Altılı Masa, ikinci tur görüşmeleri için toplandı Altılı Masa, ikinci tur görüşmeleri için toplandı

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, beraberinde Vali Süleyman Elban, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Yardımcısı Jülide Sarıeroğlu ve bazı milletvekilleriyle Kozan KaymakamIığını ziyaret etti, Kaymakam Bahattin Alp Arslanköylü ile basına kapalı görüştü.

Türkiye'nin 20 yıl önce yaşadıklarıyla ilgili bilgi veren Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "Tedavi olmak için insanlarımız dükkanlarını, tarlalarını, iş yerlerini, bütün variyetini satar, bir ameliyatının dahi doğru dürüst masrafını karşılayamazdı. Morgda rehin cenazeler, hastanede rehin evlatlar, analar, babalar vardı. Bunlar o 20 yıl önceki Türkiye'nin yaşadığı gerçekler" dedi.

Adana'ya ve Kozan'a her alanda olduğu gibi adliye hizmetleri alanında da önemli yatırımları yaptıklarını ifade eden Bozdağ, bir yandan Adana Adliyesi'ni bir yandan Adana Bölge İdare Mahkemesi'ni bir yandan diğer adli yatırımları kente kazandırarak, Adanalıların ve Kozanlıların daha iyi ortamlarda adalet hizmeti almalarına ve onlara adalet hizmeti sunulmasına zemin hazırladıklarını dile getirdi.

"YOLLAR ADETA YENİDEN ŞANTİYEYE DÖNDÜ"

İşlerinin millete her alanda eser kazandırarak, onların imkanlarını genişletmek ve her alanda onları mutlu etmek olduğunu aktaran Bozdağ, şöyle devam etti:

"2002'de sizlerin duası ve desteğiyle iktidara geldiğimiz günden bugüne gece gündüz demeden Kozan'ımıza, ülkemize kazandırmak için çalıştık, çalışıyoruz, çalışmaya da devam edeceğiz. Hatırlarsanız, biz çökmüş, ekonomisi dibe kurmuş bir ülkeyi 'bizden 3 yıl bir şey istemeyin' diyerek milletimizin huzuruna çıktık, oy istedik. Sıkıntıyı biliyor, enkazın ancak 3 yıl içinde kaldırılacağını düşünüyor, milletimizi aldatmadan gerçeklerle yüzleşerek seçime gidiyorduk. 'Biz aldanan da olmayacağız, aldatan da olmayacağız. Bize yetkiyi verdiğinizde ülkemizi yeniden şaha kaldıran adımları atacağız ve birlikte koşacağız' dedik. O zaman Türkiye'nin içinde olduğu şartların, burada yaşayan pek çok hemşehrimiz yakın şahididir. Bize güvendiniz, iktidar ettiniz ve iş başına getirdiniz. Biz Türkiye'nin dört bir yanında eş zamanlı eser siyasetini hayata geçirdik. Bölünmüş yolları sadece Adana'da değil Türkiye'nin 81 ilinde eş zamanlı başlattık. Yollar adeta yeniden şantiyeye döndü. Türkiye'nin illerini, ilçelerini yeniden birbirine bağlayan adımlar attık. Hızlı trende, kara trende, hava yollarında yine aynı şeyleri yaptık."

Bozdağ, şu anda Türkiye'de hava yolunu halkın yolu yapan ve bütün insanların bineceği normal vasıta haline döndüren tarihi reformlara imza attıklarını söyledi.

TOKİ ile Türkiye'nin dört bir yanında hemen hemen bütün ilçe ve illerinde adeta yeni şehirler kurduklarını dile getiren Bozdağ, ucuz kredi ile sabit faiz ve uzun vadeyle vatandaşların TOKİ dışında da konut sahibi olmalarının yolunu açtıklarını anlattı.

Türkiye'de büyük reformların bu 20 yıl içerisinde hayata geçirildiğini belirten Bozdağ, sağlıkta büyük dönüşüme imza attıklarını vurguladı.

SAĞLIK SİSTEMİ

Bozdağ, gece gündüz çalışarak, bu milletin imkanlarını arttıracak, her şeyi bugünden yarına daha iyi yapmanın gayreti içerisinde olduklarını belirterek, yaptıkları hizmetleri aktardı.

Türkiye'nin 20 yıl önce yaşadıklarıyla ilgili bilgi veren Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

"AK Parti iktidarından önce sağlıkta işçi kardeşlerim eğer sözleşme varsa diğer hastanelere gider, yoksa SSK hastanelerinin kapısında bekler, eczaneden gidip ilaç alma hakkı yoktu. Depoda ne kadar ilaç o kadar tedavi... Bağ-Kur'lu kardeşlerim tedavi olur, masrafını cebinden öder, faturasını alır, genel müdürlüğe müracaat eder, aylarca bekler. Faiz yok, enflasyon farkı yok. Verdiği paranın yüzde 70'ini geri almak için de 2-3 yıl bekler, parası pula döner ancak öyle alır. Tedavi olmak için insanlarımız dükkanlarını, tarlalarını, iş yerlerini, bütün variyetini satar, bir ameliyatının dahi doğru dürüst masrafını karşılayamazdı. Morgda rehin cenazeler, hastanede rehin evlatlar, analar, babalar vardı. Bunlar o 20 yıl önceki Türkiye'nin yaşadığı gerçekler. Bugün 6'lı, 7'li masa deniyor ya onların da genel müdürü olduğu Türkiye'nin gerçekleri. Benim şimdi işçi kardeşim dilediği hastaneye gidiyor mu? Dilediği eczaneden ilaç alıyor mu? Bağ-Kur'lu kardeşim gidip kuruş primi ödüyor mu, her türlü tedaviyi devlet karşılıyor mu? Dün karşılamayan devlet, bugün ilaç oldu, hastane oldu, imkan oldu, milletin emrine döndü. İşte biz 20 yıl içerisinde her alanda böyle büyüyen sorunları sorun olmaktan çıkardık. Türkiye'nin gündemi dışına attık."

"AK PARTİ İLE TÜRKİYE YERİNDE SAYAN DEĞİL, KOŞAN BİR ÜLKE OLDU"

Bozdağ, "Siz olmasaydınız da bunlar gene olurdu. Siz iktidar olduğunuz için bunlar sizin nasibinize düştü. Başkaları olsa bu reformları, bu yolları, bu havaalanları, üniversiteleri, TOKİ, doğal gaz ne varsa aklınıza onlar yapardı." şeklinde değerlendirme yapanlar olduğunu anımsatarak, "Bizden önce 57 hükümet var 79 yıl var. Bizim bu yaptıklarımızı onlar yapmak istediler de Kozanlılar 'hayır' mı dedi? Sağlıkta herkesi eşit hale getirdiler, sosyal güvenlikte kast sistemini kaldırdılar, herkese üniversite, özel, devlet hastanelerinin yolunu açtılar da Kozanlılar 'yapmayın, etmeyin, olmaz' mı dedi. Bunlar devletin görevi doğru lakin görevin başında olanlar ehil olmaz, bu görevlerini layıkıyla yerine getirmezse uygun adımı marş, yerinde say misali terler, yorulur lakin bir adım atılamaz. AK Parti ile Türkiye yerinde sayan değil, koşan bir ülke oldu." ifadesini kullandı.

Türkiye'de her alanda büyük iyileştirmeler yaptıklarını vurgulayan Bozdağ, şunları kaydetti:

"Şimdi 20. yıldayız. Yirminci yılın içerisinde pandemiden, enerji fiyatlarının artmasından, Ukrayna-Rusya savaşı esasında Türkiye'nin dışında cereyan eden hadiselerden bütün dünya ekonomileri etkilendiği gibi Türkiye ekonomisi de etkilendi. Fiyatlarda artışlar oldu, enflasyonda yükselme oldu. Bütün bunların biz farkındayız. Ben şimdi sorarım, Türkiye bunların farkında olarak adımlarını atıyor mu? Atıyor. Bunları çözmek için gayret ediyor mu? Ediyor. Dünyanın bütün ülkeleri de bundan gayret ediyor. Şunu açık yüreklilikle söylemekte fayda görüyorum. Türkiye'nin gemisi yıllar yılı sahil-i selameti güvenle hep geldi. Nice kasırgalar oldu, 2008 dünya finans krizini yaşadık. Kapatma davasını gördük. Gezi olaylarını yaşadık. 17-25 Aralık, darbe teşebbüsü, hendek terörü, ekonomik saldırılar, pandemi nice olayı yaşadık. Türkiye'nin gemisi, bütün bu olayların içerisinden, bütün bu fırtınaların, rüzgarın, kasırganın arasından yolunu buldu, sahil-i selameti, güvenle gitti. Şimdi de bazı rüzgarlar var, esiyor, ekonomide başka yerde lakin geminin kaptanı işin başında mı? Başında. Tayfaları yanında mı? Yanında. Milleti yanında mı? Yanında. Allah'ın izniyle bu gemi yine güvenle sahil-i selamete ulaşacak, bu ekonomik kasırgaları, rüzgarları yara yara bu ülkeyi yeniden emin limanlara götürecektir. Çünkü bu geminin kaptanı kaptanıderya, ustalar ustası Recep Tayyip Erdoğan'dır."