Dink ailesinin avukatı Hakan Bakırcıoğlu hakkında 12 yıl 6 ay hapis cezası bulunan İskender’in tutuklanmasını değerlendi

Gazeteci Hrant Dink suikastının firari sanıklarından olan Ahmet İskender’in Kırgızistan’da yakalanarak Türkiye’ye getirilmesini değerlendiren Dink ailesinin avukatı Hakan Bakırcıoğlu, söz konusu tutuklamanın dosyaya bir katkısının olmadığını belirterek, asıl yargılanması gerekenlerin bir kısmının yargılanmadığını dile getirdi.

Hakkında 12 yıl 6 ay hapis cezası bulunan İskender’in tutuklanmasını değerlendiren Bakırcıoğlu, “Yakalanması ve cezaevine konulması bu dava dosyasına katkı sunar gibi görünmüyor” dedi.

‘CİNAYETTE KULLANILAN SİLAHI O SAKLAMIŞ’

Birgün’den Filiz Gazi’nin haberine göre avukat Bakırcıoğlu, İskender’in ceza aldığı suçlara ilişkin şu hatırlatmayı yaptı:

"Cinayette kullanılan silah son birkaç gün onun kırtasiye dükkânında saklanıyor. Ogün Samast İstanbul’a geldiğinde telefonu yok, ankesörlü telefondan sabit hat olarak Ahmet İskender’in kırtasiye dükkânını arıyor. Soruşturmanın başında bu sebeplerle tutuklandı. Bir süre sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Yurt dışına kaçtı. Hakkında, öldürme suçuna yardımdan hüküm kuruldu. Verilen 12,5 yıl hapis cezası onandı. Suç örgütü üyeliğinden aldığı cezayla 14, 5 yıla ulaştı.”

86 sanıklı davada, devlet görevlilerine “görevi ihmal” veya “kötüye kullanmak” suçlamasının yöneltildiğini anımsatan Bakırcıoğlu, “Onlar hakkında zamanaşımı süreci işletildi bu da 12 yıldı. Biz sanıkların kasıtlı olarak cinayetin engellemediklerini söyledik. TCK 83. Maddeden yargılansalar zamanaşımı da işletilemezdi. İstanbul İl Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, İstanbul İl Emniyet İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler için böyle oldu” diye konuştu.

Gözden kaçırmayın

Erdoğan: Hayat pahalılığı ve çeşitli sıkıntılarla karşı karşıya kaldığımız bir gerçektir Erdoğan: Hayat pahalılığı ve çeşitli sıkıntılarla karşı karşıya kaldığımız bir gerçektir

‘DAVAYA BARİYERLER ÖRÜLDÜ’

Bölge Adliye Mahkemesi’nin bu kararı kaldırabileceğine değinen Bakırcıoğlu sözlerini şöyle tamamladı: “Suç tanımını farklı bir şekilde yaparak zamanaşımını geçersiz kılabilir. Dink dosyasının kapsamı daraltıldı, haklarında dava açılması gereken kişilerin bir kısmı hakkında dava açılmadı. Dava açılanlar hakkındaki suç tasnifi ise yanlış yapıldı. Böylece bariyerler örüldü.”