Fransa'da merkezin adayı Le Pen'in önüne geçti

Fransa'da iş dünyası tarafından taze kan olarak görülen Macron, dijital alandaki yeni girişimlere ve uzun mesafeli otobüs pazarına verdiği destekle biliniyor

Fransa'da merkezin adayı Le Pen'in önüne geçti

Fransa cumhurbaşkanlığı için yakın tarihin en heyecan verici yarışlarından biri yaşanıyor. Çok sayıda ismin katıldığı bu yarışta merkezin adayı olan Emmanuel Macron; gençliği, hırsı ve halk desteğiyle dikkat çekiyor.

Macron, Fransa'da Harris şirketi tarafından yapılan ve sonuçları bugün duyurulan son kamuoyu araştırmasında yüzde 26 oyla, aşırı sağcı aday Marine Le Pen'in bir puan önünde birinci sırada yer aldı.

Yine Harris'in araştırmasına göre Macron ikinci turda oyların yüzde 65'ini alarak Fransa Cumhurbaşkanı seçilecek. Fransa'da cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turu 23 Nisan'da, ikinci turu ise 7 Mayıs'ta yapılacak.

Kurduğu siyasi oluşum olan "Yürüyüş"ün (En Marche) adına yakışır bir şekilde Macron da sürekli "hareket halinde" bir siyasetçi olarak biliniyor. Ancak 39 yaşındaki siyasetçi, adaylığıyla hem hükümetinde görev yaptığı Sosyalist solu hem de muhafazâkar sağın tepkisini çekti.

Cumhuriyetçi kanattan aday olmak için yarışan ancak François Fillon'a kaybeden eski Başbakan Alain Juppe, Macron'un Sosyalist cumhurbaşkanı François Hollande'ı 'sırtından bıçakladığını' söylemişti.

Tüm bunların arkasında ise genç siyasetçinin güçlü bir aday olması nedeniyle hem sağ kanatta hem de siyasi kariyerinin başladığı sol kanatta yarattığı korku yatıyor.

Macron, cumhurbaşkanlığı adaylığını açıkladığı konuşmasında, "Amacım, yalnızca sol ile sağı değil, Fransız halkının tamamını birleştirmek" dedi. Eski bir yatırım bankacısı olan Emmanuel Macron, önce Hollande'ın ekonomi danışmanlığını, daha sonra da 2014 yılında ekonomi bakanlığı yaptı.

İlk etapta çok göze çarpmayan eski bakan, daha sonra dükkanların pazar günleri de açık kalmasını sağlayan ve ekonominin bazı sektörlerindeki düzenlemeleri kaldıran tartışmalı "Macron Yasası" ile dikkatleri üzerine çekti. Düzenlenen protesto eylemleri ve partinin daha sol kanadından gelen itirazlara rağmen, Başbakan Manuel Valls'in desteğiyle bu tasarı yasalaştı. Macron, BBC'nin HARDtalk programına konuk olduğunda, Sosyalist muhaliflerinin sayısının oldukça düşük olduğunu söyledi.

Ekonomik büyümeyi artırmayı hedefleyen bir dizi iş dünyası yanlısı politika önerilerinden dolayı Fransa'da iş dünyası tarafından taze kan olarak görülen Macron, dijital alandaki yeni girişimlere ve uzun mesafeli otobüs pazarına verdiği destekle biliniyor.

MACRON'UN YÜKSELİŞİ

Fransa'nın kuzeyindeki Amiens kentinde dünyaya gelen Macron, ülkenin en disiplinli ve en prestijli okulları arasında gösterilen Paris'teki Henri-IV'te eğitim gördü. Daha sonra yine ülkenin elit tabakasının gittiği ENA kolejinde eğitimine devam etti ve önce felsefe eğitimi aldı, sonra ise 2008 yılında Rothschild & Cie bankasında finans kariyerine adım attı.

Cumhurbaşkanı Hollande ile yolları ilk kez 2006 yılında kesişti. Her ne kadar Macron o dönem merkez sağa yakın durduğunu söylese de Sosyalistlerle kendini evinde hissettiğini belirtiyor. Macron, bugüne kadar hiç milletvekilliği yapmadı. Eskiden Fransızca öğretmenliğini yapan, kendinden 20 yaş büyük Brigitte Trogneux ile 2007 yılında yaptığı evlilik şaşkınlık yarattı.

Trogneux, Paris Match dergisine verdiği mülakatta, "Henüz 17 yaşındayken Emmanuel bana 'Ne yaparsan yap, bir gün seninle evleneceğim!' demişti" diye konuştu. Siyasi kariyerini yıllarda Hollande'ın kanatları altında sürdürdükten sonra En Marche (Yürüyüş) hareketini kurduğu Nisan 2016'dan sonra hükümetteki rolü de giderek tuhaf bir hal almaya başladı.

Yeni siyasi oluşumuyla ilgili yaptığı ilk mitingin ardından başbakana sadakatiyle ilgili soru işaretleri doğarken, Hollande da Macron'u görevden almakla tehdit etti. Hollande, "Kurallara uymazsan, burada işin yok" dedi.

İşçilerin Genel Konfederasyonu (CGT) sendikasının Haziran ayındaki protesto gösterisinde, bir sendika üyesine "Bir takım elbise satın almanın en iyi yolu çalışmaktır" diyen Macron'a "defolması" söylenmiş ve üzerine yumurta atılmıştı.

Ağustos ayına gelindiğinde ise, "mücadelesinde yeni bir adım atmak ve hükümetin bir parçası olmaya uygun olmayan... bir proje geliştirmek" istediğini söyleyerek, istifa etti.

Yürüyüş hareketinin şu anda 100 bini aşkın kayıtlı destekçisi bulunuyor ve Macron da zamanını başkanlık için kampanya yaparak geçiriyor. Seçim programında, Fransa'da şu anda 35 saat olan haftalık çalışma süresini daha genç kesimler için kaldırma planları da yer alıyor.

Le Nouvel Observateur'a yaptığı açıklamada, bu planını, "Gençken, 35 saat hiç birşeye yetmez. Daha fazla çalışmak ve işi öğrenmek istersiniz" sözleriyle savundu. 50'li yaşlardaki çalışanlara ise haftalık çalışma saatlerini azaltma seçeneğinin sunulmasını öneriyor.

Adaylığını açıkladığı konuşmasında, korunmaya ihtiyacı olanları korumayı bırakmış, felçli bir sistem istemediğini ilan etmişti. Ortaya attığı görüşler, Macron'u "kopyala-yapıştır Tony Blair" olarak nitelendiren Fransız solu tarafından ciddiye alınmıyor. Bununla birlikte, Macron kendisini solcu olarak tanımlıyor ancak bu solu "gerçeklerin farkında olan ve bu ülke için reform isteyen" bir siyasi yapı olarak tanımlıyor.

SEÇİM VAADLERİ

Emmanuel Macron, Mart ayı başında seçim programını açıkladı. Bu programda yer alan diğer vaatler arasında Kasım 2015'teki Paris saldırıları sonrası yürürlüğe sokulan olağanüstü uygulamasının "değerlendirilmesi" yer alıyor.

Macron'a göre, terörle mücadelede mevcut güvenlik önlemlerinin daha verimli hale getirilmesi önemli rol oynuyor.

Genç siyasetçi de Le Pen gibi 10 bin yeni polis memuru alımı yapılacağını söylüyor. Ayrıca, Avrupa Birliği'nin (AB) en güçlü destekçileri arasında yer alıyor. Bu nedenle, Fransa seçimleri ve Macron'un adaylığı İngiltere'nin üyelik ayrılma kararı ve Avrupa'da yükselen aşırı sağ nedeniyle zor dönemden geçen AB'nin geleceği içinde büyük önem taşıyor. (Kaynak: BBC Türkçe)

Güncelleme Tarihi: 09 Mart 2017, 17:03

Demokrat Haber'e destek vermek ister misiniz? >>>

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER