Neşet Ertaş'ın türküleri arasında, birinci dörtlüğe bağlı olarak kafiye düzeni açısından farklılık gösteren ve ses örgüsü (abcb - dddb - eeeb) biçiminde olan koşmalar da epeyce yer tutmaktadır. Bu tip türkülere; Bir anadan dünyaya gelen yolcu; Dinler isen sana bir şey söyleyim; Bu dünyada başka bir şey istemem; Perişan hallarım aşkın elinden; Bağışla sevdiğim Hakk'ı seversen; Bir yaratmış Allah tüm insanları; Gine bir hâl oldu garip gönlüme; Hakk'ın var ettigi cansız ruhum ben; Ne söyleyeyim şu dünyanın halına; Nerde ne arıyon divâne gönlüm adlı eserler örnek olarak gösterilebilir.
Kafiye düzeni [aaab - cccb - dddb] biçiminde olan koşma tipinin, az da olsa Neşet Ertaş'ın türkülerinde yer aldığı görülür. Bu tip koşmalara; Şad olup gülmedim de eller içinde; O yârın kaşları kara değil mi; Aydost deyince yeri göğü inleten; Dostlara selâmı saldıktan keri; Gitme Leylâ'm gitme yolumuz uzak; Hoş muhabbet güzel olur yârinen; Kan ağlar dideler nem ile geçti; Nedir bu başımda bu sevda nedir dizeleriyle başlayan türküler örnek olarak verilebilir.
Neşet Ertaş'ın türkülerinde çokça rastlanılan yapılardan bağlantılı/kavuştaklı türküler de, kafiye düzeni bakımından çeşitlilik gösterir. Bunlardan biri; birbiri ile kafiyeli üç satırlık bentlerden sonra söylenen, kendi içinde uyaklı iki satırlık bağlantılı koşmalardır. Kafiye düzeni [aaa+bb - ccc+bb - ddd+bb] biçiminde olan bu tip koşmalara; Bütün ahbabları ansın adını; Kar mı yağmış yüce dağlar başına; Anam ağlar başucumda oturur; Aradım derdime çare mi buldum; Cahildim dünyanın rengine kandım (Ahirim sensin); Çoban kavalını dertli çalıyor; Dane dane benleri var yüzünde; Hapishanelere güneş doğmuyor dizeleriyle başlayan türküler örnek olarak verilebilir.
Neşet Ertaş'ın türküleri arasında; Bunca yıldır daldan dala konarsın dizeleriyle başlayan türküsü; [abab+b - cccb+b] biçimindeki ses örgüsü ile ilginç bir yapıda olup bu tipin az görülen örneklerinden biridir. Bu türkü ile benzerlik gösteren; Zaman sana uymaz boşa çalışma dizeleriyle başlayan türkü de [abab+bb - cccb+bb - dddb+bb] biçimindeki kafiye düzeni ile bu tip koşmaların az olan örneklerindendir.
Ses örgüsü yönünden bir başka koşma tipi de; [abab+cc - dddb+cc- eee+cc ...] kafiye düzeni içerisinde görülen örneklerdir. Bir Leylâ misali aşkın çölünden; Dışının güzelliği için kalayı ve Evvelim ahirim gönül güneşim gibi türküler de bu tip bir yapıdadır.
Neşet Ertaş'ın türküleri arasında kafiye düzeni [abcb+d(9) - eeef+d(9)] biçimindeki; Karlı dağlar geçit vermez olunca dizeleri ile başlayan türkü, farklı hece sayısındaki 5. Satırı ile ilginç ve nadir bir örnek oluşturmaktadır.
Başım alıp çıksam bir yüce dağa dizeleri ile başlayan türkü [abcb+deeeb+d] kafiye düzeni ile Neşet Ertaş'ın türküleri arasında az rastlanan bir başka örnek oluşturmaktadır.
Ta küçükten bir aşk düştü özüme dizeleriyle başlayan ve kafiye düzeni [abac+ddd(7-8-8) - eeeb+ddd(7-8-8)] olan türkü ise; gerek ses örgüsü, gerek kafiye düzeni, gerekse hece sayısı ve bağlantı yapısı ile ilginç bir örnektir.
Neşet Ertaş'ın türküleri arasında, özellikle hece sayılarındaki fazlalık nedeniyle değişik bir örnek oluşturan bir diğer koşma örneği; Aşkı kimden aldın sevgiyi kimden dizeleri ile başlayan ve kafiye düzeni [abab +c(13)ccb(11) - dddb+c(13)ccb(11) - eeeb+c(13)ccb(11)] biçiminde olan türküdür.
