Berlin'de Eylül ayındaki eyalet seçiminin ardından koalisyon kurulması yönünde önemli bir adım atıldı.

Sol Parti Berlin delegeleri, Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Yeşiller ile koalisyon görüşmelerine başlanmasına onay verdi. SPD ve Yeşiller daha önce bu yönde karar almıştı.

Bazı parti üyelerinin itirazlarına rağmen alınan bu karara göre, taraflar hafta başından itibaren resmi koalisyon görüşmelerine başlayabilecek.

Üç parti, seçimlerden bu yana koalisyon seçeneklerini değerlendirmek üzere ön görüşmeler yürütüyordu.

Elif Eralp Başbakan Merz'i eleştirdi

Bugünkü parti kongresinde, partinin eyalet başbakanı ve belediye başkanı adayı Elif Eralp son günlerde kendisine yönelik sert eleştirilere ateşli bir konuşmayla cevap verdi.

Eralp, başbakan olacak yetenek ve cesarete sahip olmadığı yönündeki suçlamaları reddetti, Berlin'de iktidar hedefinden vazgeçmeyeceğini söyledi.

"Bizi yıldırmalarına izin vermeyeceğiz ve ben vazgeçmeyeceğim" diyen Eralp, son dönemde hem kendisinin hem de partisinin geri adım atmaya zorlandığını söyledi.

Konuşmasında Almanya Başbakanı Friedrich Merz'i (CDU) de hedef alan Eralp; Merz'in, SPD ve Yeşiller'e kendileriyle koalisyon kurmaması yönünde baskı uyguladığını belirtti.

Eralp, CDU'nun kardeş partisi CSU'dan olan Federal İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt ve Bavyera Eyalet Başbakanı Markus Söder'in de aralarında bulunduğu siyasetçilerin son günlerdeki açıklamalarına işaret ederek, kendisine ve Sol Parti'ye yönelik bir "saldırı dalgası" yaşandığından bahsetti.

"Suçlamalarda ölçü kaçtı"

Eralp, kendisine yönelik eleştirilerin artık "yıkıcı boyuta" ulaştığını, "her türlü ölçüyü kaçıran suçlamalara" dönüştüğünü belirtti, devamında şunları söyledi:

"Çünkü politikamızın merkezine kârı değil insanı koymayı planlıyoruz. Çünkü mülkiyet meselesini tartışmaya açmayı planlıyoruz."

Sol Parti, emlak ve kira fiyatlarının rekor seviyeye ulaştığı Berlin'de büyük emlak şirketlerine ait yaklaşık 160 bin konutun kamulaştırılmasını hedefliyor.

Eralp, "emlak şirketlerinin ve çok varlıklı birkaç kişinin evlerimiz üzerinden yaptığı ticarete nihayet son vermek istiyoruz" diyerek, SPD ve Yeşillerle varılan ön mutabakatın "sol bir imza" taşıdığını savundu.

"İnsanlar bizi bu kentte değişim için seçti ve biz bunu gerçekleştireceğiz" şeklinde kararlı konuşan Eralp, kendisine yönelik suçlamalara da sert cevap verdi.

Spiegel haberi için ne söyledi?

Eralp'ın konuşmasının en dikkat çekici bölümü, haber dergisi Spiegel'in yayımladığı ve Elif Eralp'in, bazı tehlikeli kişilerden korktuğunu gösteren mülakatla ilgili sözleri oldu.

Eralp'in ekibinin yanlışıkla Spiegel'e gönderdiği notlara göre, Berlin'in başbakan adayı kendi partisiyle teması bulunan, Filistin yanlısı aktivist ve Hamas sempatizanı olarak nitelenen Ibrahim Ibrahim hakkında açık biçimde konuşması hâlinde ailesinin güvenliğinden endişe ediyor.

Haberin ardından Eralp'ın, başkentin yönetimini devralacak yetenek ve cesarete sahip olmadığı iddia edilmişti. Eralp, bu süreçte kendisine yönelik nefretin daha önceki döneme kıyasla arttığını ifade etti:

"Göçmen kökenli bir kadın olarak siyasette bazı şeylere alışkın oluyorsunuz. Bu zaten başlı başına korkunç. Ancak bütün bunlar artık gerçekten kabul edilemez bir boyuta ulaştı."

Eralp, kendisini, kişisel güvenlik kaygıları nedeniyle Berlin'i koruyabilecek durumda olmamakla suçlayan siyasetçi ve medya kuruluşlarına şöyle cevap verdi:

"Beni korkutmalarına izin vermeyeceğim. Kimi siyasetçiler ve bazı medya kuruluşları, kendi kaygılarım nedeniyle Berlin'i koruyamayacağımı iddia ediyor. Aksine. Tam da farklı kaygıları bildiğim ve anladığım için bunu yapacak yetenekteyim. Ve elbette her türlü insan düşmanlığına, antisemitizme ve ırkçılığa karşı duracağım."

Eralp'ın partisine İsrail ve Yahudi düşmanlığı suçlamaları da yöneltiliyor. Eralp buna da değinerek, Yahudi yaşamının korunması ve antisemitizmle mücadelenin SPD ve Yeşiller ile hazırlanan ön mutabakat metninde açıkça yer aldığını hatırlattı ve "Berlinlilere verdiğim herkesi koruma sözü geçerlidir" dedi.

Parti içinden itirazlar var

Elif Eralp ve parti çoğunluğu, SPD ve Yeşiller ile koalisyon kurulmasını hedeflerken, bu plana karşı çıkan partililer de var. Bazı Sol Parti üyeleri, SPD ve Yeşiller ile müzakerelerde verilen tavizleri eleştiriyor.

Parti içindeki muhalefete seslenen Eralp, yüzde 50 oy almadıklarını, bu nedenle bir koalisyon için uzlaşının kaçınılmaz olduğunu vurguladı. Koalisyonun reddedilmesi hâlinde alternatifin CDU olduğunu hatırlatan Eralp, "Başkentimizi onlara mı bırakmak istiyoruz?" diye sordu.

Elif Eralp'in zaman zaman oldukça duygusal bir tona bürünen konuşması, salondaki delegelerin önemli bölümünden güçlü destek alırken, konuşması birçok kez "Elif, Elif" sloganlarıyla kesildi.

Almanya: 8 Türk'ü katleden NSU üyesine erken tahliye yok
Almanya: 8 Türk'ü katleden NSU üyesine erken tahliye yok
İçeriği Görüntüle

Ancak partinin görece radikal sayılan gençlik teşkilatı ile bazı ilçe örgütleri ve çalışma grupları Eralp'e yönelik desteğe katılmadı; delegelerin bir bölümünün yerlerinde oturarak alkışlamadığı görüldü.

Kongre salonunun dışında da yaklaşık 100 Filistin yanlısı aktivist, SPD ve Yeşiller ile ittifak kurulmasını protesto etti. Sol Parti üyesi Filistin aktivisti Thies Kehmeier, partinin seçimlerden birinci çıkmasına rağmen iktidar uğruna "kendi pozisyonlarını bir kenara attığını" ileri sürdü.

Parti içindeki tartışmanın tetikleyicilerinden milletvekili Vanessa Emde de gösteriye katıldı. Antisemitizm ile suçlanan Emde'nin Sol Parti meclis grubuna alınması, SPD ve Yeşiller ile yürütülen ön görüşmelerin sekteye uğramasına yol açmıştı.

Sol Parti meclis grubunun daha önce Emde ile çalışmak için artık "ortak bir zemin" kalmadığını açıklamasına karşın milletvekilinin hâlâ meclis grubundan çıkarılmaması partiye yönelik eleştirilerin sürmesine yol açıyor.