Tutuklu komedyen Deniz Göktaş, 28 Eylül’de Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesinde görülecek duruşması öncesinde cezaevinden paylaşım yaptı. Göktaş, 88 günlük tutukluluk sürecinde müziğe erişimini ve cezaevindeki günlük yaşamını anlattı.

“Cumhurbaşkanına hakaret”, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama” ve “suçu ve suçluyu övme” iddiasıyla 12 yıl 2 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edilen tutuklu Komedyen Deniz Göktaş, bugün (28 Eylül) Çağlayan’daki İstanbul Adliyesinde 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde saat 10.00’da ilk duruşmasında hakim karşısına çıkacak.

Cezaevinden mesaj paylaşan ve Karatepe "Kuyu Tipi" Cezaevinde 87 gündür tutuklu bulunan Göktaş, cezaevindeki günlük yaşamından, fon soruşturması kapsamında tutuklananların cezaevinde yarattığı etkiden ve müziğe erişiminden söz etti.

"88 gün sonra ilk kez araba kornası duyacağım"

Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda bugünkü duruşmasına değinen Göktaş, "88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim" dedi.

Mansur Yavaş CHP’den istifa etti: Yoluna bağımsız devam edecek
Mansur Yavaş CHP’den istifa etti: Yoluna bağımsız devam edecek
İçeriği Görüntüle

Göktaş, sağlık durumuna ilişkin ise "İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş" ifadelerini kullandı.

"Mahallemize 2 özel jeti olan komşu taşındı"

Göktaş, paylaşımında Karatepe Cezaevi’ndeki gelişmelere de değindi. Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız ve Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen'in fon soruşturması kapsamında tutuklanmasına göndermede bulunan Göktaş “Sınıf atlama heyecanı var Karatepe’de, mahallemize 2 özel jeti olan komşu taşındı. Herkes bir gecede radikal seviyede artan refah seviyesine uygun davranmaya çalışıyor" ifadelerini kullandı.

Yeni konusu: Cezaevi ve müzik

Göktaş, bunun ardından paylaşımında cezaevinde müzik konusuna yer verdiğini belirterek, "Ben de buna uygun olarak bu tweette ‘zengin derdi’ sayılacak bir konu seçtim: Cezaevi ve müzik" dedi.

Tutukluluk öncesinde "müziksiz yaşayamam" diyen biri olmadığını söyleyen Göktaş, cezaevinde geçen sürenin ardından bu düşüncesinin değiştiğini belirtti. Göktaş, "Müziksiz 88 gün yaşayamam tipi bir insanmışım meğer" ifadelerini kullandı.

"Türkçe pop alerjimi aşmam gerekti"

Pek seçenek bulunmadığından Türkçe pop alerjisini aşması gerektiğinden bahseden Göktaş, savunmasını hazırladığı sırada uzun süre Dream Türk izlediğini söyledi. Göktaş “Sadece yan komşum Haluk Levent, Mamak Türküsü ya da Haziran’da Ölmek Zor çaldığında TV’yi kapatıp avluya çıkıyorum. Kuyu tipinin tek iyi yanı akustiği olabilir. 24 saat Dream Türk izlerseniz 4 kere Ezhel’i görebiliyorsunuz, özledik” dedi. Türkçe popa yönelik yaklaşımının bu süreçte değiştiğini belirten Göktaş, Eypio ve Sibel Can’ın “Kıyamam” ile Mabel Matiz’in “Umrumdışı” şarkılarını favorileri arasında sıraladı.

Göktaş, Mabel Matiz dinlediği sırada yaşadığı bir anıyı da, "Hücremde Mabel Matiz’in ‘Ben büyüttüm boy boy’ dansını yaparken infaz koruma memuruna yakalandım. Bir kere de derbi günü MasterChef izlerken yakalanmıştım, iki etti" sözleriyle aktardı.

Cezaevinde yazdığı rap'i paylaştı

Cezaevindeki yemek dağıtımından da söz eden Göktaş, sabah saat 09.00’da ekmek, haftanın bazı günlerinde ise ekmekle birlikte poğaça dağıtıldığını belirtti. Dağıtım sırasında görevlinin koridorda "Ekmek ve poğaça" diye seslendiğini aktaran Göktaş, bu ifadeden yola çıkarak cezaevinde yazdığı rap sözlerini de paylaşımına ekledi.

Göktaş mesajını "Görüşmek üzere" sözleriyle tamamladı.

Deniz Göktaş'ın paylaşımının tamamı şöyle:

"Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar,

Yarın, 28 Eylül Pazartesi, Çağlayan Adliyesi’nde saat 10:00’da duruşmam var.

88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim?

İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş.

Biraz da cezaevinden havadisler: Sınıf atlama heyecanı var Karatepe’de mahallemize 2 özel jeti olan komşu taşındı. Herkes bir gecede radikal seviyede artan refah seviyesine uygun davranmaya çalışıyor. Ben de buna uygun olarak bu tweette 'zengin derdi' sayılacak bir konu seçtim: Cezaevi ve müzik.

'Müziksiz yaşayamam' tipi bir insan hiç olmadım, hatta epey de yaşarım ama 'müziksiz 88 gün yaşayamam' tipi bir insanmışım meğer. Rüyalarımdan birinde; tahliye olduğumu fark edince hemen Peyk açıyordum ama Peyk olmayan bir şey çalıyordu. Radyo ve Dream Türk var ama hep Peyk olmayan bir şey çalıyor.

Şimdi övmeye çekiniyorum; TRT 2’yi övdüm, son 1 aydır yok. Radyo 3 sağolsun, Gojira çaldı 1 saat. Böyle mucizevi anlar dışında pek seçenek yok. Bu yüzden bu yaşa kadar ergen inadıyla taşıdığım Türkçe pop alerjimi aşmam gerekti. Bu hafta savunmama hazırlanırken 24 saat boyunca Dream Türk açıktı. Sadece yan komşum Haluk Levent, Mamak Türküsü ya da Haziran’da Ölmek Zor çaldığında TV’yi kapatıp avluya çıkıyorum. Kuyu tipinin tek iyi yanı akustiği olabilir.

24 saat Dream Türk izlerseniz 4 kere Ezhel’i görebiliyorsunuz, özledik. Onun dışında Türkçe pop. Girl Band, Boy Band ve Karışık Band salgını var, herkes dikkatli olsun. Kalabalık ortamlara girmeyin, aniden bir koreografinin parçası olabilirsiniz.

Favorilerim:
Eypio & Sibel Can – Kıyamam
Mabel Matiz – Umrumdışı

Hücremde Mabel Matiz’in 'Ben büyüttüm boy boy' dansını yaparken infaz koruma memuruna yakalandım. Bir kere de derbi günü MasterChef izlerken yakalanmıştım, iki etti.

Savunma öncesi gündemden uzaklaşmak için seçtiğim bu yumuşak konuyu burada yazdığım bir rap ile bitireyim. Sabah 9’da ekmek dağıtımı oluyor. Haftada birkaç gün de ekmekle birlikte poğaça veriliyor ve kruvasan neşesi yaşanıyor. O günler önce koridorda servis tezgâhının tekerleğinden çıkan sesler yankılanıyor. Sonra dağıtımı yapan memur bozacı gibi bir nağmeyle bağırıyor: 'Ekmek ve poğaçaaaa'

(Fuat Ergin tarzı bir flow’la)

Ekmek ve poğaça
Vaktimiz bolca
Cicibebe olmasa
Halimiz n’olcak
Menü ful carbo
Ne peynir ne yarım kadeh Doluca
Haluk [Levent], Cem [Küçük], Özkan [Yalım], ben
D Blok dört yapraklı yonca

Görüşmek üzere."