Çoklu baro görüşmelerinde 'derin devlet' tartışması

Maddeler üzerinde görüşmeler devam ederken, AKP, CHP ve HDP arasında 'derin devlet' tartışması yaşandı

Çoklu baro görüşmelerinde 'derin devlet' tartışması

Baroların yapısını değiştirmeyi hedefleyen çoklu baro görüşmeleri, Meclis Genel Kurulu'nda  ikinci gününde devam ediyor.

Barolar teklifi Kuğulu Park’ta protesto ederken, Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, teklifin görüşmelerini Genel Kurul’da izledi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, teklifin Genel Kurul görüşmelerini HDP sıralarından takip etti.

Muhalefetin teklife dair itirazlarını getirdiği Genel Kurul'da, CHP Muğla Milletvekili Burak Erbay, kürsüye üzerinde, 'Baroma Dokunma' döviziyle çıktı.

Maddeler üzerinde görüşmeler devam ederken, AKP, CHP ve HDP arasında 'derin devlet' tartışması yaşandı.

TANRIKULU: GELDİĞİNİZ NOKTA DARBECİLERLE AYNI

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, kürsüde yaptığı konuşmasında, baroların insan hakları ihlalleri ve adaletsizliğe karşı hukuk devleti ilkelerini savunduğunu dile getirdi.

Tanrıkulu, iktidarın insan hak ihlalleri bakımından sicilinin ağır olduğunu söyleyerek, "Bu nedenle de bütün barolar sizin yarattığınız bu uygulamaya karşılar, insan hakları ihlallerine karşılar ve bunları gündeme getiriyorlar. Bugün siz ne yapıyorsunuz? Aynı darbe uygulaması, aynı darbe ve darbecilerin uygulaması. Ne yapıyorsunuz? Van'da bir çocuğun kafası klozete sokuluyor, işkence ve Van Barosu bununla ilgili tutanak tutuyor, rapor yazıyor ve sizin Hükümetiniz Van Barosuyla ilgili olarak soruşturma açıyor. Bunun ne farkı var 12 Eylül faşist darbecilerinin uygulamasından? Başka bir örnek: Ankara Barosu. Ankara Barosuna neden karşısınız? Dışişleri Bakanlığı mensuplarına işkenceyi belgelediği için, zorla kayıplar vakasında tutum aldığı için ve rapor yayınladığı için ve insan hakları ihlallerine karşı çıktığı için. Şimdi onunla ilgili olarak da suç duyurusunda bulunuyorsunuz. Bakın, geldiğiniz nokta darbecilerle aynı noktadır, aynı noktadır. Aynı derin devletin, aynı derin devlet iktidarının Hükümeti noktasına geldiniz. Aynı derin devlet uygulamasını yapıyorsunuz" dedi.

 AKP’Lİ ZENGİN: DERİN DEVLETİ KABUL ETMİYORUZ

Tanrıkulu'nun konuşması sırasında AKP sıralarından sesler yükseldi. AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin, 'derin devlet' ithamlarını reddettiklerini ifade ederek, "Bizim bütün mücadelemiz, bakın, hayatımızın mücadelesi, siyasetimizin mücadelesi sizin o ‘derin devlet’ dediğiniz şeye karşı olmuştur. Biz onları peyderpey, peyderpey, peyderpey yok ederek bugünlere geldik. Eğer Türkiye'de bir derin devlet olsaydı 15 Temmuz başarılı olurdu. Ve bu süreçte de ben bakıyorum, tam tersine, ürettiğiniz siyasetle derin devletin yanında durmayı tercih eden sizlersiniz" karşılığı verdi.

TANRIKULU: DERİN DEVLETİN İKTİDARI OLDUNUZ

Zengin'in konuşması sonrası, Tanrıkulu, "Derin devletin iktidarı oldunuz" diyerek, barolara müdahalenin derin devlet operasyonu olduğunu dile getirdi.

'TÜRKİYE’DE DERİN DEVLET OLMAMIŞTIR'

AKP’li Zengin, Türkiye’de hiçbir zaman derin devletin olmadığını iddia ederek, "Baro, baro, baro… Ya, baro demek benim için ne biliyor musunuz? Çile, çile, çile… Ben baroda staj yapmak için altı yıl uğraştım, altı yıl" dedi.

BEŞTAŞ: DERİN DEVLETİN ZULMÜNÜ AFFEDEN BU İKTİDARDIR

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş da, avukatların Kuğulu Park’ta kuşatma altında olduğunu söyleyerek, baroların teklifin komisyon görüşmelerine alınmamasına tepki gösterdi. Beştaş, devamla şöyle konuştu:

"İktidar partisi grubu burada, öneri sahibidirler, getirmişler buraya Feyzioğlu'nu. TBB Başkanı  gelip oturtacaksın süs olsun diye, sonra baro başkanlarını Ankara'da dövdüreceksin; bunu kabul etmiyoruz. Kanunlar intikam amacıyla yapılamaz. Siz Türkiye'de hukukun, yargılamanın dibine dinamit koyacak bir teklifi ‘çile çektiniz’ diye 82 milyona bu çileyi, bu bölmeyi, bu parçalamayı, yönetmeyi dayatamazsınız. Dün başörtüsü yasağına karşıydım, bugün de başörtüsünün zulüm aracı olarak kullanılmasına karşıyım. Bunun bir muktedirlik, bunun bir mağduriyet olarak artık kullanılmasını kabul etmiyoruz. Bugün, isteyen istediği kıyafeti giyebiliyor. Başörtüsünün arkasına saklanarak zulmü meşrulaştıramazlar. Evet derin devletten çok çektik. Faili meçhuller, asit kuyuları, işkenceler. Ama onların zulmünü affeden, iktidardır; onlara beraat kararı verdiren, bu iktidardır. Roboski'nin hesabını sormayan, bu iktidardır."

Demokrat Haber’e Patreon'dan bağış yapabilirsiniz > > > > >

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER