'Ayaz ve Nupelda kardeşler özel birliklerin konuşlandığı alanda hayatını kaybetti'

Dersim Barosu Başkanı Kenan Çetin, bölgenin yasaklı ya da özel güvenlik bölgesi sınırları içinde olmadığını savundu

'Ayaz ve Nupelda kardeşler özel birliklerin konuşlandığı alanda hayatını kaybetti'

Dersim’de Ayaz ve Nupelda kardeşlerin ölümüne sebep olan patlamanın mayın ve EYP’den kaynaklanmadığı belirtilirken, yurttaşlar, bölgede daha önce sık sık konuşlanan özel birliklere dikkat çekti. 

Dersim’in Ovacık ilçesi Bilgeç köyü Çakılyayla mezrasında 15 Temmuz’da meydana gelen patlamada yaşamını yitiren Ayaz (8) ve Nupelda (4) Güloğlu kardeşlerin ölümüyle ilgili valilikten yapılan açıklamanın aksine patlamanın el yapımı patlayıcısıyla değil mühimmattan kaynaklandığı belirtiliyor. 
 
Daha çocukların cenazeleri hastaneye kaldırılmadan olayın “örgütün döşediği el yapımı patlayıcıdan kaynaklandığı” yönünde açıklama yapan Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in, aileye “Aş, ev vereceğiz. Çocuklar bizim şehidimizdir” diye açıklama yapması kentte tepki çekti. Üç yıldır hayvanlarını otlatmak üzere bahar ve yaz aylarında mezraya giderek çadır kuran Güloğlu ailesi, yaşanan olayla ilgili basına konuşmak istemiyor.
 
YENİ BİR PATLAYICI TÜRÜ İHTİMALİ YÜKSEK
 
Ailenin kaldığı çadırın 15 metre ilerisinde meydana gelen patlamadan kalan izler, kimi soruları akıllara getirdi. Toprakta açılma yaratmadığı için gömülü bir patlayıcı olmadığı net olarak görülürken, patlamanın el bombasından kaynaklı olmadığı belirtiliyor. Patlama yerindeki taş ve diğer çizimlerde herhangi bir tahribat oluşmaması dikkat çekiyor. Bunun yeni bir patlayıcı türü olduğu üzerinde durulurken, Kuşluca Karakolu’nun da mezraya 15 dakika mesafede olması da kuşkuları artırdı. 
 
BÖLGEDE GİZLİ BİRLİKLER KONUŞLANDIRILDI
 
Bölge halkı, patlamanın yaşandığı alanda MİT elemanlarının sıkça dolaştığını ve gizli birliklerin de bölgede konuşlandığını ileri sürüyor. Ayrıca patlamadan iki hafta önce yaylaya çıkan yurttaşların karakola çağırılarak, “Gece dışarı çıkmayacaksınız. Burayı boşaltacaksınız. Başınıza bir şey gelirse sorumlusu biz değiliz” şeklinde uyarıldıkları iddialar arasında. Bunun üzerine Bilgeç köyü muhtarı Tuncay Yetik’le yaylacılar, Ovacık Kaymakamı ve karakol komutanlarıyla görüşmeler yaptığı, bu görüşmelerin sonucunda ailelerin yaylada kalabileceğinin ifade edildi. 
 
İHD SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAK
 
Olay yerinde inceleme yapmak üzere bölgeye giden Dersim Barosu ve İnsan Hakları Derneği (İHD) yöneticilerinin de aralarında bulunduğu heyet, izlenimlerini önceki gün kent merkezinde düzenlenen basın açıklamasıyla aktardı. İHD Dersim Şubesi de, olay yerinde yaptıkları incelemeler sonucu hazırlayacakları raporla birlikte Dersim’de 10 bin üzerinde bulunan ve imha edilmeyen mayın ve patlayıcı maddeye ilişkin suç duyurusunda bulunmaya hazırlanıyor.  
 
‘DAHA ÖNCE BİRŞEY YOKTU’
 
Dersim Barosu Başkanı Kenan Çetin, bölgenin yasaklı ya da özel güvenlik bölgesi sınırları içinde olmadığına işaret ederek, “Konuştuğumuz köylüler, o yerden çok sık insan ve hayvan geçtiğini anlattılar. Tepelik bir yer olduğu için seyir alanı gibiymiş, patlamanın yaşandığı taşın üzerine oturup çevreyi seyrettiklerini anlattılar ve o olaydan önce o taşın etrafında herhangi bir şeyin olmadığını söylediler” dedi. 
 
EYP DEĞİL
 
Vücutta oluşan tahribattan yola çıkarak patlamanın cinsinin tahmin edilebileceğini söyleyen Kenan Çetin, bu olayda mayın ya da tuzaklı mayın olasılığının görünmediğini dile getirdi. Çetin, "Bizim gördüğümüz, toprağa gömülü bir mayın ya da patlayıcı değil, çünkü toprağa gömülü patlayıcıda genelde ayaklarda tahribat olur ama burada çocuğun kolu gitmiş. El bombası, havan topu gibi serbest (ortalığa saçılmış) patlayıcı olabilir, çocuklar buldukları bir cismi taşa vurmak suretiyle patlatmış olabilir" dedi. 

Kaynak: Mezopotamya Ajansı

Güncelleme Tarihi: 18 Temmuz 2019, 13:35

Demokrat Haber’e Destek Olun >>>

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER