Davutoğlu, Erdoğan tavrını koyabileceğini ve ülkenin cumhurbaşkanı olarak yapılan işkencenin hesabını sorabileceğini söyledi

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Adana'da Furkan Vakfı üyelerinin yapmak istedikleri yürüyüşe müdahale sırasında yaşanan polis şiddetine dair açıklamalarda bulundu.

Yaşanan olayın ardından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Süleyman Soylu'nun açıklama yapmasına rağmen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sessiz kaldığını söyleyen Davutoğlu, İçişleri Bakanı Soylu'nun görünüşte Cumhurbaşkanı'na bağlı olmasına rağmen esasta Devlet Bahçeli'ye bağlı olduğunu savundu.

Davutoğlu, "İçişleri Bakanı Soylu görünüşte Cumhurbaşkanı'na bağlı olmasına rağmen esasta Devlet Bahçeli'ye bağlı" dedi.

310921_814x458

 "MESELE BAŞ ÖRTÜLÜ KADINLARIN COPLANMASI DEĞİLDİR"

Erdoğan hala tavrını koyabileceğini ve ülkenin cumhurbaşkanı olarak yapılan işkencenin hesabını sorabileceğini savunan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Demokratik hukuk kuralları içerisinde görevini ifa eden güvenlik görevlilerimizi bu tablodan tenzih ederiz. Kamera önünde bunlara şahit oluyorsak kim bilir arka planda neler oluyor? Bize yakışan hukuk devletine yakışacak şekilde adaletin tesis edilmesidir. Erdoğan yol ayrımındadır. Bugün bu tablo karşısında bile sesini çıkarmayan AK Parti görevlilerine sesleniyorum; bir kez olsun durun düşünün ve sorun: Nereye gidiyoruz? Bu tablo karşısında Erdoğan'ı tam bir aciziyetle susmasını aklınızın almadığını biliyorum. Bir suç istinadı varsa bu yargı önünde çözülür. Mesele baş örtülü kadınların coplanması değildir.”

furkan-1

Gözden kaçırmayın

DEÜ'de 'kişiye özel öğretim üyesi ilanı' iddiası bir kez daha meclis gündeminde DEÜ'de 'kişiye özel öğretim üyesi ilanı' iddiası bir kez daha meclis gündeminde

 "SİZİN KAPALI KAPILAR ARDINDA YAPTIĞINIZ ELEŞTİRİLER İŞE YARAMIYOR"

Ne zaman yapılırsa yapılsın önümüzdeki seçimlerin gelecek nesillerin nasıl yaşayacağını belirleyeceğini ifade eden Gelecek Partisi lideri, "Önümüzdeki seçimlerde otoriter milliyetçi muhafazakarlık veya muhafazakar jakobenliğin kazanması durumunda ülke bir şer senaryosu yaşayacak" dedi.

Adana'da ortaya çıkan görüntülerden sokaktaki şiddetin meşrulaştırılmaya çalışıldığının anlaşıldığını savunan Davutoğlu, "Bizim partimizin temel amacı ülkemizin insan onuruna yaraşır şekilde yönetilmesidir. Biz ülkemizin yasaklara değil özgürlüğe, polis devletine değil hukuk düzenine dönüşmesini istiyoruz. AK Partili kardeşlerim, eğer hala partinizin düzeleceğine inanıyorsanız konuşmaktan çekinmeyin. İnanmıyorsanız da buna ortaklık etmeyin. Sizin kapalı kapılar ardında yaptığınız eleştiriler işe yaramıyor" ifadelerini kullandı.

 "BU DÜZENE NE ZAMAN İTİRAZ EDECEKSİNİZ?"

 Konuşmasında AKP’li siyasilere ve seçmenlerine seslenen Ahmet Davutoğlu, şunları söyledi:

 “Bir yüzükle başlayan siyasi yolculuk, şu anda açıklanamayan servetlerle devam ediyor. Bugün yaşana güç zehirlenmesini görüyoruz. Gün gelir yıllarca sır sırta verdiğinizi tehdit altında bırakırsınız. Bizler değil miydik darbelere direnenler, vakıflarımıza sahip çıkanlar... AİHM kararlarını uygulayanlar... Şimdi ne oldu da, kendi vekilini ancak başını açıp Meclis'e sokanlara, ülkedeki hukuksuzluklara boyun eğenlere dönüştük? AK Partililere, tüm siyasilere sesleniyorum, Cumhurbaşkanının arkasında durduğu İçişleri Bakanı'nın boynunuzu nasıl büktüğünü biliyoruz. Peki ne zaman ses vereceksiniz? Bu düzene ne zaman itiraz edeceksiniz? Kalpleri kararmamış kardeşlerime sesleniyorum, daha ne zaman 90'ların aktörlerinin her yeri sardığı dönemde bu otoriterliğe ne zaman karşı çıkacaksınız? Dışlanan, ötelenen, dininin gerekliliklerini yerine getiremeyen sizlersiniz. Dolayısıyla dün 28 Şubatlara nasıl karşı koyduysanız, yine aynısını yapabilirsiniz. Biz bu yüzden buradayız. Helalleşmemiz gereken toplumsal kesimlerle bir araya gelmeliyiz. Dava mı arıyorsunuz işte dava. Hukuk mu diyorsunuz, sorumluluk omuzlarınızda! Bu iktidar sizi ümitsizliğe sevk etmesin. Evet, bugün bu iktidar 28 Şubatçılarla kol kola girmiştir. Faili meçhullerle adı anılanlarla, baş örtü yasaklarını koyanlarla beraberdir. Artık vicdanınızla konuşun ve ayağa kalkın! Sizden bizim değil, vefakar ve mazlum insanların sözcüsü olmanızı istiyoruz. Gelin, adalet, eşitlik ve siyasi ahlak temelli bir düzen inşa edelim.”