Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine ilişkin yeniden yürütülen soruşturmada dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılan dönemin cezaevi kampüs doktoru Turgay Tamer, İstanbul Büyükçekmece’deki evinde ölü bulundu.

66 yaşındaki Tamer’in kesin ölüm nedeni henüz bilinmiyor. Cenazesi, ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. İlk incelemelerde ölüm şüpheli olarak değerlendirildi.

Kozinoğlu cezaevinde hayatını kaybetmişti

Kaşif Kozinoğlu, Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklandıktan sonra yaklaşık sekiz ay Silivri Cezaevi’nde kaldı. 12 Kasım 2011’de cezaevinde yaşamını yitiren Kozinoğlu’nun ölüm nedeni o dönem kalp krizi olarak açıklanmıştı.

Kozinoğlu’nun oğlu Özel Kozinoğlu ise babasının kalp rahatsızlığı bulunmadığını belirterek ölümün kalp krizi olarak açıklanmasına itiraz etmişti.

Yıllar sonra dosya yeniden açıldı. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, Ağustos 2026’da daha önce verilen takipsizlik kararının kaldırılmasının ardından soruşturmayı yeniden başlattı. Soruşturma kapsamında ölümde üçüncü kişilerin müdahalesi bulunup bulunmadığının da araştırıldığı bildirildi.

BM Genel Kurulu’nda Netanyahu’ya protesto: Çok sayıda heyet salonu terk etti
BM Genel Kurulu’nda Netanyahu’ya protesto: Çok sayıda heyet salonu terk etti
İçeriği Görüntüle

Tamer iki hafta önce gözaltına alınmıştı

Turgay Tamer, soruşturmanın ikinci aşamasında 10 Eylül’de gözaltına alınan isimler arasında yer aldı. Savcılık işlemlerinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Başsavcılık tarafından yapılan açıklamada Tamer’in, Kozinoğlu’nun tutuklu bulunduğu dönemde Silivri Cezaevi’nde kampüs doktoru olarak görev yaptığı, ancak adli tıp doktoru olmadığı belirtildi. Açıklamaya göre Kozinoğlu’nun sağlık durumunun kötüleştiği Tamer’e bildirilmedi ve Tamer Kozinoğlu’na herhangi bir tıbbi müdahalede bulunmadı.

Başsavcılık ayrıca Tamer’in son dönemde bazı sağlık sorunları bulunduğunu ve bu nedenle bir süredir doktorluk yapamadığını bildirdi.

Tamer’in ölümünün, serbest bırakılmasından kısa süre sonra gerçekleşmesi soruşturmanın seyri açısından dikkat çeken bir gelişme oldu. Ancak ölüm nedenine ilişkin Adli Tıp incelemesi tamamlanmadan olayın nedenine ilişkin kesin bir değerlendirme yapmak mümkün değil.

Soruşturmada çok sayıda kişi gözaltına alındı

Kozinoğlu’nun ölümünün yeniden soruşturulması kapsamında, 2011 yılında cezaevinde görev yapan çok sayıda kişi hakkında işlem yapıldı.

Soruşturmanın önceki aşamalarında dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan tutuklandı. Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşları Hasan Ataman Yıldırım ve Hasan Atilla Uğur ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

İkinci operasyon kapsamında gazeteci Selahattin Günday, kameraman İdris Tiftikçi, Turgay Tamer ile çeşitli sağlık çalışanları ve ambulans görevlileri gözaltına alındı.

Bu operasyonda Günday ile acil tıp teknisyenleri Özlem Uslu Öz ve Emre Atmaca tutuklanırken, Tamer’in de aralarında bulunduğu diğer bazı şüpheliler adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Gazeteci Günday’a “istihbarat faaliyeti ile ilgili bilgi ve belgeleri ifşa etmek” ve “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak” suçlamaları yöneltildi. Daha sonra hakkında ayrıca örgüt kurma suçlamasıyla tutuklama kararı verildi. Günday ise suçlamaları reddederek gazetecilik faaliyeti nedeniyle hedef alındığını savundu.

Kurtlar Vadisi bağlantısı da soruşturmada yer aldı

Soruşturmanın dikkat çeken başlıklarından biri de Kurtlar Vadisi dizisiyle bağlantılı isimler oldu.

23 Eylül’de eski emniyet müdürü Bayram Özbek, “silahlı terör örgütü kurma veya yönetme” ve “kasten öldürmeye azmettirme” suçlamalarıyla tutuklandı.

Aynı gün Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, soruşturma kapsamında “bilgi sahibi” sıfatıyla ifade verdi.

Dizinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan da “bilgi sahibi” olarak ifadeye çağrıldı.

Ayrıca Pana Film direktörü İhsan Karademir soruşturma kapsamında ifade verdi ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Kozinoğlu’nun mezarı açıldı

Soruşturmanın en önemli adımlarından biri de Kozinoğlu’nun mezarının açılması oldu.

Ümraniye Mezarlığı’nda gerçekleştirilen fethi kabir işlemi sırasında, ölüm nedeninin kesin olarak belirlenmesi ve üçüncü kişilerin müdahalesinin bulunup bulunmadığının araştırılması amacıyla cenazeden kemik örnekleri ile mezar toprağından numuneler alındı.

İncelemelerde üç adli tıp uzmanı, bir kimyager ve bir otopsi teknikerinden oluşan heyet görev yaptı.

Alınan örnekler üzerinden yapılacak incelemelerin ardından Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulu’nun Kozinoğlu’nun ölüm nedenine ve olası üçüncü kişi müdahalesine ilişkin bir mütalaa hazırlaması bekleniyor.

“Hiçbir şüpheli ölüm karanlıkta bırakılmayacak”

Adalet Bakanlığı, mayıs ayında faili meçhul dosyaların yeniden incelenmesi amacıyla yeni bir birim oluşturmuştu.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, birimin çalışmalarının dördüncü ayında 46 maktulün bulunduğu 40 dosyanın aydınlatılmasını sağladığını açıklamıştı.

Gürlek, Kozinoğlu soruşturmasına ilişkin paylaşımında ise yıllar geçse dahi şüpheli ölümlerin karanlıkta bırakılmaması konusunda kararlı olduklarını belirtti.

Kaşif Kozinoğlu kimdi?

1976’da Kara Harp Okulu’ndan mezun olan Kaşif Kozinoğlu, 1980’de Özel Harp Dairesi’nde göreve başladı.

1995’e kadar Özel Kuvvetler Komutanlığı bünyesinde tim komutanlığı, istihbarat subaylığı, istihbarat şube müdürlüğü ve eğitim-öğretim grup komutanlığı görevlerinde bulundu.

Daha sonra ordudan ayrılarak MİT’e geçen Kozinoğlu, başta Orta Asya olmak üzere Suriye, Bosna-Hersek ve Afganistan’da görev yaptı.

Eylül 2010’da, dönemin MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın talimatıyla “baş müşavir” sıfatıyla Asya Bölgesi’ne atandı.

2011’de Ergenekon soruşturması kapsamında hakkında gözaltı kararı çıkarıldığında Afganistan-Pakistan bölgesinde görev yapan Kozinoğlu, askeri kargo uçağıyla Türkiye’ye döndü. Gözaltına alınmasının ardından tutuklandı.

Ancak tutukluluğunun sekizinci ayında, 12 Kasım 2011’de Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetti. O dönem ölüm nedeni kalp krizi olarak açıklandı.

Bugün yeniden yürütülen soruşturmanın temel sorularından biri ise Kozinoğlu’nun ölümünde herhangi bir üçüncü kişinin müdahalesi bulunup bulunmadığı. Bu sorunun yanıtı için hem mezardan alınan örneklerin incelenmesi hem de 2011’de cezaevinde yaşananlara ilişkin yeni delillerin değerlendirilmesi bekleniyor.