Emek ve Özgürlük İttifakı'nın siyasetteki etkisi ne olacak? Emek ve Özgürlük İttifakı'nın siyasetteki etkisi ne olacak?

Millet ve Cumhur İttifakı'ndan sonra 3. ittifak olarak bilinen Sosyalist Güç Birliği geçen gün resmen kuruldu. Türkiye Komünist Partisi Genel Sekreteri Kemal Okuyan, partisinin de çağrıcıları arasında olduğu Sosyalist Güç Birliği'nin Cumhurbaşkanı Rece Tayyip Erdoğan'ın yeniden seçilmemesi için tavır ortaya koyacağını dile getirdi. Okuyan'ın sözleri, 3. ittifakın ikinci turda muhalefetin adayına oy verebileceği şeklinde yorumlandı.

Türkiye'de seçim döneminin yaklaşmasıyla birlikte yeni ittifaklar da ortaya çıkmaya başladı. Millet ve Cumhur İttifakı'ndan sonra 3. ittifak olarak ortaya çıkan Sosyalist Güç Birliği ise seçimlerde nasıl bir politika izleyeceğini şimdiden ortaya koydu. TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, "Erdoğan'ın yeniden seçilmesine yardımcı olacak hiçbir tutum sergilemeyeceğiz" dedi.

"DEVRİMCİ BİR TAVIR OLUŞTURACAĞIZ"

Okuyan, dün akşam Halk TV'de Barış Pehlivan'ın sunumuyla ekrana gelen 'Açıkça' programına konuk oldu. "Sosyalist Güç Birliği cumhurbaşkanı adayı çıkaracak mı ya da Millet İttifakı'nın adayına oy verecek mi?" sorusunu yanıtlayan Okuyan, "Erdoğan'ın yeniden seçilmesine yardımcı olacak hiçbir tutum sergilemeyeceğiz. Devrimci bir tavrı biz oluştururuz. Altını çiziyorum iki şeyi yapmayacağız. Teslim olmayacağız bugünkü alternatiflere, başka bir seçenek olduğu iddiamızı başka bir bahara ertelemeyeceğiz. Ama aynı zamanda da Erdoğan'ın yeniden seçilmesine yardımcı olmayacağız. Bunun çok açık iki önerme olduğunun altını çiziyorum" ifadelerini kullandı.

Millet ve Cumhur'dan sonra kurulan 3. ittifak, seçimlerde destekleyeceği tarafı da belirledi

"Sandıkla ilgili bir doğrultuda hareket etmiyoruz"

Okuyan, birliğin oldukça anlaşılır, sade, kısa ve net bir metinle yola çıktığını söyledi. Bu çerçevenin net bir şekilde anlaşılabileceğini belirten Okuyan sözlerine şöyle devam etti:

"Bu metinde ilkeler var, bizim bundan sonra nasıl hareket edeceğimize dair bir doğrultu var. Biz sandıkla ilgili bir doğrultuyla hareket etmedik. Biz bu memleketin sorunları nedir ve biz bu sorunlara nasıl çözümler öneriyoruz meselesinden hareket ettik. Bizim kapımız bu çerçeveyi benimseyen herkese açıktır. Hiç kimseyi peşinen dışlama niyetinde değiliz. Ama bu çerçevenin içinde yer alamayacağını düşünüyoruz birçok siyasi örgütün. Bu çerçeve kırmızı çizgilerini çok net çiziyor. Burada siyasi partiler çok önemli ama asıl yaptığımız açılımların halkta nasıl karşılık bulacağı önemli. Çünkü asıl görevimiz o. Bu yoksa 50 tane siyasi parti gelsin, altılı değil ellili masa olalım hiçbir işe yaramaz. Asıl derdimiz toplumsal bir dinamik yaratmak bu ilkeler ışığında."