HPG'nin alıkoyduğu polisin eşi: 'Eğer barış gelmeyecekse eşim de gelmesin'

28 Temmuz günü Diyarbakır-Bingöl yolunda kimlik kontrolü yapan HPG'liler tarafından alıkonulan polis Sedat Yabalak'ın eşi Burcu Yabalak, "Barış gelmezse eşim de gelmesin. Eşimin, polislerin, askerlerin gelmesi değil, savaşın bitmesi gerekli" dedi. Yabalak, eşi götürüldüğünde araçtan indiğini ve "Eşime zarar gelecek mi" diye sorduğu gerillaların ise, "Eşine zarar gelmeyecek" dediğini ve bunun üzerine rahatladığını da söyledi.

DİHA'dan Deniz Nazlım ve Semra Turan'a konuşan Burcu Yabalak, 4 yıldır polislik yapan eşinin aslında Sosyal Bilimler Öğretmenliği bölümünden mezun olduğunu ve polis değil, öğretmen olmak istediğini anlatırken, eşi için "Atanamayan öğretmenler kurbanı" dedi.

Memleketleri Erzurum'dan görev yerleri Urfa'ya dönerken eşinin alıkonulduğunu söyleyen Yabalak, olay anında HPG'lilerle ile girdiği diyalogu şöyle anlattı:

"Bir anda önümüz kesildi. Tabi ben daha önce böyle bir olayla karşılaşmadığım için şoktaydım. Eşimin polis olduğunu anlayınca arabadan eşimi aldılar. Ben de arka koltukta çocuklarımla oturuyordum ve bir anda indim zaten. Kendileriyle konuşmak istedim. Tek bir soru sordum, 'Eşime zarar verecek misiniz?' 'Hayır, vermeyeceğiz' dediler. Bu bile beni rahatlatıyor. Sonra eşimi alıp götürdüler, beni ve çocuklarımı bıraktılar. Hiç zarar vermediler. Kötü davranmadılar. Sonra karakola gittim. İki saat sonra eşim gelecek sandım ama iki ay oldu hala bekliyorum."

Geçtiğimiz günlerde PKK tarafından bırakılan ve polis Yabalak ile aynı yerde tutulan 20 gümrük memuruyla görüşme şansı bulduğunu belirten Yabalak, memurların eşinin sağlının iyi olduğunu, kendisine bir zarar verilmeyeceğini ve soruşturma süreci sonrası eşinin serbest bırakılacağı yönünde bilgi verildiğini aktarırken; "Zaten memurların söylemesine gerek yok ki. Herkes 'Sağlığından endişe etmeyin' diyor. Emniyet, bakanlar... Herkes. Sağ salim dönecekmiş," dedi.

'TÜRK BAYRAĞINA SARILI TABUTU GÖRMEK İSTEMİYORUM'

"En azından yaşadığını biliyorum" diyen Yabalak, eşinin Türk bayrağına sarılı tabutunu görmek istemediğini de belirterek, "Bayrak tabutlara layık değil" dedi.

'ÇOCUKLARIM SAVAŞ RESMİ ÇİZİYOR'

Yabalak, yaşları 1, 7 ve 13 olan 3 çocuğunun olduğunu ve 7 yaşındaki erkek çocuğu Muhammed'in içinde helikopterler, bomba atan uçaklar, Türk bayrağına sarılı tabutların olduğu bir resim çizdiğini anlatırken; "Soruyorum oğluma niye bunları çizdiğini 'Anne güzel olan bir şey mi var' diyor," dediğini de belirtti. "7 yaşındaki bir çocuk böyle resimler mi yapması gerekiyor yoksa çiçekler içinde boğuş boğuş olan çocukların resmini mi?" diye soran Yabalak, 13 yaşındaki Eymen adlı kız çocuğunun da yaşananlara konuşmayarak tepki verdiğini söyledi.

'BİZİM ACIMIZI YAŞASINLAR YER YERİNDEN OYNAR'

Yabalak, içinde bulunduğu durumu, "Düşmanım bile yaşamasın. Allah kimseye yaşatarak öğretmesin" sözleriyle anlatırken şunları dile getirdi:

"Kim mutlu savaştan? Güneydoğu'da o kadar şey oluyor kim mutlu? İnsanlar evlerinde yuvalarında şimdi bayram hazırlığı yapması gerekirken duvardaki kurşun izlerini kapatmaya çalışıyorlar. Ben herkes için çok üzülüyorum herkesi çok iyi anlıyorum. Cumhurbaşkanı olsun, başbakan olsun ya da her hangi bir insan sadece bir an benimle bu acıyı yaşasın o zaman yer yerinden oyar."

'GÖZYAŞININ İKİ AYRI RENGİ OLUR MU?'

Yabalak, medyanın eşi ve diğer alıkonulan asker ve polislere ilişkin kısa haberler verdiğini ve ardından olayın üstünün kapatıldığını da belirtirken, "Ben unutuldum. 2 saniye verdiler geçtiler" diyerek de medyaya tepki gösterdi:

"Güneydoğu'da anneler eylem yaptı. Önlerine tabut geldi. Biri Türk bayrağına sarılı biri kendi bayraklarına. İkisi de ağlıyor. İkisinin gözünden akan yaşın biri kırmızı, biri siyah mı? Aynı. O ağlıyor, ben de ağlıyorum. Çünkü o da ben de anneyim, eşim. O kadar kadın kocasız, evlat babasız kaldı ki lütfen iki saniye yayınlayıp unutulmayalım."

"EŞİM GELMESİN, 'BARIŞ' GELMEYECEKSE"

Belki eşine kavuşacağını ancak bu savaşın artık son bulmasını istediğini belirten Yabalak, duygularını şöyle dile getirdi:

"Ben Sedat geldi diye mutlu olmayacağım ki. Ben barışın olmasını istiyorum tek istediğim o. Eşimin gelmesi de değil. Eşim gelmesin, eğer barış gelmeyecekse. Benim gözüm yine arkada kalacak. Eşimin, polislerin askerlerin gelmesi değil savaşın bitmesini gerekiyor. Gözyaşı dökmekle hiçbir şey çözülmüyor."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
dimitri 1 yıl önce

bu kadincaazi niye ak partili veya diger harp sevdalilari göstermiyo demek insanlarin cani da politika gerisi teferruat.