TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş'in öldürülmesini Meclis gündemine taşıdı. 

Şık, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, cinayetin tetikçilerine yardımla suçlanan Tolgahan Demirtaş'ın MHP'li Olcay Kılavuz'un evinde gözaltı sordu. 

MHP'li Kılavuz’un cinayete dair bilgilerine başvurulup başvurulmadığını da soran Şık, özel harekât polislerinin, tetikçileri İstanbul'dan Ankara'ya çakarlı araçla taşımalarını da gündeme getirdi. 

Şık ayrıca, "MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın’ın olayla alakası araştırılmış mıdır, bilgisine başvurulmuş mudur? Doğukan Çep’in Hasan Ferit Gedik cinayetine ilişkin davada da avukatı olduğu bilinen Serdar Öktem ile Yalçın arasında ne gibi bir ilişki bulunmaktadır?" diye sordu. 

T24'te yer alan habere göre, Şık'ın önergesi şöyle:

"SUSURLUK VAKASI GİBİ OLAYLARA YENİSİ EKLENDİ" 

Devlet içi iktidar çekişmelerinin yoğunlaştığı her dönemde gerçekleşen Susurluk vakası gibi olaylara, bir yenisi daha eklenerek; 30 Aralık 2022 Cuma günü, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Eski Başkanı Sinan Ateş isimli şahsa Ankara’nın merkezinde motosikletli tetikçiler tarafından suikast düzenlenmiş ve şahıs hayatını kaybetmiştir. Konuyla ilgili olarak kamuoyunun yeterli tahkikat yürütülmediğine ilişkin çekinceleri bulunmaktadır. Cinayetle ismi anılan Milliyetçi Hareket Partisi/Ülkü Ocakları mensuplarının sayısı gözetildiğinde, saldırının siyasi bir suikast olması ihtimali kuvvetlenmektedir ve kamuoyunu aydınlatmak için, medyada gündeme getirilmiş aşağıdaki soruların yanıtlanması gerekliliği hasıl olmuştur.

ŞÜPHELİNİN MHP'Lİ KILAVUZ'UN EVİNDE YAKALANMASI

Cinayetinin tetikçilerine yardımla suçlanan ve “Ülkü Ocakları Genel Merkez Yöneticisi” olduğu iddia edilen Tolgahan Demirbaş isimli şahsın, Milliyetçi Hareket Partisi Mersin Milletvekili Olcay Kılavuz’un evinden gözaltına alınmaya çalışıldığı, Olcay Kılavuz’un da “adresin milletvekili evi olduğunu belirterek gözaltı işlemine karşı çıkmak istediği, ancak polisler ısrarcı olunca geri adım attığı, buna rağmen gözaltına alınan Tolgahan Demirbaş’ın bir süre sonra sürpriz bir şekilde savcılık kararıyla, ifadesi alınmadan serbest bırakıldığı” öne sürülmektedir.

Bu bağlamda;

Anılan şüphelinin, Kılavuz’un evinden gözaltına alındığı iddiası doğru mudur? Doğruysa, şüpheli, doğruca Kılavuz’un evine gitmiş olmasını nasıl gerekçelendirmiştir?

Kılavuz tarafından gözaltını engellemek adına kolluk personeline “siz gidin, sahibiniz gelsin” denildiği doğru mudur? Kılavuz’un gözaltı anında kolluğun ve savcılığın görevine ne biçimde müdahale etmiş olabileceğine dair, polis iletişim ve telsiz kayıtları veya ilgili tutanaklar incelenmiş, ilgili polislerin ifadesine başvurulmuş mudur?

Şahıs akabinde ifadesi alınmaksızın serbest bırakılmış mıdır? Şahsın derhal gözaltına alınmasına neden olan şüphe, ifadesi alınmaksızın nasıl giderilmiştir? “Gecikmesinde sakınca bulunan hâl” kapsamında sözlü talimatla serbest bırakıldı ise, bu “hâl” nedir? Kollukta veya savcılıkta, Demirbaş’ın cinayetin tetikçilerine Ankara’da yardım ettiğine dair deliller bulunmakta mıdır? Bulunuyorsa, şüphe giderilmeden “serbest bırakılmamasında sakınca bulunan hâl”, cinayetin siyasilerle ilişkisinin ortaya çıkması mıdır?

Şüphelinin gözaltı sonrasında serbest bırakılması anında, Kılavuz tarafından soruşturma mercilerine serbest bırakılması için baskı yapıldığına dair tahkikat yürütülmüş veya herhangi bir bulguya rastlanmış mıdır?

Yine, ifadesi alınmadan serbest bırakıldıysa, şüphelinin ifadesi ilerleyen günlerde alınmış mıdır? İlerleyen günlerde ifadesi alındıysa, o gün neden gerekli işlemler yapılmadan serbest kalmıştır?

Olcay Kılavuz’un, Sinan Ateş cinayetinden dört gün önce İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu ziyaret ettiği doğru mudur? “Sinan Ateş’in saldırıya uğrayacağını bildiği ve ‘ölüm fermanımı çıkardılar’ dediği” yönündeki haberler de göz önüne alındığında, bu potansiyel cinayetle ilgili olarak, aralarında herhangi bahis geçmiş midir?

Olaydan sonra, Olcay Kılavuz, Demirbaş’ın serbest bırakılması için İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile telefonda görüşmüş müdür?

Hasan Ferit Gedik’in, henüz 21 yaşında olduğu 29 Eylül 2013 tarihinde İstanbul, Gülsuyu’nda uyuşturucuya karşı yürüyüşte, protestocuların üzerine Ateş açılması sonucu vurularak hayatını kaybettiği olay kapsamında 15 Şubat 2018’de 35 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılan Doğukan Çep isimli şahıs, o tarihten Sinan Ateş cinayeti gününe dek firari durumdadır ve hakkında yakalama kararı bulunmaktadır. Doğukan Çep aynı zamanda, Sinan Ateş cinayetinde gözaltına alınan şüphelilerden biridir. Bu bağlamda;

Doğukan Çep’in Gedik cinayetine uyuşturucu ticaretine karşı mücadele ettiği için dahil olduğu gözetildiğinde; Sinan Ateş’in parti içi çekişmelerde alt edilmesi amacıyla “Fethullahçı” olduğuna dair iddiaları medyaya yansıtan ve kamuoyunda uyuşturucu ticareti ile bilinen bir mafya liderinin, Ateş’in ölümü üzerine gündeme yerleşmesi tesadüf müdür? Hasan Ferit Gedik cinayeti ile Sinan Ateş cinayeti arasındaki ilişki, uyuşturucu çetelerinin dahli bakımından araştırılmakta mıdır?

Doğukan Çep’in firari iken Gürcistan’a kaçtığı iddiası doğru mudur? İddianın doğruluğundan bağımsız olarak, Çep’in yakalanmasına yönelik olarak, geçtiğimiz 4 yılda hangi faaliyetler yürütülmüştür? 

Cinayetin diğer şüphelilerinden biri olarak adı geçen ve MHP İstanbul İl Yöneticisi olduğu iddia edilirken olay üzerine internet kayıtlarından silinen Ufuk Köktürk ile Doğukan Çep’in ilişkisi nedir? Köktürk’ün 3 kez para transferi yaparak (60.000, 15.000 ve 22.000 TL) toplam 97.000,00 TL’yi zanlılara suikast bedeli olarak ödediği doğru mudur? Doğru ise bu paranın kaynağı araştırılmış mıdır? Araştırma sonucunda, neye varılmıştır? 

Yine, “Köktürk’ün evinde 1 adet tabanca ve bu silaha ait 2 adet şarjör ve 23 adet fişek ele geçirildiği” yönündeki iddialar gerçeği yansıtmakta mıdır? Köktürk’ün evinde bulunan silahları “İstanbul’da bir Suriyeliden aldığını” söylediği yönündeki haberler göz önüne alındığında, silahlarla ilgili detaylı tahkikat yapılmış mıdır?

Eski Mersin Ülkü Ocakları Başkanı Çağrı Ünel’e 15 Mart'ta yapılan organize saldırıdan 5 gün önce ve 10 gün sonra, MHP Mersin Milletvekili Olcay Kılavuz’un, (Sinan Ateş cinayetinden önce olduğu gibi) İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu makamında ziyaret ettiği doğru mudur? Sinan Ateş ve Çağrı Ünel’in aralarındaki ilişki ve mevcut MHP yönetimi ile sorunları bulunduğu gözetilince, Çağrı Ünel’e düzenlenen saldırıyla Sinan Ateş cinayetinin siyasi ilişkisi araştırılmakta mıdır? Bu iki dosya birleştirilecek midir?

ÖZEL HAREKÂT POLİSLERİNİN TETİKÇİLERİ ANKARA'YA GÖTÜRMESİ

Özel harekât polisleri Murat Can Çolak ve Aşkın Mert Gelenbey, şüphelilerden Mustafa Uzunlar tarafından, Ateş’i öldüren tetikçileri İstanbul’dan Ankara’ya getirmekle suçlanmıştır. Konuyla ilgili olarak Uzunlar’ın “Bu şahısları 27 Aralık günü bizim otoparkta 61 OF 0609 plakalı transporter aracı almaya geldiğinde Dodo lakaplı kişi bizim otoparktaydı. Kendisi polis olarak bizi tanıştırdı. Gelenler iki kişiydi. İkisi de polis dedi. Bunlardan biri hatta Özel Harekâtta çalıştığını söyled.” şeklinde bir ifade verdiği, şahısların da tutuklandığı medyaya yansımıştır. Bu bağlamda:

Kahramanmaraş İstiklal Sporlu Hakan Doğan depremde hayatını kaybetti Kahramanmaraş İstiklal Sporlu Hakan Doğan depremde hayatını kaybetti

İlgili polislerin, tetikçileri İstanbul'dan Ankara'ya çakarlı araçla, taşıdıkları doğru mudur?

Aşkın Mert Gelenbey isimli polis memurunun sürdüğü aracın, İstanbul çıkışında Mehmetçik Vakfı civarındaki uygulama noktasında kontrole girdiği, polis kimliklerini göstererek uygulamadan kaçınarak devam ettikleri iddiaları gerçeği yansıtmakta mıdır?

İddialar doğru ise, görevleri dışında Ankara’ya nasıl çakarlı araçla gidebildikleri araştırılmakta mıdır? “61 OF 0609” plakalı Transporter araç kim adına kayıtlıdır?

Çağrı Ünel saldırısına dair iddianamede geçtiği üzere, “şüphelilerin, soruşturma kapsamında elde edilen delillere göre; Ünel'in Ziraat Bankası'na gideceğini ne şekilde öğrendiklerini tespit edilemediği” ve iki olay arasındaki ilişki gözetildiğinde; 

Ankara dışından bir eylem ekibi saldırıyı düzenlediyse, camiden çıktıktan sonra saldırıya uğradığı bilinen Ateş’in yeri kim/kimler tarafından nasıl tespit edilmiş ve zanlılara nasıl servis edilmiştir?

Emniyet elindeki teknolojik olanaklardan faydalanılmış mıdır?

Emniyet içinden başka kmlerin yardımcı olduğunu tespit için, Ateş'in HTS kayıtlarına bakılıp bakılmadığı incelenmiş midir? 

İlgili özel harekât polisleri hakkında eşzamanlı olarak idari tahkikat yürütülmekte, emniyet içindeki bağlantıları, varsa yardımcıları araştırılmakta mıdır?

MHP Mersin Milletvekili Olcay Kılavuz’un cinayete dair bilgilerine başvurulmuş mudur?

Cinayete ilişkin genel olarak yürütülen soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan/ifadesine başvurulan ve sayısının 30’u aştığı iddia edilen kişilerden, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Ömer Şanlı’ya ilişkin olarak, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım’ın ifadesine başvurulmuş mudur?

Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkan Yardımcısı olduğu iddia edilen Zekai Pınarbaşı isimli şahsın ifadesine başvurulmuş mudur?

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın’ın olayla alakası araştırılmış mıdır, bilgisine başvurulmuş mudur? Doğukan Çep’in Hasan Ferit Gedik cinayetine ilişkin davada da avukatı olduğu bilinen Serdar Öktem ile Yalçın arasında ne gibi bir ilişki bulunmaktadır?

Aynı şekilde sokakta saldırıya uğrayıp darp edilen gazeteci ve siyasetçilerin faillerinin MHP/Ülkü ocakları bağlantısı gözetildiğinde, bu dosyalar da soruşturmaya dahil edilecek ve MHP’li yönetici ve milletvekillerinin dahli araştırılacak mıdır?