Van hem donuyor, hem yanıyor

En büyük korkuları ısınmaya çalışırken yanmak. Hava sıcaklığı ise eksi 9 derecelerde seyrediyor. İki büyük depremden kurtuldular fakat şimdi çadır yangınlarıyla mücadele ediyorlar. Çadırda yaşam gittikçe zorlaşıyor.

Van'da karın kalınlığı kent merkezinde 20 santimetreye ulaşırken, hava sıcaklığı ise eksi 9 derecelerde seyrediyor. Son kar yağışıyla kent genelinde 171 köy yolu ulaşıma kapandı.

Soğuk hava şüphesiz en çok çadır kentlerde hayatını sürdüren binlerce depremzedeyi vuruyor.

KARDA KAYBOLAN ÇADIRLAR…

Belediye ekiplerinden önce uyanan depremzedeler, sabahın ilk saatleriyle birlikte çadırların üzerinde ve önünde biriken karları temizliyor. Havaların da soğumasıyla hayat şartlarının daha da zorlaştığını belirten Vanlılar, yetkililere bir kez daha sesleniyor:

“Çadırda elektrikle ısınıyoruz. Çadırda ısınmak zaten zorken elektrikler kesildiğinde donuyoruz. Çocuklarımız hasta, perişan olduk.”

Depremin ve buz gibi soğuğun dışında bir diğer korkuları var, o da çadır yangınları. Soğuktan donmamak için ısınmaya çalışırken yangında ölme korkusu yaşayan depremzedeler “Hangisi daha iyi; yanarak ölmek mi, donarak ölmek mi? Siz söyleyin?” diyorlar.

Van’ı 7.2 ile vuran 23 Ekim’deki depremin ardından 107 gün geçmesine karşın, 70 bin yurttaş hala çadırda. Konteynırlarda ise altyapı sorunları çözülmedi. Yıkıma neden olan 7.2 ve 5.6 büyüklüğündeki depremlerin ardından hayat ise bir türlü normale dönmüyor. 2 Ocak’ta eğitim öğretimin başlamasının ardından kente dönen birçok öğretmenin barınma sorunu sürüyor.

ÖĞRETMENLERE VERİLEN SÖZ TUTULMADI!

Bunlardan biri de çadırda hayat mücadelesi verenlerden öğretmen Zehra ve Nihat Sarı çifti. 2 Ocak’ta okullarda eğitim öğretim yeniden başlarken barınma sorununun bir haftada çözüleceği sözünü alan çift, geçici yerleştirildikleri okul bahçesindeki çadırda 6 yaşındaki üçüzleri ve 4 yaşındaki kızlarıyla yaşamak zorunda kalmış.

Depremde evi ağır hasar gören 11 yıllık rehber öğretmen Nihat Sarı, okulların açılması ile birlikte sınıf öğretmeni olan eşi Zehra Sarı ve çocuklarını alarak Van’a geldi. 6 kişilik Sarı ailesi, İskele Caddesi’nde bulunan ve yıkılan Atatürk Lisesi’nin bahçesinde kurulan çadıra yerleşti.

Öğretmen Nihat Sarı, çadıra yerleştirildikten sonra kendilerine bir hafta içinde barınma sorunun çözüleceğinin söylendiğini ama sorunun hâlâ aşılamadığını, birçok meslektaşının da aynı durumda olduğunu ifade etti. Çadırda kaldıkları için bakıcı da bulamadıklarını söyleyen Nihat öğretmen dertleri bitmek bilmiyor:

“Tuvalet ve banyo sorunu da yaşıyoruz. 4 çocuğu gece yarısı tuvalete götürmek çok zor oluyor. Taşıma suyla ancak yumurta kırıyoruz veya lokantadan yemek getirmek zorunda kalıyoruz. Okulun enkaz kaldırma çalışmaları sırasında da fareler çadıra girmeye başladı. Havalar çok soğuk ve çocuklarımın hastalanmasından korkuyorum. Çok zor durumdayız”

127 YANGIN; 11 ÖLÜ…

Dert yanan bir başkası ise Van Kadın Derneği’nden sosyolog Aylin Çelik. Elektrik kesintilerinde insanların donduğunu söyleyen Çelik “Biz gönüllülerle bir konteynırda kalıyorduk. Bir gece hiç gelmedi elektrik. Uyku tulumlarımıza rağmen sabah elimiz ayağımız morarmış, konteynırın camı buz tutmuştu” dedi.

Çadırlarda ısınmak için yakılan sobalar nedeniyle ise şimdiye kadar 127 yangın çıktı. Bu yangınlarda çoğu çocuk 11 kişi yaşamını yitirdi. Kısacası Van’da elektrik gelse bir türlü, gelmezse başka türlü. Deprem mi, soğuk mu, yangınlar mı? Van şimdi bir yangın yerinden farksız değil… (anf)

Anahtar Kelimeler:
Van Hem DonuyorHem Yanıyor
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.