Ekonomist Atilla Yeşilada, devlet tahvili alacaklara yüzde 4 dolar garantisi verileceği iddiası için, "Doğruysa bu iş bitti, bunun sonu yok. 1 hafta içinde görmezsek 2,5 ay içinde göreceğiz" dedi.

Gözden kaçırmayın

Fahiş kiralara karşı "formül": Bölgesel sınırlama ve kiralama amacıyla konut üretimi Fahiş kiralara karşı "formül": Bölgesel sınırlama ve kiralama amacıyla konut üretimi

Ekonomist Atilla Yeşilada, Bloomberg'da bir yetkilinin ağzından yayınlanan "Merkez Bankası, yabancıya sıfır faizle TL verip döviz elde etmeyi planlıyor. İddiaya göre swap kanalıyla yabancıya aldığı TL ile en az iki yıl vadeli tahvile yatırım şartının getirilmesi, dolara da yüzde 4 faiz verilmesi planlanıyor" haberini değerlendirdi.

İntegral Foreks'te Dr. Artunç Kocabalkan'a konuşan Atilla Yeşilada,

"Türkiye yeni bir para birimine geçti, ben buna 'Türk doları' diyorum. Şu anda sistem tamamen dolarize edildi. Para verip devlet tahvili alanlara yüzde 4 dolar garantisi verileceği doğruysa bu iş bitti ağabey, bunun sonu yok.

Suudi Arabistan muhtemelen 10-15 milyar swap 'kıyağı' atar ama bunlar TCMB'nin ateş gücünü artırmaz. Bloomberg'in iddiası doğruysa da 10-15 milyar dolar girer. Ama sonuçlar değişmeyecek çünkü çok basit bir mantık var. Turizmde de 40 milyar dolar geldi diyelim, siz bir yandan iç talebi pompalayıp bir andan da ticaret açığını kapamaya çalışırsanız bu olmaz. Resesyonu göze alamıyorsun, faiz artıramıyorsun, yaz aylarında kur kesin şekilde patlayacak.

Bu hesabı yapanların adını vermiyorum, yine dava açılabilir ama Merkez Bankası tüm girişlere rağmen 4-7 milyar arka kapıdan döviz satarak dövizi tuttu. Eğer bu iddia doğruysa ne yaparsan yap bu işin sonu gelecek. 1 hafta içinde olmaz ama 2,5 ay içinde bu iş ciddi şekilde patlayacak.

Pandemi döneminde konjonktürel ekonomi politikası da raydan çıktı. Dikkat edin, ekonomi tam bir yap-boz tahtası. Her gün yeni bir genelge ya da kararname ile ticaret ve finans dünyasının oyun kuralları yeniden yazılıyor. Bu kaosun üstüne dışsal şokları da eklersek, resesyon kaçınılmaz. Ama, ödemeler dengesi krizi yok. Onun yerine 1970'lerde yaşandığı gibi ‘kapalı kambiyo rejimine' döneceğiz. Yani tüm döviz işlemlerine kısıtlama ve denetleme gelecek" ifadelerini kullandı.