Avukatlar, adil yargılanma hakkının sağlanması, hasta tutsakların serbest bırakılması ve hapishanelerdeki hak ihlallerinin sona erdirilmesi talebiyle hükümlü olarak tutulduğu Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Hapishanesinde ölüm orucunun 235'inci gününde olan Gökhan Yıldırım için çağrı yaptı.

Avukatlar, Tekirdağ Şehir Hastanesi Sağlık Kurulu tarafından Yıldırım hakkında verdiği “İnfazını geçiremez, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde yerine getirilmesi hayati tehlike arz eder. Ceza İnfaz Kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremez.

İnfazın 3(üç) ay süre ile ertelenmesi uygundur” raporunu hatırlatarak infazın bir an önce ertelenmesi gerektiğini belirtti.

Tekirdağ Şehir Hastanesi Sağlık Kurulu raporu sonrasında Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Hapishanesi, Yıldırım’ın Adli Tıp Kurumu’na sevk edilene kadar geçireceği süreyi hapishanede geçirmemesi için 10 Ağustos 2022 tarihinde "apar topar" Tekirdağ Şehir Hastanesi’ne sevk ettiğini hatırlatan avukatların yaptığı açıklama şöyle:

‘REFEKATÇİ KABUL EDİLMEDİ’

Gökhan Yıldırım hastaneye sevk edildiğinde ilk olarak mahkûm koğuşuna alınmıştır. Bu koğuş güneş görmeyen, çelik levha ile örtülmüş bir penceresi olan, bir yataktan ve demir bir dolaptan başka eşya bulunmayan bir hücreden ibarettir. Müvekkilimiz mahkûm koğuşunda bir gün tutulmuştur. Bu süre içinde müvekkilin ailesi tek başına işlerini göremeyecek olan Gökhan Yıldırım’ın refakatçisi olmak için başvurmuştur ancak bu talep kabul edilmemiştir.

Tekirdağ Şehir Hastanesi refakatçi ve aile görüşü taleplerimizi gerçekleştirmemek için Gökhan Yıldırım’ı 11.08.2022 tarihinde yoğun bakım ünitesine almıştır.

Yoğun bakım ünitesinde refakatçi bulundurulamayacağını, aile görüşünün sağlanmayacağını tarafımıza bildirmişlerdir. Gökhan Yıldırım, tek başına kalmasının hayati risk teşkil edeceğini söyleyen aynı hastanenin raporuna rağmen günlerdir tek başına tutulmaktadır.

‘GÖKHAN 39 KİLOYA DÜŞTÜ’

Hapishanede bile yanında refakatçisi olan Gökhan Yıldırım 10 Ağustos gününden beri tek başına refakatçisiz olarak tutulmaktadır. Kan dolaşımının sağlanması için masaj yapılmasına, içeceklerinin hazırlanmasına, kıyafetlerini giyip çıkarmasına yardımcı olacak, ihtiyaçlarını karşılanmasına yardım edecek bir refakatçiye ihtiyacı olan Gökhan Yıldırım, banyosu-tuvaleti dahi olmayan bir odada tutulmaktadır. 

Şehir Hastanesine götürüldüğü ilk günden bu yana duş alamamıştır.  Hastaneye götürüldüğü ilk 3 gün hiç tuz alamamıştır. Ölüm orucu sırasında alması gereken şeker-tuz-su gibi maddelerin temin edilmesi zaman almıştır.

Bu maddelerin bir gün bile aksatılması ölüm orucunun ilerleyen günlerinde olan Gökhan Yıldırım için hayatını etkileyecek düzeyde olumsuzluklar yaratmaktadır. Bu koşullarda tutulmasının risk teşkil ettiğini vurgulamamız bir an önce ATK sevkinin sağlanmasındaki ısrarlarımız üzerine Gökhan YILDIRIM 12 Ağustos Cuma günü akşam saatlerinde Adli Tıp Kurumu'na götürülmüştür. Adli Tıp Kurumu aynı gün tarihli raporunda Gökhan'ın 39 kg olduğunu, yürümekte zorlandığını, ellerinde yaralar olduğunu tespit etmiştir. Ancak Gökhan'ın "hastane şartlarında takip ve tedavisine devam edilmesi gerektiği, durumunun değişmesi durumunda son durumunu gösterir raporun gönderilmesi ile yeniden değerlendirilebileceği" şeklinde rapor hazırlamıştır. (Gökhan Yıldırım 16.08.2022 tarihindeki ölçüme göre 38 kilograma düşmüştür)

Demirtaş: Demokratik siyasette ısrar ve barış politikası, bizim için ilkeseldir, kimse geri adım atmamızı beklemesin Demirtaş: Demokratik siyasette ısrar ve barış politikası, bizim için ilkeseldir, kimse geri adım atmamızı beklemesin

“BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ ZAYIFLADI”

Adli Tıp Kurumu bir kere daha anti-bilimsel niteliğini, hekim heyeti olmaktan çok AKP'nin bir uzantısı olduğunu göstermiştir. Bu aşamada Gökhan’ın infazının ertelenmesine gerek olmadığını söylemiştir. ATM 8 aydır aç olan Gökhan'ın hangi aşamaya gelmesini istemektedir? Bu rapor üzerine Tekirdağ Cumhuriyet Savcılığı infaz erteleme talebimizi reddederek Gökhan'ın hastanede tutulmasına karar vermiştir. ATK raporunda belirtildiği üzere Gökhan Yıldırım Şehir Hastanesine götürüldüğü ilk günden itibaren “tedavi” adı altında yapılacak hiçbir işlemi kabul etmemektedir. Gökhan'ın yoğun bakım ünitesinde kalması sağlığı için risk teşkil etmektedir, aynı koridorda 4 Covid-19 hastasıyla birlikte tutulmaktadır. Bağışıklık sistemi zayıflamış, hastane enfeksiyonuna açık halde olan müvekkil bu koşullarda büyük bir risk altındadır.

“UYGULAMAYA DERHAL SON VERİN”

Hastanede tedavi istemediğini, taleplerinin kabul edilmesini istediğini, yoğun bakımdan çıkarılmak istediğini defalarca söyleyen Gökhan Yıldırım'ın hayatı yoğun bakımda tutularak riske atılmaktadır. Gökhan Yıldırım ne hapishanede ne hastanelerin mahkûm koğuşlarında ne de yoğun bakım ünitesinde tutulamaz. Derhal tahliye edilmelidir. Hastanede tutmak, Gökhan'ı yaşatmak isteği, Gökhan'ın sağlığını korumak isteği değildir. Gökhan'ı tek başına, uğultulu, havalandırması, banyosu-tuvaleti olmayan bir yoğun bakım odasında tutmak işkencedir. Adli Tıp Kurumu, Tekirdağ Şehir Hastanesi, Tekirdağ Savcılığı bu işkenceye derhal son vermelidir.