Çin’in Silahsızlanma İşlerinden Sorumlu Büyükelçisi Li Chijiang, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu Birinci Komitesi’nin uzay konulu oturumunda yaptığı konuşmada, uzayda silahlanma yarışının önlenmesini küresel uzay güvenliği yönetişiminin en acil görevi olarak niteledi. Çin’in resmî haber ajansı Xinhua’nın aktardığına göre Li, uzayın silahlandırılmasının “gerçek bir tehdit” haline geldiğini söyledi. Konuşma 21 Ekim Çarşamba günü yapıldı.

Li: ABD yörüngedeki silahları açıkça kabul etti

Li, ABD’nin uzayı “muharebe alanı” olarak tanımladığını ve Washington’ın yörüngede uzay kontrol silahları konuşlandırdığını açıkça kabul ettiğini belirtti. Bunun uluslararası topluma son derece tehlikeli bir mesaj verdiğini söyleyen Li, uzay güvenliğinin korunmasının ülkelerin büyük çoğunluğunun ortak arzusu olduğunu, ABD’nin “uzayda hegemonya” hedefinin ise bu anlayışla çeliştiğini ifade etti.

Çin’in dört maddelik önerisi

Li’nin açıkladığı dört madde şöyle:

MSCI’dan Türk hisselerine dondurma kararı: Gelişmekte olan piyasa statüsü için Haziran 2027 uyarısı
MSCI’dan Türk hisselerine dondurma kararı: Gelişmekte olan piyasa statüsü için Haziran 2027 uyarısı
İçeriği Görüntüle
  1. Uzayda silahlanma yarışı ve uzayın silahlandırılması etkin şekilde önlenmeli.
  2. Uzay ortamında silahsızlanma anlaşmasına varılması için uluslararası toplumun çabaları güçlendirilmeli.
  3. Küresel uzay işlerinde çok taraflı istişareye bağlı kalınmalı ve çifte standarda karşı çıkılmalı.
  4. Küresel uzay işlerinde yeni ortaya çıkan sorunların yönetilmesine ve çözülmesine önem verilmeli. Bu kapsamda, bir ülkenin ticari uzay faaliyetlerinin başka ülkelerdeki silahlı çatışmalara karışmasının yol açtığı hukuki anlaşmazlıklar ve pratik sorunlar derinlemesine araştırılmalı.

Çin’in resmî gazetesi Global Times’ın aktardığına göre Li, ikinci madde kapsamında Çin ile Rusya’nın birlikte sunduğu, uzaya silah yerleştirilmesinin ve uzay nesnelerine karşı güç kullanımının önlenmesine dair taslak anlaşmanın (PPWT) şu anda uzay silahsızlanması alanındaki tek hukuki belge önerisi olduğunu belirtti. Üçüncü maddeyle ilgili olarak ise yörüngedeki silahlanmaya göz yumarken “seçici silah kontrolü” peşinde koşmanın uzayın barışını ve güvenliğini korumayacağını söyledi.

Tepkinin arka planı: ABD’nin Eylül açıklaması

Çin’in tepkisi, ABD Hava Kuvvetleri Bakanı Troy Meink’in 14 Eylül’de yaptığı açıklamayla başlayan sürecin devamı niteliğinde. Meink, ABD’nin yörüngede, “düşmanca eylemlere karşı müşterek kuvveti savunabilecek” uzay kontrol silahlarına sahip olduğunu söyledi. Bu açıklama, ABD’li bir yetkilinin bu yönde yaptığı şimdiye kadarki en açık itiraf olarak değerlendirildi.

Uzay Kuvvetleri sözcüsü ABC News’e yaptığı açıklamada bu yeteneklerin hem savunma hem de saldırı amacıyla, muharip komutanlıkların talimatıyla kullanılabileceğini belirtti. Sözcü, ABD’nin 2007'den beri Rusya ve Çin’in silah testleri ve operasyonel hale getirme çalışmaları konusunda uyarıda bulunduğunu, bu ülkelerin eylemleri nedeniyle uzayın bir “muharebe alanı” olduğunun artık tartışmaya açık olmadığını söyledi. Sözcüye göre açık iletişim caydırıcılığı güçlendiriyor ve rakibin yanlış hesap yapmasını önlüyor.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun, 15 Eylül’de ABD’yi uzaydaki askerî yığınağı artırmaktan vazgeçmeye çağırmıştı. Global Times da açıklamayı Washington’ın “uzay hegemonyası” peşinde olduğunun kanıtı olarak değerlendirmişti.

Uzmanlar ne diyor?

Carnegie Endowment for International Peace’in analizine göre açıklama, özellikle Çin ve Rusya’ya yönelik bir caydırıcılık mesajı olarak okunabilir ve tartışmalı hale gelen bir alanda ABD’nin yeteneklerine dair belirsizliği azaltabilir. Aynı analiz, uzay silahlarına ve uydu karşıtı silahlara (ASAT) ilişkin bağlayıcı bir uluslararası düzenlemenin bulunmadığını, BM Genel Kurulu’nun yıkıcı ASAT füze testlerinden kaçınılması çağrısı yaptığını ve ABD’nin de dahil olduğu birkaç ülkenin bu yönde tek taraflı taahhütte bulunduğunu belirtiyor. Atlas Institute’ün analizi ise açıklamanın bir “güvenlik ikilemi” yaratabileceğini, Rusya ve Çin’i kendi uzay yeteneklerini artırmaya zorlayabileceğini savunuyor.

Rusya da uzayın her türlü silahtan arındırılmış olması gerektiğini savunmuştu.