Ödül töreninde Selahattin Demirtaş ve Selçuk Mızraklı’nın mesajları da okundu

Diyarbakır Tabip Odası, 14 Mart Tıp Bayramı Haftası kapsamında 1996 yılından bu yana verdiği “Barış, Dostluk ve Demokrasi” ödülü, bu yıl Emine Şenyaşar’a verildi.

Törene, Urfa’nın Suruç ilçesinde 14 Haziran 2018 yılında AK Parti Urfa Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen ve adalet talebiyle Urfa Adliyesi önünde bir yıldır oturma eylemini sürdüren Emine Şenyaşar ve oğlu katıldı.

Olumsuz hava koşulları nedeniyle etkinliğe video konferans platformu Zoom aracılığı ile katılan TTB Merkez Konsey Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, TTB Merkez Konsey üyesi Halis Yerlikaya, bölge tabip odaları, Şenyaşar Ailesinin avukatı Hidayet Enak, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Batman Milletvekili Necdet İpekyüz ile HDP Diyarbakır İl Örgütü, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Türkiye İşçi Partisi (TİP) ve kentte bulunan Barış Anneleri,  İnsan Hakları Derneği (İHD), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) gibi çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcileri ödül törenine katıldı.

'İHLALLERİN YAŞANDIĞI BİR ORTAMDA BARIŞI, DEMOKRASİYİ SAVUNMAYI İLKE EDİNDİK'

Ödül töreninden önce konuşan Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Elif Turan, son yıllarda ülkenin ekonomik, sosyal ve siyasi krizlerin derinleştiği bir dönemden geçtiğini belirterek, hak ihlallerinin arttığını söyledi.

Özellikle pandemi koşullarıyla beraber sağlık alanında ihlallerin arttığını vurgulayan Turan, “Sağlık alanında yaşanan hak ihlalleri anti demokratik uygulamaları da derinleştirdi. Sağlığı sadece fiziksel ve ruhsal bir durum olarak ele almıyoruz. İhlallerin yaşandığı bir ortamda barışı, demokrasiyi savunmayı kendimize ilke edindik. Barış, dostluk, demokrasi ödülünü 27 yıldır gerçekleştiriyoruz. Biz bu ödülü her türlü anti demokratik uygulamalara, baskılara ve gözaltına rağmen mücadele edenleri onurlandırmak için veriyoruz” dedi.

'ADALETİN OLMADIĞI YERDE SAĞLIK DA OLMAZ'

TTB Merkez Konsey üyesi Dr. Halis Yerlikaya, TTB’nin uzun yıllardır halkın sağlık haklarıyla mücadele etmesinin yanında emek, demokrasi ve savaşa karşı barış mücadelesi yürüttüğünü de vurguladı. Yerlikaya, şunları söyledi:

“TTB adaletin olmadığı yerde sağlığın da olmayacağını, sağlığın olmazsa olmazının barış, demokrasi, adalet olduğunu hep vurguladı. TTB 1990’lı yıllarda açlık grevlerine karşı çıktı, 1980’lerde idam cezalarına karşı çıktı, 2000’lerde de savaşa karşı çıkarak ‘Savaş bir halk sağlığı sorunudur’ dedi. Bu mücadeleyi o günlerden bugünlere getirdik. Bugün ödülü alan Emine annenin adalet arayışının aynı zamanda sağlığın bir parçası olduğunu vurguladık. Adaletin olmadığı yerde sağlıksızlık üretilir. Sağlık alanında yaşanan ihlallerin diğer alanlara nasıl yansıdığını biliyor ve görüyoruz. Başka alanlarda da bu ülkenin yönetilemediğini görüyoruz.”

'SİYASİ OTORİTE YARGIYA MÜDAHALE ETTİ'

Törene Zoom aracılığı ile katılan TTB Merkez Konsey Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, demokrasinin tamamen ortadan kaldırıldığı bir süreçte demokrasiyi aramaya, barış için mücadele etmeye devam ettiklerini ifade etti.

15 Aralık’ta Urfa’da Şenyaşar ailesiyle buluştuklarını hatırlatan Fincancı, “Hepimiz biliyoruz, bu ülkede asıl suçlular elini kolunu sallayarak gezerken nüfusun yarısı terörist olarak yargılanıp cezaevlerinde yatırılıyor” dedi.

Ciddi sağlık sorunları yaşayanların ısrarla cezaevinde tutulduğu bir Türkiye’de yaşandığını söyleyen Fincancı, ayrıca suçların görülmez kılındığını, bir cezasızlık kalkanıyla suçların ört bas edildiğini söyledi.

Şenyaşar ailesinin yaşadığı olaydaki adaletsizlikte yargının payına dediğinden Fincancı, şöyle devam etti:

“Yargının bağımlı olduğunun en büyük göstergesi, siyasi otoritenin özellikle bazı durumları kendi bakış açıları ile tanımlamaları ve yargıya yol göstermeleridir. Özellikle Şenyaşar ailesinin yaşadıklarına baktığımızda bu tutumun devam ettiğini görüyoruz. Olayın üzerinden 4 yıl geçmesine rağmen yargılama süreci ne yazık ki adaleti sağlamaktan uzak. Daha en başta her olay da olduğu gibi Cumhurbaşkanı tanımlamalı bir konuşma yaparak yargıya talimat verdi ve her zaman olduğu gibi terörizmden bahsetti. İçişleri Bakanı’nın tutumu da bu yönde oldu.”

Gözden kaçırmayın

SADAT Yönetim Kurulu Başkanı Tanrıverdi: Sedat Peker 3 kez randevu istedi vermedik SADAT Yönetim Kurulu Başkanı Tanrıverdi: Sedat Peker 3 kez randevu istedi vermedik

'ATK TEHLİKELİ BİR YERDE'

Tutuklu olan eski HDP milletvekili Aysel Tuğluk’un sağlık durumuna da değinen Fincancı, Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) “adaletin tesisi noktasında çok tehlikeli bir yerde durduğunu” söyledi. Fincancı şöyle konuştu:

“ATK, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinde bilimsel olmaktan uzak. Hepinizin bildiği gibi Sayın Aysel Tuğluk’un da değerlendirilmesinde ATK’nin bağımlı durumuyla karşılaştık. Ne yazık ki meslektaşlarımız bu bağımlı yapının içerisinde bilime aykırı bir değerlendirme ile rapor hazırlamıştır. ATK, bu sağlık sorunlarını görmezden geliyor. Ve sağlık durumu değerlendirmesini yapmaktan kaçıyor. Sonuçta tüm bu süreçlerde ne karşımıza çıkan tablo cezasızlık durumudur. Bunun devam etmesi de suç işleyenleri destekler tarzda. Sonuçta bütün bunlar bizim açımızdan toplumdaki adalet duygusunu yaralayıp bizim barış içinde bir arada yaşamamızı ortadan kaldırıyor. Bu koşullarda bizlere düşen yaşanılanları açığa çıkarıp bunları kamuoyuyla paylaşmaktır. Bu adalet için mücadele etmemizin bir parçasıdır. Barış, dostluk ve demokrasi ödülünü Şenyaşar ailesiyle paylaşmaktan onur duyduğumu ifade etmek istiyorum.”

'BÖYLE AÇIK BİR OLAY TARİHTE YOL'

Şenyaşar ailesinin avukatlarından Hidayet Enak, ailenin başlattığı adalet eyleminin iktidarın bütün yalanlarını deşifre ettiğini belirtti.

Enak, “Bize düşen, hukuken bu mücadeleyi sürdürmek ve tüm hukuksuzlukları deşifre etmektir. Asıl mücadeleyi Emine anne vermiştir. Bu bölgede yaşanılan tek olay değildir. Hakikatin açığa çıkmasını engellemek için terörist yaftalaması yapılıyor. Şenyaşar ailesi, Yıldız ailesinin zulmüne maruz kalmıştır” şeklinde konuştu.

Yaşanan olay sonrasında hukuki birçok girişimlerinin engellendiğini ve birçok delilin karartıldığını ifade eden Enak, “İktidar, olaylardan hemen sonra aileyi yalnızlaştırma politikası yürüttü. Otorite, tamamen gerçekliği örtbas etmek için hareket etti. Yaşama hakkının bu kadar açık ve net ihlal ettiği bu denli bir olay tarihte yoktur” dedi.

DEMİRTAŞ VE MIZRAKLI’DAN MESAJ

Ödül törenine Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP’nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve yerine kayyım atandıktan sonra tutuklanan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı mesaj gönderdi.

İki siyasetçinin ortak mesajında şu ifadeler yer aldı:

“Değerli Emine ana, çok büyük bir haksızlık yaşadığını, çok acı çektiğini biliyoruz, acını paylaşıyoruz. Çok haklı bir mücadele yürütüyorsun. Sana ve mücadelene büyük saygı duyuyoruz. Bize de direnme gücü veriyorsun. Evet belki ikimiz de burada bir cezaevi hücresindeyiz ama kalbimiz orada seninledir. Gün gelecek, sorumlular adil yargı önünde hesap verecekler ve ruhundaki, ruhumuzdaki yara biraz olsun kapanacak. Biz buna yürekten inanıyoruz, sen de inancını bir an için bile, asla kaybetme. Bu ödül nedeniyle Diyarbakır Tabip Odasına teşekkür ediyoruz. Bu vesileyle herkesi, Şenyaşar ailesine destek olmaya çağırıyoruz. Adaletin, hukukun olacağı özgür günlerde görüşebilmek üzere.”

Yapılan konuşmaların ardından TTB’den bugüne kadar “Barış, Dostluk ve Demokrasi” ödülünü alan kişilerin bulunduğu ve Şenyaşar ailesinin adalet talebi için adliye önündeki direnişini konu alan sinevizyon izletildi.

'MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ'

Siznevizyon ardından TTB Yüksek Onur Kurulu üyesi Mahmut Ortakaya, “Barış, Dostluk ve Demokrasi” ödülünü Emine Şenyaşar ailesine takdim etti. Ailenin uğradığı mağduriyete değinen Ortakaya, Şenyaşar ailesi ile dayanışma içinde olacaklarını söyledi.

Emine Şenyaşar, yaşadıkları olayların ardından evde bekleyemeyeceklerini belirterek Urfa Adliyesi önünde adalet talebinde bulunduğunu belirtti. Şenyaşar, adalet için mücadele etmekten vazgeçmeyeceğini söyledi.