Neşet Ertaş türkülerinde görülen bir başka ses örgüsü örneği; Terk edeli ceylân şu bizim dağı dizeleri ile başlayan ve kafiye düzeni [abab+cc - dddee+cc - fffgg+cc] biçiminde olan 11'li koşmadır. Şiir 5. satırı ve bağımsız bağlantısı ile az görülen bir örnektir.
Ey garip gönüllüm dertli yoldaşım dizeleri ile başlayan ve kafiye düzeni [abbc+cc(14) - dddc+cc(14) - eeec+cc(14) fffc+cc(14)- gggc+ cc(14) - hhhc+cc(14)] biçiminde olan türkünün şiiri de, 11 heceli dört dizelik bentlere eklenen 14 heceli bağlantılar ile ilginç bir örnek oluşturmaktadır.
Halk türküleri içerisinde, dörtlüğün birinci dizesiyle ikinci dizesinin ve üçüncü dizesiyle dördüncü dizelerinin kendi arasında kafiyeli olduğu (aabb - ccbb ...) düz kafiye yapısındaki türkülere Neşet Ertaş'ın türkülerinde de rastlanır. Bunlardan biri; Gurbet elin gariplerdir yolcusu sözleriyle ile başlayan eserdir.
Neşet Ertaş'ın türkülerinde, 11'li koşmalardan sonra en çok görülen tip, 8 heceli koşmalardır. Çoğunluğu (4+4) duraklı bir yapıda görülen, 8'li koşmaların kafiye örgüsü de genellikle [abab - cccb - dddb] biçimindedir. Bu yapının örnekleri; Allah Allah söyleyelim; Aradım şeytanı buldum; Aldanıp şeytan sözüne; Ayrılığın acısını; Beni eller gibi görme; Çalsın yâr aşkına çalsın; Ey erenler Hak aşkına; Günahım seni sevmek mi; İki büyük nimetim var; Naz eyleme bana n'olur; Öz gönülden yüze gülen; Sakın ol ha insanoğlu; Türlü türlü meyve vardır, dizeleriyle başlayan türkülerde görülebilir.
Kafiye örgüsü bakımından en çok örneği kapsayan yapılardan biri de; [abcb - dddb - eeeb] biçimindeki 8'li koşmalardır. Bu gruba örnek olarak; Arife tarif ne hacet; Bu dünyada yok değilsin; Dinle sana bir sözüm var; İsterim ki bu dünyada; Ne olur sevdiğim bayram; Yazımı kışa çevirdin; Yürü bire yalan dünya dizeleriyle başlayan türküler gösterilebilir.
Neşet Ertaş'ın türkülerinde karşılaşılan 3. tip kafiye örgüsü; [aaab - cccb - dddb] biçimindeki koşmalardır. Aldın aklım bir bakışta; Benim gülüm benim nazlım; Bilmiyorum bana n'oldu; Çarığnan köyünden gelen; Erciyes'ten kar istersin dizeleri ile başlayan türkülerin örnek olarak verilebileceği bu türe ilişkin çokça türkü bulunmaktadır.
Neşet Ertaş'ın türkülerinde kullandığı bağlantı anlayışı nedeniyle, şiirlerin kafiye düzeninde oluşan çeşitlilikler, 8'li koşmalarda da görülür. Sıkça rastlanan ve kendi içerisinde de çeşitlilikler oluşturan bu olgunun bir tipi; kafiye düzeni [abab+cccb - dddb+cccb] olan koşmalardır. 4 satırlık bentlere, 4 satırlık bağlantı eklenerek oluşan bu tipe örnek olarak da; Bunca erler evliyalar dizeleri ile başlayan türkü verilebilir.
Ben başka dert tanımıyom, dizeleri ile başlayan türküsünde Neşet Ertaş, bu yapının 2 satırdan oluşan ve [abab+cc - dddb+cc] biçimindeki bağımsız bir kafiye düzeni olan başka bir örneğini sergiler.
Ah şu yalancı dünyada dizeleriyle başlayan türküde ise, bu yapının tek satırdan oluşan ve [abcb+d - eeeb+d - fffb+d] biçiminde kafiye düzeni olan benzer bir örneği görülür.
Ertaş'ın türkülerinde karşılaşılan bir başka yapı da, 3 satırlık bentlere eklenmiş 2 satırlık bağlantılarla oluşan anlatımlardır. Kendi içerisinde çeşitleri bulunan bu yapıdaki 8'li koşmaların bir tipi; kafiye düzeni [abc+bb - ddd+bb - eee+bb] biçiminde olanlardır. Çok az örneği bulunan bu tip türkülere örnek; Cennete yuvanı kurdun dizeleri ile başlayan türküdür.
Genel yapısı, 3 satırlık bentlere eklenen 2 satırlık bağlantılardan oluşan bu yapının bir başka örneği; kafiye düzeni [aaa+bb - ccc+bb - ddd+bb ...] biçimindeki türkülerdir. Karadır bu bahtım kara dizeleriyle başlayan türkü bu tipin az görülen örneklerinden biridir.
Neşet Ertaş'ın türküleri arasında; Bugün bana bir hâl oldu dizeleri ile başlayan ve kafiye örgüsü [aaaa+bbcb - dddd+eefe - gggg+hhih] biçiminde olan eserin şiiri; gerek genel yapısı, gerek ses örgüsü ile çok az rastlanan bir örnek oluşturmaktadır. Birbirinden bağımsız, yalnızca kendi içerisinde kafiyeli 4 satırlık bentlere eklenen ve aynı biçimde birbirinden bağımsız, yalnızca kendi içerisinde kafiyeli 4 satırlık bağlantılar üzerine kurulu bu türkü, belki de türünün tek örneğidir.
Neşet Ertaş'ın türkülerinde; gerek kafiye örgüsü, gerekse hece sayısı bakımından 8'li koşmalardan bir farkı olmayan, ancak, hece sayısı nedeniyle farklılık gösteren türkülere de rastlanılmaktadır. Bu tip örneklerde görülen; hece sayılarının 8'i geçmediği ve belirli bir sayıya karşılık gelmeyecek biçimde kısalabildiğidir. Neşet Ertaş'ın, gerek anlatım bütünlüğü ve gerekse sözlerin anlamı nedeniyle başvurduğu bu olgu, 6 eserinde görülür.
Neşet Ertaş'ın türkülerinde görülen, 11'li ve 8'li koşmalardan sonra en çok rastlanılan temel yapılardan biri diğeri; 7 hecelilerdir. Ertaş'ın birçok eserinde karşılaşılan 7'li yapılar, gerek kafiye düzeni, gerek söyleyiş özelliği yönünden koşmalar ve maniler olmak üzere ikiye ayrılır.
Halk şiirinde genellikle manilerin ölçü yapısını gösteren 7 hece ile koşma söylemek, Neşet Ertaş'ın zaman zaman başvurduğu, az da olsa bu yönde eserler verdiği şiirsel anlatımının önemli bir yönüdür. Ertaş, kolayca algılanan ve akılda yer tutan mani tekniği içerisine, koşma söyleyişini ve kafiye düzenini yerleştirerek etkili anlatımlar yaratmıştır. Zaman zaman mani ifadesine bürünen bu tip türkülere dayalı yaratımları, onun en çok sevilen eserlerindendir. Ertaş'ın 7'li koşmalarda da tıpkı 11'li ve 8'lilerde olduğu gibi; anlatımı bütünlüğe kavuşturma, sözcüklerin anlaşılırlığını sağlama vb. kaygılarla genel yapının dışına çıkarak hece sayısını çoğaltma ya da eksiltmeye, kafiye düzenini de farklı biçimlendirmeye başvurduğu görülür.
Ertaş'ın dağarcığında az sayıda örneği bulunan 7'li koşmalardan biri; kafiye örgüsü [ab(5)cb(5) - dddb(5) - eee(888)b(5)] tipinde olan ve Yârdan ayrı düşeli dizeleriyle başlayan türküsüdür. Kafiye düzeni ve söyleyiş bakımından tipik koşma olan bu türkü, anlatım gereği başvurulan hece azalımları nedeniyle ilginç bir yapı oluşturmaktadır.
Kafiye örgüsü [ab(8)ab(8) - cccb(8) - dddb(8) - eeeb(8)] olan ve Ertaş'ın havalandırmadığı şiirleri arasında yer alan, Tatlı kelâm eylemeyen dizeleriyle başlayan şiiri, bu yapının farklı bir örneğini oluşturmaktadır. Kafiye düzeni içerisinde (b) dizesine denk gelen satır içerisindeki kıymatını sözcüğü ile hece artımına uğrayarak 8 heceli olan bu satır nedeniyle, genel yapısı bozulan bu örnekteki sorun, müzikle birleşim sırasında çözüme kavuşabilecektir. Çünkü Ertaş'ın el yazısı taslaklarındaki türkülerde var olan bu tür sorunları, ezgiyle sözü birleştirirken giderdiği görülmektedir.
Neşet Ertaş'ın türkülerinde görülen bir başka 7'li koşma örneği; kafiye örgüsü [aaab+cccb - dddb+cccb - eeeb+ cccb] biçiminde olan, Ay gimi yüzler sende ile, O şirin sözlerine dizeleriyle başlayan iki türküsüdür. Aynı ezginin söz yönünden çeşitlemesi olan ve zaman zaman mani anlatımına bürünen bu iki türkü, temelde de birbirinin aynısıdır. Bu eserin zaman içerisinde ezgi yönünden daha da gelişmiş ve farklılıklara kavuşmuş biçimi üzerine söylenmiş olan; Ben bilmem onu beşi dizeleriyle başlayan ve kafiye düzeni [aaab - cccb+dddb - eeeb - fffb+dddb] biçiminde olan türkü, temelde de aynı öz ve anlatım üzerine kuruludur. Neşet Ertaş'ın özgürlükçü icra anlayışı içerisinde, iki kıtadan sonra bağlantı kullandığı bu türkü nadir örneklerden biridir.
Neşet Ertaş, halk şiirinin en küçük şiir biçimi olan mani biçiminde de şiirler söyleyip türküler üretmiştir. Maninin kolay anlaşılırlığı, içten ve sıcak anlatımı yanında, etkileyici özü, onun yaratımlarında tüm çarpıcılığı ile dile gelmiş, eserlerine katmıştır.
Ertaş'ın mani biçimindeki türküleri genel olarak 7 heceli, (3+4) duraklı, kafiye düzeni bakımından da (aaxa) biçimindedir. Bağa gel bostana gel; Al alma boyanır mı; Kaşların kara kara (amanın Leylâ ); Kavuşmak güman oldu gibi birçok eserde bu temel yapıyı görmek olasıdır. Ancak, bu genel biçimin dışına çıkan türküler de vardır. Dağlar başı karl'olur; Sen çiçeksin ben arı; Bu dünyada eğer sen gibi (4+3) duraklı mani örnekleri yanında; az da olsa 8 heceli maniler de bulunmaktadır.
Ertaş'ın, mani türündeki şiirlerinde de; manilerin genel yapısında olduğu gibi, ilk iki dize hazırlık özelliği taşımakta olup uyağı doldurmak ya da temel düşünceye giriş yapmak için söylenir. Asıl anlatılmak istenen duygu ve düşünce, üçüncü dizeden itibaren kendini göstermeye başlar ve tam olarak son dizede ortaya çıkar. Ancak, Ertaş, ilk iki satırdaki sözleri de özenle gözeterek, burada manilerin genelinde olduğu gibi salt dolgu yapmak amacıyla aykırı, sıradan bir şey söylemek yerine, anlamlı söylemler sunmaya çalışır.
Ertaş, mani yapısındaki şiirlerini ezgilendirirken; anlatımı güçlendirmek için çeşitli ifadelere başvurur. Bunlardan biri; bent konundaki maniyi 2, 3 ya da 4 dizeli bir bağlantı ile pekiştirmektir.
İki dizeli bağlantılı manilere, kafiye düzeni [aaba+cc - dded+cc] olan, Dağlar başı karl'olur dizeleriyle başlayan türkü örnek verilebilir. Temeli yapısı 2 dizeli bağlantılı mani olan, Kayfeyi kavuranlar dizeleriyle başlayan ve kafiye düzeni [aaba+cc(12-12) - dded+cc(12-12)] biçiminde olan türkü, bağlantı bölümündeki iki dizenin hece sayısındaki fazlalık nedeniyle karma yapıda olup az bulunan bir örnektir.
Ertaş'ın, bağlantılı maniler içeren eserleri içerisinde, 3 dizeden oluşan bağlantılı örnekler de vardır. Sen çiçeksin ben arı dizeleriyle başlayan ve kafiye düzeni [aaba(7777)+ccc(11-11-12) - dded(7777)+ ccc(11-11-12)] biçiminde olan türkü, 7'li bentlere bağlanan 11'li bağlantılar (3. satırı 12 dizeli) ile karma yapıdaki eser, Ertaş'ın renkli söyleyişini ortaya koyan az sayıdaki örneklerden biridir.
Ertaş'ın bağlantılı maniler içeren eserleri içerisinde, bağlantı bölümü 4 dizeden oluşan örnekler azımsanmayacak bir sayıdadır. Kafiye düzeni [aaba+ccdc - eefe+ccdc - ...] biçiminde olan bu tip manilere, Al yanak allanıyor; Ayva turunç narım var; Gel bana güle güle; Kaşların karasına; Sevda olmasaydı gibi türküler örnek olarak verilebilir.
4 dizeli bağlantılar içeren eserler arasında; kafiye düzeni, [aaba+cded(6575) - ffgf+cded(6575)] biçiminde olan ve Bu dünyada eğer sen dizeleriyle başlayan türkü, anlatım gereği, bağlantı bölümünde gelişen hece sayılarındaki azalma ve ses örgüsü ile az rastlanır bir örnek oluşturmaktadır.
Neşet Ertaş'ın türküleri arasında, az da olsa 8 heceli maniler de bulunmaktadır. Bu tip manilerin kafiye düzeni klâsik yapıda olup tek fark hece sayısında fazlalıktır. Kafiye düzeni [aaba - ccdc - eefe] biçiminde olan manilere; Yâre gidem yâre gidem ; Yüce dağlar yüce dağlar adlı türküler örnek olarak verilebilir.
Ertaş'ın sözel yaratımlarında, 7'li ve 8'li yapıların birlikte kullanıldığı karma yapılı maniler de vardır. Bülbül benim güller benim dizeleriyle başlayan ve kafiye düzeni [aaab(8887) - cccd(8887)] olan ve Ertaş'ın havalandırmadığı türküsü bu konunun örneğidir. Bu konudaki bir başka örnek de; O kız mektepten gelirdi dizeleriyle başlayan ve kafiye düzeni [abab(8787)+ccdc(6676) - ee(77)+ffgf(7777)] biçiminde olan türküdür. Bu türkü, kafiye düzeni ve gerek satır sayısı gerekse hece sayısı bakımından seyrek rastlanan bir örnektir.
Neşet Ertaş'ın türküleri arasında, 11 heceli mani örnekleri de bulunmaktadır. Kafiye örgüsü [aaba - ccdc] olan ve Baharı görmedim yazımdan oldum dizeleri ile başlayan türkü, bu konuda az rastlanan örneklerindendir.
11 heceli bir başka mani örneği de; kafiye düzeni, [aaba+cc(13) - dded+ff(13)] biçiminde olan, Garip bülbül gül dalında ünlesin dizeleriyle başlayan türküdür. Gerek kafiye düzeni, gerek 11'li bentler ve gerekse 13'lü bağlantılardan oluşan yapısı ile ender görülen örneklerden biridir.
Neşet Ertaş'ın türküleri arasında, koşma ve manilerin iç içe kullanıldığı karma yapılar da vardır. Bu tip örneklerden biri; 7 heceli bir dörtlük koşmaya eklenen, 3 tane maninin birleşmesiyle oluşan ve kafiye düzeni [abcb - dded - ffgf - hhih] biçiminde olan, Hasret düştü gönlüme dizeleriyle başlayan türküdür.
Bir başka karma yapı örneği ise; 8 heceli 1 dörtlük koşma, 1 tane mani ve yine 1 dörtlük koşmanın birleşmesinden oluşan ve kafiye düzeni [aaab - bbcb - dddb] biçiminde olan, Aman dünya ne dar imiş dizeleriyle başlayan türküdür.
Bu türün bir diğer örneği; 8 heceli koşma ve manilerin birleşmesiyle oluşan ve kafiye düzeni, [abab+c(8)c(7)d(6)c(8) - eeeb+ c(8)c(7)d(6)c(8)] biçiminde olan, Tatlı dile güler yüze doyulur mu dizeleri ile başlayan türküdür.
Karma yapıların bir başka örneği; 8 ve 11 heceli dizlerin birleşmesiyle oluşan, koşma ve 8 heceli iki maninin birleşmesinden oluşan, kafiye düzeni a(8)b(11)c(11)b(11) - dded(8888) - ffef(8888) biçiminde olan, Yaraladı bu aşk beni dizeleriyle başlayan türküdür.
Bir başka karma yapı örneği; 11 heceli bir dörtlük koşmaya bağlantı olarak eklenen 7 ve 8 heceli satırların birleşmesinden oluşan bir maninin birleşimiyle elde edilen yapının hiç değişmeden birkaç kez yinelenmesiyle oluşan, kafiye düzeni; [aaab+c(10)+dded(7787)- fffb+c(10)+gghg(7777) - iiib+c(10)+jjkk(7777)] biçiminde olan, Çiçekdağı derler çok gezdim gördüm dizeleriyle başlayan türküdür.
Neşet Ertaş'ın türkülerinde yer alan karma yapılara bir başka örnek de; 11 heceli koşma ve manilerin bir araya gelmesiyle oluşan, kafiye düzeni, [abab - cccb+dded(8778)+f(8) - gggb - hhhb+dded(8778)+f(8)] biçiminde olan, Ey garip gönüllüm kara kaderlim dizeleri ile başlayan türküdür.
Neşet Ertaş'ın türkülerinde, dizelerin cinaslı uyaklarla kurulduğu cinaslı/kesik mani ve artık mani gibi çeşitler yoktur. Neşet Ertaş, her ne kadar, Yaraladı bu aşk beni dizeleri ile başlayan uzun havası için, hoyrat deyimini kullansa da; bu türkü, hoyratların şiir yapısı olan cinaslı mani yapısında değildir.
Neşet Ertaş türkülerinin genel yapısını oluşturan 11'li, 8'li ve 7'li türküler yanında, seyrek de olsa, farklı hece sayısına sahip örnekler de bulunmaktadır. Ancak bunların bazıları, tıpkı kafiye düzeni [abab - cccb - dddb] biçiminde olan, Şu garip hâlimden bilen şiveli nazlım dizeleri ile başlayan türküdeki gibi bütünlüklü bir 13'lü koşma örneği olduğu gibi, kimi zaman da farklı hece sayısındaki şiirlerle birleşerek bir bütün oluşturan karma yapılarda karşımıza çıkar.
Neşet Ertaş'ın icrasında, dil ve müzik birleşimindeki uyumsuzluktan kaynaklı olarak, açık ve kapalı hecelerin doğal yapısına aykırı biçimde seslendirilmeleri, sözcüklerin bölünmesi vb. çeşitli sorunlar içeren prozodi hataları bulmak zordur. Bu durum; Ertaş'ın, dili iyi bilmesi ve dile hâkim olması ile müziğe aktarırken konuşma dilindeki fonasyon özelliklerine bağlı kalması, dilin doğasını koruyarak yabancılaşma ve abartıdan uzak durmasından kaynaklanmaktadır. Ancak, az olsa; Neşet Ertaş'ın icralarında ve kimi eserlerinde, prozodi hataları ile karşılaşılır. Bunlar genellikle, kısa hecelerin gereğinden fazla uzatılması, sözcüğün, yapılan bekleme ya da kullanılan bir ezgi ile bölünerek iki parça halinde okunması biçimindedir. Örneğin; Neşet Ertaş, Baharda gül, gül baharda ne güzel dizesini okurken, kullandığı müziğin yapısı gereği, Baharda gül, gül ba... ...harda ne güzel biçiminde uzatarak seslendirir. Sözcüğün yanlış yerden bölünüp bir sonraki vurgunun da yanlış yere uygulanması, genellikle sözcüğün ezgi ile ikiye bölündüğü parçalı okuyuşlarda bulunmaktadır. Bir başka örnekte Ertaş; Dağlar dağladı beni dizesini, icrada; Dağlar dağla... -saz ezgisi- ...dı beni biçiminde, ya da bir başka eserde; Bu zindanda ölecağım gardiyan dizesini, Bu zindan-da öle... -saz ezgisi- ...cağım gardiyan biçiminde bölerek okur.
Bu durumun iki temel nedeni vardır. Bunlardan biri; öncelikle halk sanatçılarında teoriye dayalı bir prozodi bilgisinin olmaması, yalnızca dilin doğal dokusu ve fonasyonunu izleyerek seslendirmeleri nedeniyle, aslında bu konuya çok da önem vermemeleri; ikincisi de şiir ile kullanılan ezginin duraklarının birbiriyle örtüşmemesi anlamına gelen durak sorunudur. Neşet Ertaş’ta benzer bir biçimde, az da olsa görülen prozodi hatalarının nedeni de; doğal icra içerisinde prozodi yönünde kendini zorlamaması, durak sorunları nedeniyle sözcükleri bölerek okumasıdır.
Neşet Ertaş, sözel yaratımlarının genellikle son dörtlüğünde, mahlâs olarak kullandığı Garip, Kul Garip ya da Garip Kul mahlâsını tapşırır. Az da olsa, mahlâsın, diğer kıtalarda yer aldığı da görülür.
Kaynak Site: www.turkudostlari.net





