Barış Atay: Süleyman Soylu bir bakan değildir, AKP rejiminin yerleştirdiği mafyatik sisteminin çete lideridir

Atay, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu

Barış Atay: Süleyman Soylu bir bakan değildir, AKP rejiminin yerleştirdiği mafyatik sisteminin çete lideridir

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile yaşanan polemikle gündeme gelen ve Kadıköy’de darp edilen Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Barış Atay, yaşananlara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Atay, "Süleyman Soylu bir bakan değildir, AKP rejiminin yerleştirdiği mafyatik sisteminin çete lideridir" açıklamasında bulundu.

‘DEVRİMCİ İÇİN YAPABİLECEKLERİ TEK ŞEY KARANLIK BİR SOKAKTA ARKADAN BEŞ KİŞİYLE SALDIRMAK OLABİLİR’

Kadıköy Yoğurtçu Parkı'nda açıklamalarda bulunan Atay, "Bildiğimiz bir şeyin bir kez daha altını çiziyor. Biz güçlüyüz. Bu tür saldırılar konusunda asla geri adım atmayacağımızı tekrar tekrar söylememize de gerek olmadığını gösteriyor bir yandan.  İktidar ya da iktidara yakın gruplar şu halimizden utanacağımızı falan zannediyorlar ama bu bizim için aynı zamanda gurur verici bir şey. Bu ülkede yaşayan herhangi bir devrimci için yapabilecekleri tek şey karanlık bir sokakta arkadan beş kişiyle saldırmak olabilir. Gördüğünüz gibi sağlam çıkıyoruz" dedi.

"SOYLU KULLANIŞLI BİR APARAT"

Kendisine destek için Yoğurtçu Parkı'na gelenlere teşekkür eden Atay, "Süleyman Soylu bir bakan değildir. Süleyman Soylu 18 yılda AKP rejiminin burada yerleştirdiği mafyatik sistemin bir çete lideridir. Kullanışlı bir aparattır. Kürtlere, sosyalistlere, Alevilere, bu ülkede soldan bakan, demokratça düşünen herkesi tasfiye etmek için elindeki gücü kullanmaya ve bunu zulmü çevirmeye çalışan kullanışlı bir aparattır sadece. Bu yarattıkları sistemin tezahürü, sonucu olarak tecavüz toplumunda yaşamaya başladığımız gün gibi aşikardır. Son haftalarda özellikle dikkat çekmek istediğimiz şey budur" diye konuştu.

"BİZ İPEK ERLERİN TARAFIYIZ, SÜLEYMAN SOYLU İSE MUSA ORHANLARIN TARAFI"

T24’ün haberine göre Atay, "Üzerlerindeki üniformalarına, arkalarındaki patronlarına ya da üstlerindeki bakanlara güvenerek, kendilerine hiçbir şeyin olmayacağı garantisiyle bu ülkenin kadınlarına neler yapabileceklerini gördüğümüz insanlara karşı kamuoyunu bilinçlendirmek, hesabını sormanın sonucu budur. Ama bu bizi asla yıldırmaz, geri adım attırmaz.  Bugün taraflar çok net. Biz İpek Erlerin tarafıyız, Süleyman Soylu ise Musa Orhanların tarafı. Bence bu hayatta yaşadığımız ve nefes aldığımız her saniye bizim kendimizle gurur duymamız için çok yeterli bir sebep.  Biliyorum ki Süleyman Soylu, Süleyman Soylular gidecek biz bu rejimi de bu iktidarı da bu yaşadığımız karanlık günleri de geride bırakacağız.  Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Ahmet Türk’ün, benim saldırıya uğramamı bunların hepsini bir gün anı olarak anlatacağız.  Rahatsız etmeye devam edeceğiz. Nerede kalmıştık diyerek devam edeceğiz" ifadesini kullandı.

TİP Genel Başkanı, Erkan Baş, konuşmasında 1 Eylül Dünya Barış Günü'nü “Ülkemizi savaşa sokmaya çalışan iktidara karşı barış türküleri söylemeye devam edeceğiz. Çok uzun olmayan bir gelecektir Dünya Barış Günü’nü kardeş bir şekilde yaşayacağımız dünyada olacağız." sözleriyle kutladı.

"BİZ BU TARZ SALDIRILARLA İLK DEFA KARŞILAŞMIYORUZ"

Baş, "Halkımıza, dostlarımıza teşekkür ederiz. Bu ülke halkları teslim olmuyor, zorlarına gider bu. Biz bu tarz saldırılarla ilk defa karşılaşmıyoruz. Ey Süleyman Soylu senin ağababan Mehmet Ağarları tanıyoruz. Kararlılığımızı büyütüyorlar. Canlarını acıtıyoruz. Canlarını acıtacağız. Onların bildiği ‘siyasetçiler’den değiliz biz devrimciyiz. Biz halkımızın bize verdiği görevin farkındayız. Ankara’daki koltuklarda oturmak için değil Süleyman Soylu’dan hesap soralım diye gönderdi bizi halk. Halkın bize verdiği görevden adım  Süleyman Soylu bugün bizden daha fazla korksun. Biz siyaseti onlar gibi yapmıyoruz. Elinizde geleni yapın, biz daha fazla bileniyoruz. Bu iktidarı yıkmak konusunda eminiz. Biz sizi iktidar koltuğundan indireceğiz. Kaybettiklerinin, yok olmaya sürüklendiklerinin farkındalar, bizi susturmaya çalışıyorlar" ifadesini kullandı.

NE OLMUŞTU?

