"N.K. beni her gün dövüyordu. Tekme tokatla yerden yere vuruyordu”

Gazeteci İsmail Saymaz, Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Erzurum Hacı Bahattin Evgi Yatılı Erkek Kuran Kursu'nda cinsel tacize uğrayan yaşı küçük yedi erkek çocuğunun ifadelerinde her gün şiddet gördüklerini anlattığını aktardı.

Saymaz’ın Halk TV’de kaleme aldığı bugünkü yazısında çocuklardan bazılarının ifadeleri şöyle:

Gözden kaçırmayın

CHP Maltepe mitingi: Protokol yok, tüm partililer alanda vatandaşla birlikte olacak CHP Maltepe mitingi: Protokol yok, tüm partililer alanda vatandaşla birlikte olacak

"Müdür N.K. dersi yarım yapıp vaktinden önce giderek, bizi belletmen H.A.'ya teslim ediyordu. H.A. ders öğretmiyor, çay içip dolaşıyordu. N.K., beni ve arkadaşlarımı terlik ve sopayla acımasızca dövüyordu. Kolumda ve sırtımda morarmalar oldu. Tırnakları uzundu. Kulaklarımızı çektiğinde kulaklarımız çiziliyordu. Sırtıma yumruk atıyordu. Bu neredeyse her gün oluyordu. Hem Kuranla dövüyor hem Kuran'ı yere atıyordu. Kuran'ın sayfalarını yırtıyordu. Bize 'Mal ve dangalak' diyordu."

"Her gün şiddet uyguladı. Sopa ve yüzükle vuruyordu. E. ve A.'yı nefesleri kesilecek şekilde duvara yapıştırdı. H.P. 'Yapmayın' dediğinde tokat attı. Ceza olsun diye aç bırakıyordu. Yatış saatimiz 22.30 olmasına rağmen bizi 2-3'e kadar ders çalıştırıyordu. Çalışmayana şiddet uyguluyordu. Kursun temizliğini bize yaptırıyordu. Yer süpürdük, paspas yaptık."

"Sopada 'Haydar' yazıyordu. Sopayla sırtıma vurdu. Canım çok yandı. Aileme 'Bir daha yapmayacağım' demesine rağmen dövmeye devam etti. Beni 20 kez dövmüştür. Terlikle defalarca vurdu. L. rahlede ders çalışırken, kafasına yumruk attı. Yerde tokatladı. B'yi herkesten çok dövüyordu. Kimsesi yok diye... Derslerini vermediğinde 'Seni babanın yanına göndereceğim' diye tehdit ediyordu. Ödevimi okuyamayınca Fatiha sayfasını yırtıp yere attı. Kuranı yüzüme fırlattı. Altı arkadaşımın Kuran'larını yırttı. Atatürk resminin çerçevesi ve sopasını kırıp bize vurdu."

"N.K. beni her gün dövüyordu. Tekme tokatla yerden yere vuruyordu.”

MÜFTÜYÜ KİM KORUYOR?

Saymaz, yazısının “Müftüyü kim koruyor?” başlıklı bölümünde, Erzurum Müftülüğü’nün altı idareciyi görevlerine iade ederken N.K. için aylıktan sekizde bir kesinti cezası vermekle yetindiğini hatırlatarak; “Yazım üzerine valilik yeniden soruşturma başlattı” dedi.

“Bu rezalet Erzurum Emniyet Müdürlüğü'nde ve Jandarma Komutanlığı'nda yaşansaydı amirleri kızağa çekilmişti. Fakat Müftü Şahin Yıldırım'a dokunulamıyor” diyen Saymaz, şunları kaydetti:

"ALİ ERBAŞ SUSUYOR, NASIL BİR İMANDIR Kİ ŞARKI SÖZÜNDEN İNCİNİYOR DA KURAN KURSU'NDAKİTECAVÜZDE LAL KESİLİYOR?”

“Kursta beş ay boyunca kaçak belletmen çalışıyor. Yedi çocuk istismar ediliyor. Müdür çocukları sopayla, terlikle, Kuran'la, Atatürk portresiyle dövüyor. Peki müftü efendi ne iş görüyor?
Duyduğum kadarıyla skandalın patladığı günlerde Erdoğan'ı 1001 Hatim törenine davet için Ankara'daydı. Bir müftünün görevi Cumhurbaşkanı'na görünmek değil, kendisine teslim edilen çocuklara sahip çıkmaktı. Gördük ki tecavüze mahal verenlere sahip çıktı. O koltukta bir gün bile oturmamalı. Öte yandan Sezen Aksu hakkında bildiri yayınlayan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş susuyor. Nasıl bir imandır ki şarkı sözünden inciniyor da Kuran Kursu'ndaki tecavüzde lal kesiliyor?”