Bahçeli-Akşener gerilimi: Kontrollü gerginlik mi?

MHP-İYİ Parti geriliminin tırmanmasına ilişkin bir başka yorum ise yerel seçimler yaklaşırken iki partinin "tabanlarını konsolide etme" hesabı

Bahçeli-Akşener gerilimi: Kontrollü gerginlik mi?

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in İstanbul Beylerbeyi'ndeki evinin önüne gelen bazı ülkücü grupların MHP lideri Devlet Bahçeli lehine slogan atması ve sonrasında karşılıklı sert eleştiriler, iki isim arasında MHP'de başlayan hesaplaşmanın bitmediğini ortaya koydu.

Gerilim, Mart ayında yapılacak yerel seçim yaklaştıkça artacağa benziyor.

Tırmanan gerginliğin fitilini, Akşener'in salı günkü grup toplantısında MHP'nin TBMM'ye sunduğu af yasa teklifi ile ilgili yaptığı sert eleştiriler ateşledi.

Akşener'in, Bahçeli'nin "Tekeden süt çıkmaz" sözünü anımsatarak yaptığı " Evet, tekeden süt çıkmaz.. Ama bilinsin ki, Saray yancısından da milliyetçi olmaz. Milliyetçiden de Saray paspası olmaz, olamaz. Ne yana çeksen o yana uzayan lastik adamlardan milliyetçi olmaz, olamaz" sözlerine önce MHP yöneticileri, ardından da Bahçeli, sosyal medya hesabından yaptığı aynı sertlikteki açıklamayla yanıt verdi.

MHP liderinin sosyal medya hesabından yaptığı "Bu hanımefendiye son ihtarım, bölmek ve yok etmek istediğin MHP'ye karşı sinir ve sınırları ihlal eden vandal tutumuna devam edersen sonuçlarına katlanmak zorunda kalırsın. Demedi deme, büyük lafı dinle!" sözlerinin ardından ülkücü tabanın "gereğini yapmak için" harekete geçtiği değerlendirmesi yapılıyor.

KONTROLLÜ GERGİNLİK Mİ?

İki lider arasında sosyal medya hesapları üzerinden yürüyen tartışmanın somut olarak MHP'liler tarafından "eylemli" hale getirilmesi ise gerginliğin artık polemikle sınırlı kalmayacağını da ortaya koydu.

Şimdiye kadar tabanını hep "sakin" ve sokaktan uzak tutmaya özen gösteren Bahçeli'nin, "son ihtar"ın ardından partililerin Akşener'in evinin önünde toplanmasına dönük engelleme yapmaması dikkat çekici bulunuyor.

Siyasi yorumcular, her ne kadar MHP'lilerin ilk kez "eylemli" bir tepki ortaya koysalar da herhangi bir saldırı olmaması ve sadece slogan atılmasını "kontrollü gerginlik" olarak tanımlıyor.

Bu eylemin Akşener'e yönelik "Ayağını denk al" uyarısı olduğu yorumu yapılırken, bu gerilimin yönünü de Bahçeli'nin tutumunun belirleyeceği yorumları yapılıyor.

İYİ PARTİ: HERHALDE EN ÇOK PKK'YI SEVİNDİRMİŞTİR

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Aytun Çıray, özellikle 1980 darbesi öncesinde siyasi parti liderleri arasında yaşanan gerilimlerin tabana da yansıdığı ve ülkenin kan gölüne döndüğünü anımsatarak, herkesin bundan ders çıkarması gerektiğine vurgu yapıyor.

BBC Türkçe'den Ayşe Sayın’ın haberine göre Çıray, devleti yönetenlerin, yani iktidarın da bu konuda dikkatli olması gerektiğini belirterek, "Gerilim siyaseti ülkeye bir yarar getirmez. Herkes fikrini özgürce söyleyebilmeli ve kimse kimseyi hedef göstermemeli. Geçmiş yıllardan da biliyoruz ki tavandaki gerginlik tabana yansır. 8 şehitin olduğu bir günde birbirimizle kavga etmemiz herhalde en çok PKK'yı sevindirmiştir" dedi.

TABANLARI KONSOLİDE ETME HESABI MI?

Siyasi kulislerde iki parti arasında yaşanan gerilimin tırmanmasına ilişkin bir başka yorum ise yerel seçimler yaklaşırken iki partinin "tabanlarını konsolide etme" hesabı.

İYİ Parti tabanının büyük bölümünün MHP'den ayrılanlardan oluştuğuna dikkat çeken siyasi kaynaklar, iki partinin, tabanlarını iyice ayrıştırmak ve seçim sürecinde olası oy geçişkenliğini engellemek amacıyla üsluplarını sertleştirdiğine işaret ediyor.

24 Haziran genel seçimlerinde AKP ile "Cumhur İttifakı"nı kuran ve bu birlikteliği Mart 2019'da yapılacak yerel seçimlere de taşımak isteyen MHP'nin genel seçimlerde olduğu gibi AKP'yi kendisiyle ittifaka, İYİ Parti'yi de CHP, HDP ile aynı cepheye itme hesabı yaptığı değerlendirmesi yapılıyor.

MHP: ÜLKÜCÜ HAREKET KADİFE ELDİVEN İÇİNDEKİ DEMİR YUMRUK

Akşener'in evinin önüne kadar gelen MHP'lilerin Bahçeli lehine slogan atmasının ardından İYİ Parti Başkanlık Divanı üyeleri İstanbul'a giderek, Akşener'in evinin önünde açıklama yaparken, MHP kanadından da Akşener'i hedef alan sert açıklamaların arkası kesilmedi.

MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, yaptığı açıklamada "Kınalı Yapıncak" lakabıyla andığı Akşener'in evinin önünde ülkücülerin slogan atmasına hiç değinmedi. Akşener'i "FETÖ'cülükle" suçlaması ise dikkat çekti.

Büyükataman, Akşener'in, evinin önündeki MHP'lilerle tartışmasını içeren video eşliğinde "Demirden korksak trene binmezdik" paylaşımına göndermede bulundu:

"Demirden korksa trene binmeyeceğini ifade edene, bir kere yanlış trene bindiyse; koridordan ters tarafa yürümesinin hiçbir anlamı olmayacağını hatırlatmak isteriz. Son olarak ülkücü hareketin 'kadife eldiven içindeki demir yumruk' olduğunu kimse unutmamalıdır."

İYİ Parti Genel Sekreteri Cihan Paçacı da olayın ardından Başkanlık Divanı üyeleriyle birlikte Akşener'in evinin önünde yaptığı açıklamada, bu eylemin "ülkücü racona" sığmadığı mesajı vererek, "Bir kadının kapısına gece vakti adam yollamak, geçtik Türk töresini, affettirmeye pek hevesli olduğu mafyonun raconunda bile yoktur" sözleriyle tepki gösterdi.

Gelinen noktada iki parti arasındaki gerginliğin en azından polemik olarak süreceği ve seçimlere yaklaşıldığında daha da dozunun artacağı yorumu yapılıyor.

CHP'DEN GEÇMİŞ OLSUN MESAJI: MAFYA YÖNTEMİ

İYİ Parti Genel Başkanı Akşener'in evinin önünde bir grup MHP'linini eylem yapmasına en sert tepki gösteren parti ise CHP oldu.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, yaptığı açıklamayla Akşener'e partisi adına geçmiş olsun dileklerini iletirken, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin bir siyasi parti liderini tehdit edip, hedef göstermesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.

Altay şu görüşleri dile getirdi:

"MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Bu hanımefendiye son ihtarım..." şeklindeki açıklaması; Sayın Akşener'i, partinin radikal tabanına açıkça hedef göstermektir. Nitekim sonrasında yaşananlar da bunu doğrulamaktadır.

"Bir genel başkanın açıklaması ve örtülü yönlendirmesi üzerine; bir başka siyasi partinin genel başkanının evinin etrafında tehdit gösterileri yapılması, Türk siyaset tarihinde bir ilktir. Ve bir utançtır.

"Bahçeli'nin kontrolsüz ve saldırgan tutumu son zamanlarda kabul edilebilir sınırların çok üstünde, demokratik zemini tahrip edecek boyutlardadır. Yapılan iş siyaset değil, mafya yöntemlerinin de ilerisinde kaba ve aşağılıktır.

"Bahçeli'nin tutumu; Recep Tayyip Erdoğan'ın gerilimden beslenme politikasına özentisinin bayağı bir örneğidir."

Kaynak: BBC Türkçe

Güncelleme Tarihi: 06 Ekim 2018, 18:46

Demokrat Haber’e Patreon’dan Destek Olmak İsterseniz Tıklayın >>>>>

YORUM EKLE