Saat 01.30 sularında Kadıköy'de, beş kişilik bir grup, arkadaşıyla birlikte gittiği bir mekândan çıkan Barış Atay'a 'vatan haini' diyerek saldırdı. Grubun yere düşürdükten sonra tekmelemeye başladığı Atay, Haydarpaşa Numune Hastanesi'ne götürüldü. Atay'ın travma ve kaburgalarında kırık şüphesiyle tedavi altına alındı.

Hastanede ifadesi alınan Atay, saldırganlar hakkında şikayetçi oldu, ifadesinde ise "Bu olayın faili kendisine yönelik eleştiriyi alıntılayıp beni hedef gösteren Süleyman Soylu'dur" dedi. ASaldırıdan önceki saatlerde TİP Hatay Milletvekili Barış Atay, Siirt’te intihar girişiminde bulunduktan sonra kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden 18 yaşındaki İpek Er’e "nitelikli cinsel saldırı’ suçlaması ile tutuklanan ve sonrasında tahliye edilen Musa Orhan'a ait olduğu iddia edilen telefon mesajları ile ilgili bir paylaşımda bulundu.  Atay, paylaşıma İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'yu etiketleyerek, "Sen bir seri tecavüzcüyü korudun, kolladın. Hayatın boyunca her fırsatta yüzüne vurulması, asla unutmaman için uğraşacağız" diye yazdı.

Soylu ise, Atay'ın söz konusu paylaşımını alıntılayarak, "Tecavüzcü PKK yöneticilerinin talimatıyla HDP'den milletvekili olan PKK ve DHKP-C artığı; benden 'tecavüzcü kollayıcı' olmaz da senden tam tecavüzcü olur... Tuma’nın kollayıcısı, dikkat yakalanma..." diye yanıt verdi.

Paylaşılan mesajda 1 Eylül’ün insanlığın mücadeleyle sağladığı onurlu barışın sembolü olduğu ifade edildi.

Dünya genelinde yürütülen savaşlara dikkat çekilen açıklamada, Türkiye ve Kürdistan halkları ile AKP-MHP bloğu şahsında cisimleşen iktidar gerçekliği arasındaki yapısal çelişki ile genel gidişattın ayrı ele alınmayacağına işaret edildi.

‘AKP İÇİN ŞİDDET KUTSALDIR’

Hitlerin faşizminin hatırlatıldığı açıklamada, “Avrupa’nın nerdeyse tamamını ele geçirmiş, Sovyetler Birliği’nin de önemli bir kısmını işgali altında tutarken yenilgiden o kadar uzak durmasına rağmen 2 sene gibi kısa bir süre zarfında sığınaklarda yok olmaktan kurtulamadılar. Bugün minberlerde yapılan kılıçlı ritüeller, gözaltına alınan yurttaşlara yapılan işkence görüntülerinin bizzat kolluk güçleri tarafından sosyal medyaya servis edilmesi, kadına ve özellikle de Kürt kadınına yönelik tecavüz ve cinayet pratiğinin ödüllendirilir halde oluşu, ve daha da arttırılabilecek bir çok örnek şiddetin AKP-MHP bloğu için tek kutsal olduğunu göstermektedir” ifadelerine yer verildi.

‘AKP ERİYOR’

İktidarın şiddeti aleni bir tapınç gerekçesine dönüştürmeye çalıştığını belirten HDK mesajında “Minberde Kılıç’ ritüelinin bunun en açık ifadesi olduğunu vurgulandı.

Devamında ise "Şiddet ve topluma karşı savaş gerçeği bu iktidarın yegane varlık koşuludur. Bu gerçeğin bu kadar açık bir şekilde teşhir edilmiş olması, açıktır ki güçten ziyade güçsüzlüğün, otorite kuramama halinin göstergesi olmaktadır. Nitekim 5 yıllık kapsamlı savaş konseptine karşı direnenler direnişlerinden hiç bir koşul altında taviz vermezken, AKP-MHP ittifakına dönük toplumsal desteğin günden güne erimesi de bir pasif tepki olarak anlam bulmaktadır” denildi.

‘TECRİT ÖZGÜRLÜKLERİ DARALTTI’

Kürt sorunu ve bağlantılı birçok sorunun çözümü önündeki en büyük engel olarak Türkiye ve Kürdistan toplumunun önünde duran ‘İmralı Tecridi’nin de bu anlayıştan bağımsız olmadığına vurgu yapılan açıklamada, “AKP-MHP iktidar bloğunun Kürt sorununun çözüme kavuşması, barışın, huzurun, adaletin tesis edilmesi gibi bir gündemleri yoktur, olamaz. İmralı’da Sayın Abdullah Öcalan şahsında bir bütün Türkiye ve Kürdistan halklarının tecride alındığı, özgürlük alanının olabildiğine daraltıldığı açıktır” diye belirtildi.

‘BARIŞ İLE YENİ YAŞAM’

Gelinen aşamada, bu sistemin kabul edilemez ve yaşanılamaz olduğunun altı çizilen mesajda, “Burjuvazinin illüzyon oluşturmaya dönük kof hümanizmi ve mücadelesizlik zemininde, pasifist bir içerikle sunmaya kalkıştığı ‘barış’a karşı, yeni yaşamı yaratma iddiası ve iradesine sahip olan, bunun için de gözünü budaktan sakınmadan mücadele bilincini yükselten kadının, gençliğin, emekçinin yarattığı barışla geleceğin kurulacağını vurguluyor; devrimci, demokrat, yurtsever tüm özgürlük ve onurlu barış savunucularının mücadelesini sahiplenip, büyütmeyi asalet yüklü bir barışın gereği olarak görüyoruz” denildi.

Demokrat Haber’e Patreon'dan bağış yapabilirsiniz > > > > >

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER