hakkında dava açılan gazeteciler: 30

*Yargılanan/yargılaması devam eden gazeteciler: 477

*Cezalandırılan gazeteciler: 72

*Sınır dışı edilen gazeteciler: 2

*Tutuklu gazeteci sayısı: 130

Güncelleme Tarihi: 06 Ocak 2020, 13:04

Demokrat Haber’e Patreon'dan bağış yapabilirsiniz > > > > >

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER