Koyun, “420 mayın döküldüğü belirtilmişti açıklamada, 2 tanesi bulundu. 418 tanesi nerede?” diye sordu

Rusya-Ukrayna savaşında 1 ayı geride bırakırken Karadeniz ülkeleri için Ukrayna tarafından bırakılan deniz mayınları büyük tehlike arz ediyor.

Gözden kaçırmayın

Gezi Direnişinin 9. yılında Silivri ve Bakırköy cezaevleri önünde açıklama Gezi Direnişinin 9. yılında Silivri ve Bakırköy cezaevleri önünde açıklama

Mayın riskinin Rusya Soçi Liman Müdürlüğünün 18 Mart’taki uyarısı ile ilk kez duyulmasının ardından Türk karasularunda 3 günde iki serseri mayın tespit edildi.

Rusya’ya göre Odessa, Oçakov, Çernomorsk ve Yujniy liman bölgelerinde 420 mayın denize bırakıldı. Alarm durumuna geçen Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, NAVTEX yayınlayarak, “Mayınlar tehlike yaratabilir, dikkatli olun” uyarısında bulundu.

Tüm bu gelişmelerin ardından denize bırakıldığı söylenen ve serseri mayın olabileceği belirtilen 420 mayından sadece iki tanesi bulunabildi.

Peki geriye kalan 418 mayına ne oldu? Bulunan iki mayın Türk karasularına girmeden önce Romanya ve Bulgaristan karasularında neden fark edilmedi? Yaşanan gelişmelerde Rusya mı yalan söylüyor Yoksa Ukrayna mı? Türkiye nasıl bir durumun içine çekilmek isteniyor? Riskler neler?

Tüm bu soruları yıllarca Türk Donanması'na mayın dökme ve mayın arama gemilerinde görev yapan Emekli Denizci Yarbay Ahmet Bedir Koyun, Yeniçağ’dan Baran Furkan Gül’ün sorularını yanıtladı.

“RUSYA'NIN ÇIKARMA YAPMASINI ENGELLEMEK İÇİN"

Bunların muhtemelen tele bağlanmadan atılmış serseri mayınlar olabileceğini vurgulayan Ahmet Bedir Koyun, bu durumun uluslararası sözleşmelere göre yasak olduğunu ve savaş suçu sayıldığını belirterek, mayınlarla ilgili "Rusya'nın Kırım'ın batısına Odessa civarına çıkarma harekatı yapmasını engellemek için Ukrayna tarafından dökülmüş mayınlar olarak düşünüyorum. Çıkarma yapacak olan Ruslarsa kendi gittiği rota üzerinde mayın dökmenin bir mantığı yok" ifadesini kullandı.

Ahmet Bedir Koyun, mayınlar, bölgedeki durum ve yaşanan gelişmelerle ilgili şu açıklamaları yaptı:

"Mayın 3 parçadan oluşur. Altta bir beton veya demir ağırlık var. Üstte uzun silindir şeklinde mayın var. Mayınla alttaki ağırlık arasında tel halat ya da zincir var.  Mayın ve alttaki ağırlık üzerindeki mapalara (sabit halkalar) takılır zincirler. Bu zincirlerin uzunluğu da mayını dökeceğiniz derinliğe göre belirlenir. Bu mayınların her bölgenin derinliği hesaplanarak bir plan dahilinde dökülmesi lazım.

“ESKİ MAYINLAR, KİM DÖKTÜYSE BULUNABİLİR”

(Rusya'da Soçi Liman Müdürlüğü 18 Mart'ta Ukrayna tarafından denize mayın döküldüğü açıklamasıyla ilgili) Bu kadar kısa sürede o mayınların Boğazlara inmesi ihtimal dahilinde değil. Odessa ile Boğazlar arası 360 mil. 10 gün geçmedi daha... 10 gün desek bile günde 36 mil mayın sürüklenmez. Daha önce dökülmüş olabilir. Tarih daha öncedir ona itiraz etmem. Bunlar muhtemelen tele bağlanmadan atılmış serseri mayınlardır. Ki bu uluslararası sözleşmelere göre yasaktır ve savaş suçudur. Bunları kimin denize bıraktığı zaten mayın üzerinde yapılan inceleme sonucu tespit edilebilir. Mayından, üzerindeki seri numarasından bulunabilir.

“ENİNDE SONUNDA HESAPLAŞMA OLUR”

Türkiye'nin, NATO'nun, ABD ve Rusya'nın ürettiği mayınlar bellidir. Bunları bulmak zor değildir. Bunları bulamayacak durumda değiliz. Bunlar bildiğim kadarıyla eski nesil mayınlar. Rusya ve Ukrayna'da bunların mutlaka kaydı vardır. Mayınları kimin bıraktığıyla ilgili eninde sonunda bir hesaplaşma olur.

“UKRAYNA TARAFINDAN DÖKÜLMÜŞ MAYINLAR”

Bu atılan mayınların nereye atıldığına dikkat ederseniz, (Odessa'nın bulunduğu bölgeyi yani Kerç Boğazı dediğimiz Doğu Kırım tarafını saymayın yeri saymayın Batı'yı sayın) bu bölgede nehirlerin denize döküldüğü yerler var. Kuzey'den gelen bütün nehirler oradan Karadeniz'e dökülüyor.

Dolayısıyla bu bölgede ciddi bir alüvyon oluşuyor. Oradaki su derinlikleri çok sığdır. Yani abartarak söylemiyorum 10-12 metreyi geçen sığ derinliği sahilde yoktur. Bizim İstanbul Boğazı ya da Marmara gibi değil. Bir de bunların dipleri muhtemelen bataklık ve yumuşak topraktır. Bunlar muhtemelen Rusya'nın Kırım'ın batısına Odessa civarına çıkarma harekatı yapmasını engellemek için Ukrayna tarafından dökülmüş mayınlar olarak düşünüyorum.  Yani çıkarma yapacak olan Ruslarsa kendi gittiği rota üzerinde mayın dökmenin bir mantığı yok.

“BALIKÇI TEKNESİYLE RAHATLIKLA DÖKEBİLİRSİNİZ”

İlk bulunan yani televizyonlarda görüntüsünü gördüğümüz mayın ufak bir mayın. Bu mayını bırakmak için büyük çıkarma gemileri ya da büyük mayın gemileri kullanmanıza gerek yok. Basketbol topunun iki katı büyüklüğünde olan mayınlar bunlar. Ufak balıkçı teknesiyle, mataforalarınız vardır, bunlarla atarsınız. Geceleyin rahatlıkla dökebilirsiniz, serseri mayınlar gibi...

418 MAYIN NEREDE: KORKU YARATMAK İÇİN YAPILMIŞ OLABİLİR

420 mayın döküldüğü belirtilmişti açıklamada, 2 tanesi bulundu. 418 tanesi nerede? Bu da hakikaten mayın olarak atılmış olabileceğini de gösterir. Dipte de olabilir. Bu iki tanesi de serseri mayın gibi telleri tam monte edilmeden, kilidi sıkılmadan öylesine atılmış olabilir. Korku yaratmak için, uluslararası kamuoyu oluşturmak için yapılmış da olabilir.

“NATO MAYIN TARAMA OPERASYONU YAPABİLİR”

NATO'nun bulunduğu bölgede en iyi mayın tarama ve imhasını yapan ülkeler Belçika, Hollanda, İtalya ve Türkiye'dir. Yıllardır biz bu işlerin içerisindeyiz. Yıllardır beraber tatbikat yaparız. Türk Donanması'nın bu konudaki eğitimi de mükemmele yakındır. Gemilerimiz de ciddi gemilerdir. Bunu bir öngörü olarak değil de bir fikir olarak söyleyeyim; Bu konuda NATO'nun Karadeniz bölgesinde bir kanal açıp mayın arama operasyonu da gerçekleşebilir.

“MONTRÖ’YÜ DELME OPERASYONU DA OLABİLİR”

Yani, NATO biz buraya Savaş gemilerini değil de mayın tarama gemilerini sokalım diyerek hafiften Montrö'yü delme operasyonu da olabilir. Bu durum bir yaratabilir ancak mayın bulunma durumu fazlalaşırsa bu konuda talepler gelebilir. Askeri gemilerin belli miktarda giriş süreleri var. O süreyi doğal olarak aşmış olacağız ve doğal olarak Montrö'yü ihlal etmiş olacağız.

“BATI KARADENİZ SAHİLLERİNE DE GİREBİLİR”

Bu mayınlar serseri hale geldikten sonra akıntı ve rüzgarla güneye ya da doğuya gidiyor. Şimdi Karadeniz'den Marmara'ya gelen bir yüzey akıntısı var. Kuzeyden gelen akıntı Odessa'dan kıyıları yalayarak Romanya ve Bulgaristan üzerinden İğneada'yı da geçerek Boğazlara iner. Bu yüzey akıntısıdır. Bugün bulunan mayında muhtemelen bu güzergahtan geliyor. Ancak bunun sürati hiçbir zaman 36 mili bulmaz. 3-5 günde bu mayınların buralara gelmesi mümkün değil. Muhtemelen daha önce bırakıldı.  Bu akıntı aynı zamanda Kırım'ın bulunduğu Kerç Boğazı'ndan Gürcistan üzerinden Karadeniz sahillerine de girebilir. Biraz daha aşağı rüzgar ve fırtınayla düşüp Batı Karadeniz sahillerine girebilir.

“ROMANYA VE BULGARİSTAN’IN GÖRMEMESİ MÜMKÜN DEĞİL”

Bunların sadece Türkiye sahillerinde olması... Romanya ya da Bulgaristan'ın bunları görmemesi mümkün değil. Zaten mayınlar akıntıyla onların karasularından geçiyor. Onların gemileri de devriye dolaşıyor bölgelerinde. Bu zamana kadar onların da görmesi lazımdı. Ama böyle bir bilgi almadık. Bu nedenle benim fikrim, bir balıkçı teknesi ile serseri mayınlar bırakıldığı yönünde."