Daha önce Türkan Saylan'ın PKK yanlısı gençlere burs verdiği, ÇYDD'nin PKK ile işbirliği yaptığı yönünde AKP çevreleri ve Zaman gazetesi medyaları yoğun bir kara propaganda yayını yapmıştı. Zaman zaman bu yalanları söylemeye, yazmaya devam ediyorlar. Türkan Saylan ve etrafındaki insanların siyasal çizgilerini doğru bulmayabiliriz, ama fikrini beğenmediğimiz insanlara iftira atmak, ya da iftiralara sessiz kalmak vicdan ve adalet duygularına sığmaz.
Herkes bilir ki, her kurum burslar verir, devlet de... Bunu kullananlar içinde her fikirden insan olur... Devlet bursu alan, bizzat devletin memuru olan, maaş alan ve sonra çeşitli örgüt operasyonlarında tutuklanan yüzlerce insan vardır. Bu durumda, devlet falan örgütü destekliyor denebilir mi?
Ayrıca Kürtler bu ülkenin vatandaşı değil mi? Kürt çocuklarının eğitimine katkı vermek neden suç olsun? Fethullah Gülen cemaati bizzat tüm faaliyetlerini bunun üzerine kurmuyor mu? Peki nedir bu kirli propaganda, bu kirli kafa yapısı?
Şimdi de, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel müdürlüğü döneminde SSK'nın hep zarar ettiğini belirterek, “Eşe, dosta dağıttığı ihalelerle, atamalarda terör örgütü mensuplarını kayırmasıyla bu beyefendi tarihe geçmiştir” dedi.
Erdoğan, sürekli Kılıçdaroğlu’nun “terör örgütü mensuplarını” işe aldığından bahsediyor.
Kendi meclis grubundaki, kendisinin milletvekili yaptığı “terör örgütü mensuplarını”unutuyor…
Böylece Kılıçdaroğlu’nun AKP’nin Hizbullahla işbirliği yaptığı suçlamasına kendince “terör mensuplarını” kayırma adıyla cevap vermiş oluyor.
Oysa hangi suçtan hapis yatarsa yatsın, eski hükümlüler de insandır, bu ülkenin vatandaşıdır.
Hatta eski hükümlülerin işe alınmayıp açıkta kalmaları, sosyal bir sorun olarak görüldüğünden, engelliler gibi onlara da işe alınma konusunda kolaylık sağlayıcı yasal düzenlemeler vardır.
Belli sayının üzerinde işçi çalıştıran işyerleri, yine belli sayıda eski hükümlü çalıştırmak zorundadır. Çok sayıda devlet kuruluşunda, özellikle belediyelerde binlerce eski hükümlü çalışmaktadır. İçlerinde sağ, sol vb her türlü örgüt davalarından ceza almış insanlar vardır. Bu ülkede herhangi bir örgütle ilişkili ceza alan binlerce insan vardır. Her partili belediye, her partiden işyeri sahibi eski hükümlü çalıştırmaktadır, ki bu da gayet insani bir durumdur...
AKP milletvekilleri içinde bile sağ ve sol davalardan onlarca yıl içerde yatmış insan olduğu unutulmamalıdır...
Başbakan bu üslubu daha önce de çok kullanmıştı. Nedense kimse de itiraz etmemişti…
AKP eski hükümlülerin işe alınmaları konusundaki yıllardır uygulanan yasayı kaldırmak için de çok uğraşmış, en son yasada gevşetmeler yapmış, binlerce eski hükümlünün işsiz kalmasına da neden olmuştu.
Başbakan bu söylemle, eski hükümlülere bu ülkede yaşam şansı vermek istemediğini anlatıyor aslında, ama kendinin de bir zamanlar oralardan geçtiğini unutuyor…
Kendi milletvekilleri içinde Kurtuluş ve THKP-C Acilciler davalarından olanlara kadar, hapis yatmış birçok insan olduğunu unutuyor.
Kılıçdaroğlu’nun kendini Hizbullah’la işbirliği yaptığı iddiasına her türlü hakaretle cevap verirken, kendisi sürekli CHP’yi çeşitli örgütlerle irtibatlandıran söylem ve suçlamaları yapmaktan çekinmiyor…
Çünkü birbirlerinden farkları yok…
Rakiplerini yarattıkları şeytanlarla irtibatlandırmak en kolay, en bildikleri yol…
Halbuki bu ülkenin, çatışmalar, ölümler, acılar, darbeler, hapislerle yüzleşmeye ihtiyacı var. Bu ülkenin iç barışa ihtiyacı var. Bu ülkenin birbirini anlamaya ihtiyacı var. Bu ülkenin empatiye ihtiyacı var.
Bu dille, bu üslupla, bu samimiyetsizlikle, başbakan olabilirsiniz ama bu ülkenin yaralarını sarmasına, barışmasına, kucaklaşmasına engel olmaya devam edersiniz...
Ta ki tüm mazlumlar, mağdurlar, ezilenler, yoksullar hep birlikte ayağa kalkana kadar...