Türkiye'de ayrımcılık yaşadığını söyleyenlerin oranı yüzde 54,3 Türkiye'de ayrımcılık yaşadığını söyleyenlerin oranı yüzde 54,3

Ailesinin maruz kaldığı katliama dair 4 yıl 4 ay sonra hazırlanan iddianamenin eksik olduğunu belirten Ferit Şenyaşar, AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın sanık olarak yargılanması gerektiğini söyledi.

Urfa'nın Suruç ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Urfa Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın, Urfa Adliyesi önünde 9 Mart 2021 tarihinde “adalet” talebiyle başlattığı Adalet Nöbeti devam ediyor. Şenyaşar ailesinin maruz kaldığı katliama dair dava dosyaları, aynı gün olmasına rağmen “işyeri” ve “hastane” olarak ikiye ayrıldı. İşyeri ile ilgili yapılan yargılamalarda Fadıl Şenyaşar’a 37 yıl 9 ay, Enver Yıldız’a ise 18 yıl hapis cezası verildi. 2 Nisan 2021 tarihinde Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen karar istinaf aşamasında iken, 4 yıl 4 ay devam eden soruşturma sonucu “hastane” dosyası ile ilgili gizlilik kararı kaldırılarak iddianame hazırlandı. Hastane dosyasında Hacı Esvet Şenyaşar ve Adil Şenyaşar’ı öldürmekten, Ferit Şenyaşar ve Mehmet Şenyaşar’ı ise yaralamaktan 19 sanık hakkında hapis cezası talep edildi.

Annesi Emine Şenyaşar ile birlikte bütün engellemelere rağmen 589 gündür Urfa Adliyesi önünde Adalet Nöbeti tutan Ferit Şenyaşar, 4 yıl 4 ay aradan sonra hazırlanan iddianamedeki eksiklikleri ve adalet arayışlarına dair Mezopotamya Ajansı’ndan Emrullah Acar'a konuştu.

‘DAVA AÇILDIĞINI AA’DAN ÖĞRENDİK’
Dava dosyasıyla ilgili iddianamenin hazırlandığını avukatları yerine Anadolu Ajansı’ndan (AA) öğrendiklerini belirten Şenyaşar, 4 yıl 4 ay sonra hazırlanan iddianamenin kafalarında soru işaretleri oluşturduğunu ifade etti. Katliamın yaşandığı dönemde Urfa Cumhuriyet Başsavcısı'nın yaklaşık 80 tanıktan ifade aldığını aktaran Şenyaşar, "Aradan geçen 4 yıl 4 ayda baktığımızda, 76 tanık ifadesi var. Bütün deliller 4 yıl 4 ay önce toplanmış. Deliller 4 yıl 4 ay boyunca üstünlerin baskısı ile davaya dönüşmedi. Aradan geçen zamanda 10 dosya savcısı değişti, bu dosya savcıları 4 yıl 4 ay boyunca herhangi bir şey yapmamış. Katliam aynı gün olmasına rağmen işyeri ve hastane olarak ikiye ayrılmış. Davaları ikiye ayıran savcı, daha sonra terfi etmiş. Bu iki davanın birleşmesi gerek, ayrı ayrı görülmesi hukuksuzdur” diye konuştu.

'VEKİL HASTANEDE OLMASA KATLİAM OLMAZDI'
AKP’li İbrahim Halil Yıldız’ın dosyada sanık ya da tanık olarak yer almamasına tepki gösteren Şenyaşar, “AKP’li Yıldız işyerinde vardı, daha sonra hastanede de vardı. Annem AKP’li Yıldız’ı hastanede gördü. Saldırılara engel olmak isteyen kolluk güçleri, AKP’li Yıldız’ın siyasi gücünü kullanması ile engellendi. AKP’li Yıldız’ın ‘Bunlar terörist hepsini öldüreceğiz’ diye seslendiğini duyanlar var. Hastanede vekil olmasaydı, katliam olmayacaktı. Hastane katliamının baş sorumlusu vekil Yıldız’dır. İddianamede ‘olayın başından sonuna kadar vekilin yanındaydım’ diyen AKP’li Yıldız’ın danışmanı, yeğenleri için iki defa müebbet hapis isteniyor. Ancak iddianamede AKP’li Yıldız hakkında tek bir cümle yok. AKP’li Yıldız’ın iddianame dışında tutulması, siyasi dayatmaların devam ettiğini gösteriyor. Adil bir yargılama olsaydı, ortada bir insanlık suçu var ve bu suç işlenirken vekilinde orada olduğu tespit edilmiş. Eğer adil bir yargılama olacaksa, vekil hakkında bir fezlekenin Meclis’e gönderilmesi gerek. AKP’li Yıldız olayın faili ve yargılanmalı” ifadelerini kullandı.

