Türkiye Taşkömürü Kurumu’na bağlı (TTK) Amasra’daki maden sahasında meydana gelen ve 41 işçinin hayatını kaybettiği faciaya ilişkin bilirkişi heyetinin ön raporu Amasra Cumhuriyet Savcılığı’na gönderildi.

Patlamanın temel nedeninin yetersiz havalandırma olduğu, metan seviyesinin rutin olarak potansiyel patlama seviyesinde seyrettiği ifade edilen ön raporda, “TTK ocaklarında ve metan drenajı yapılmıyor” tespiti yapıldı.

METAN DRANAJİ İKİ FARKLI AÇIDAN AÇIKLANIYOR

Hazırlanan raporda "Metan Drenajı" başlığında "TTK'ye bağlı ocaklarda metan drenajı uygulaması yapılmamaktadır. Bu durum yaşanan kazanın, yetersiz ve etkisiz havalandırma ile birlikte temel nedenlerinden biridir. Metan drenajı uygulaması hayata geçirilmiş olsaydı meydana gelen kaza olayı önlenebilirdi" ifadeleri yer aldı.

TMMOB Maden Mühendisleri Odası Başkanı Ayhan Yüksel’e göre raporda yer alan ‘metan drenajı’ başlığı detaylı açıklanmadığı için iki farklı açıdan açıklanabilecek bir kavram.

“Metan drenajı” kavramını “metansızlaştırma” olarak tanımladığını ifade eden Yüksel, “Bu, ocağın kömürünü yer üstünde veya yer altında büyük faaliyetlerle kömürü gazdan arındırma işlemidir. Çok fazla ise burada elde ettiğiniz metanı doğalgaz gibi de kullanabiliyorsunuz. Ön raporda hoca bunu açıklamamış. Metansızlaştırma dediğimiz bu. Bu Türkiye’de yapılmıyor. Hoca hangisini kastediyor anlamadık” ifadelerini kullandı.

Dünyada ‘metansızlaştırma’ uygulamasının yaygın olduğunu fakat Türkiye’de birkaç yerde denendiğini ifade eden Yüksel, “Türkiye’de bir iki yerde denendi fakat maliyet unsuru gibi görülerek yapılmadı. Maliyet unsuru görmeden güvenlik önlemi olarak madenlerde hayata geçirmeliler” dedi.

‘AMAÇ ARAZİYİ RAHATLATMAK’

Maden Mühendisleri Odası Başkanı Yüksel, “metan drenajı” anlamına gelen bir diğer işlemi ise, “Yer altında kontrol sondajı yapıyorsunuz. Metan tespit ettiğiniz yerde birkaç delik daha açarak, degaj yaparak rahatlatma sondajları yapıyorsunuz. Metanı yavaş yavaş ortama verip havalandırıyorsunuz” ifadeleriyle anlattı.

Duvar’dan Serkan Alan’ın haberine göre, Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şube Başkanı Çağlar Öztürk de “metan drenajı” sistemine dair şunları söyledi:

Kuzey Marmara Otoyolu'nda kimyasal madde paniği Kuzey Marmara Otoyolu'nda kimyasal madde paniği

“Metan drenajı şudur; Gazlı ortamlarda ilerleme yapıyorsanız ya da yan kayaçlardaki kömürün kendisinde metan varsa buralarda en az 25 metre olması koşuluyla drenaj sondajı yapılır. Amaç burada arazideki basınç altındaki gazı ortama tahliye edip, havalandırmayla seyreltip dışarıya atmaktır. Sahada bu işlem yapılırken başka bir işlem yapılamaz. Böylece arazideki metan, yan kayaçtaki metan ortama alınır ve uzaklaştırılır. Amaç burada araziyi rahatlatmak ve güvenli çalışma ortamı sağlamaktır. “

‘KAFAMIZDA OTURMAYAN YER VAR’

TMMOB Maden Mühendisleri Odası Başkanı Ayhan Yüksel, Amasra’daki patlamanın ön raporuna dair de genel değerlendirmelerde bulundu. Patlamanın ardından sensör sonuçlarının çıkmasını beklediklerini, ön raporun açıklanmasıyla “ihmalleri” iyice gördüklerini belirten Yüksel, “Metan seviyesi 1,5’u, 2’yi, 5’i, defalarca ve saatlerce geçmiş ve ocak hiç boşaltılmamış. Bir kamu kurumunda böyle şeylerin yapılıyor olması açıkçası dehşete düşürüyor. Metan bu seviyelerdeyken ocakta hiç üretim durmamış. İşçilerin dışarıya çıkarılması, özel bir ekibin tedbir alması gerekiyordu. Bu kararı kimler vermiş, düşünmeden edemiyor insan” dedi.

Ön raporun büyük ölçüde patlamadan sonra yaptıkları açıklamaları doğruladığını, havalandırmanın yetersiz olduğunun belirtilmesine, 2018’de yenileneceğinin vaat edilmesine rağmen adım atılmadığını söyleyen Yüksel, “Bizim kafamızı karıştıran ateş kaynağı. Ön rapor ateş kaynağını çok somutlaştırmadan dinamit atımına bağlamış. Tek seferlik bir atımdan bahsediliyor. Dinamit atımında bu patladıysa patlayıcı maddelerin cinsi de tartışılmalı” dedi ve ön raporda “kafalarını karıştıran” noktayı şu şekilde açıkladı:

“Ön raporda elektrik aksamının uluslararası standart olan ATEX’e uygun olduğu belirtiliyor. Ama yer altındakileri görmedik yer üstündekilere baktık deniyor. Ocağı inceleyen müfettişler daha önceden elektriğin ATEX’e uygun olmadığı yönünde görüş vermişler. Bizim kafamıza oturmayan yer burası.”

‘MÜKEMMEL OCAK BUYSA DİĞERLERİNİ DÜŞÜNMEK LAZIM’

Amasra’daki patlamadan önce gaz seviyelerinin “ben geliyorum” diyerek uyarıda bulunduğunu, liyakatsiz atamalardan kaynaklı önlemlerin yeterince alınmadığını ifade eden Yüksel, “Amasra’daki maden ocağı, mekanize ayağı hariç tuttuğumuzda, Ocak 2000’li yılların teknolojisi ve sistemi değil. Mükemmel ocak denen buysa, Türkiye’de geri kalan 440 civarı yeraltı kömür ocağı var. Bunlar ne haldedir düşünmek lazım” diye konuştu.

‘METAN PATLAMASI DELİLLERİ YOK EDEN BİR OLAYDIR’

Amasra ön raporu açıklanmadan önce, metan drenajı, havalandırma ve ateşleme kaynağı başlıkları üzerinde tahminde bulunduklarını, bu nedenlerin raporda yer aldığını belirten Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şube Başkanı Çağlar Öztürk, “Ateşlemenin kaynağının ne olduğunu bilemezsiniz. Orada kömür çeken elektrikli üniteler var, acaba oradaki bir elektrik kaçağı mıdır, dinamit midir bilemezsiniz. Metan patlaması delilleri yok eden bir olaydır. Kendi delillerini yok ediyor. Henüz oraya tam anlamıyla girilemedi. Yoğun gaz ve yangın bir kısımda devam ediyor” ifadelerini kaydetti.

Ön raporun gayet isabetli olduğunu, tespitlerin iyi yapıldığını belirten Öztürk, “İster istemez görülemediği için alanlar bazı şeyler tahmine dayandırılmış. Tahmine ve bilgi birikimine dayandırmak normaldir. Raporda kuruma dair sorumluluk biçiliyor. Bu patlamanın en altta çalışanların, emir kulu olanların, emekçi olanların üzerine bindirilmesine karşı çıkıyoruz. Buna bütünsellik olarak bakılmalıdır. Örneğin atamalar hiçbir zaman liyakatli yapılmamıştır. Partiye uygun yapılmıştır. Bütüncül olarak yargılamalar yapılmalıdır” diye konuştu.