‘GÖRÜNTÜLERİN ÇALINDIĞINA İNANMIYORUZ’
İddianamede hastane kamera serverlerinin çalındığı ile ilgili bilgilerin yer aldığına değinen Şenyaşar, “Hastane görüntüleri ‘çalınmıştır’ sözlerini kabul etmiyoruz, inanmıyoruz. Katliam meydana gelirken Urfa Valisi, dönemin Tarım Bakanı, kaymakam ve yüzlerce kolluk gücü vardı hastanede. Bu kadar kişinin olduğu hastanede profesyonellik isteyen bir işlem ile ve saatler süren bir zamanda yüzlerce kilo hardisklerin çalındığını söylemek inandırıcı değil. Bu doğruysa, hastanede bulunan bütün kolluk güçleri suçludur. Biz inanıyoruz ki bir gün bu kamera kayıtları ortaya çıkacak” dedi. 

İddianameyi dün avukatları ile birlikte aldıklarını dile getiren Şenyaşar, iddianamede birçok eksiğin olduğuna dikkat çekti. İddianame hazırlamanın bir hukuki adım olduğunu belirten Şenyaşar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sanık ifadelerine baktığımız zaman birbiri ile çelişen ifadeler vermiş. Vekilin danışmanı, vekil için dışarı çıkmadı derken; yeğeni, birlikte hastane bahçesinde olduklarını belirtmiş. Bu ifadeler çelişkili. Kimse bu katliamı yaptığını kabul etmiyor. Hastane dışında çekilen kamera kayıtları paylaşılsa, vekilin orada olup olmadığı anlaşılır.”

‘ADALET MÜCADELESİ DEVAM EDECEK’

Adalet Nöbeti'ne başlarken iki talep açıkladıklarını hatırlatan Şenyaşar, “Dava hukuksuz yere ikiye ayrıldı. Bu bütün hukukçuların ortak yorumu. İşyeri ile ilgili davada kardeşim Fadıl Şenyaşar’a 37 yıl 9 ay ceza verildi. Karar İstinaf aşamasında. Bu aralar bir karar verilmesini bekliyoruz. Çıkacak kararın iki dosyanın birleşmesine dönük olmasını umut ediyoruz” şeklinde konuştu. Urfa Adliyesi önünde 9 Mart 2021 tarihinde başlatılan Adalet Nöbeti'nin devam ettiğini belirten Şenyaşar, şunları söyledi: “Biz annem ile birlikte bir bu nöbete başlarken bir yemin ettik. ‘Taleplerimiz karşılanana kadar bu nöbeti sürdüreceğiz’ dedik. Mücadelemiz karşısında hukuki bazı adımlar atıldı. Hastane dosyasında adil bir yargılama ve kardeşimin (Fadıl Şenyaşar) serbest bırakılmasını istiyoruz. Kardeşim bir an önce serbest bırakılmalı. Hastane davası açıldı. Dava daha mahkemede değerlendirme aşamasında. Nöbetimize devam edeceğiz. Kardeşim serbest bırakılana kadar mücadelemiz devam edecek. Mücadelemiz sonucunda bazı adımlar atılmaya başlandı. Buna karşı AKP’li İbrahim Halil Yıldız, sosyal medyada kardeşimin bir fotoğrafını paylaşarak, ailemizi hedef göstermeye başladı tekrar. Daha önce de bu fotoğrafı paylaşmış ve ailemize iftiralar atmıştı. Bu paylaşılan fotoğrafın fotomontaj olduğu ve herhangi bir suç teşkil etmediğine dair elimizde bir yargı kararı var.”