10 Şubat 2013 Pazar 01:50
Solin için Bakan Şahin devrede

Cizre Belediye Başkan yardımcısı, KCK davası tutuklularından Hanım Onur'un lösemi hastası kızı Solin'in tedavisi için Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin bizzat devreye girdi.

5 yaşındaki Solin için sosyal medyada başlatılan kampanyayı gören Bakan Şahin, Mardin Valisi'ni arayarak, Solin'in durumu hakkında bilgi aldı. Solin'in ağabeyi Mirhat'ın da epilepsi hastası olduğunu öğrenen Fatma Şahin, Vali'ye iki kardeşin tedavileri için "ne gerekirse yapılması, gerekirse tedavi için Ankara'ya getirilmeleri" talimatı verdi.

Bunun üzerine, anneleri Hanım Onur'un tutuklu, babalarının ise kayıp olduğu Solin ve Mirhat'ın bakımını üstlenen aile bireyleri ile temasa geçildi. Şimdi Onur kardeşlerin tedavi için Ankara'ya getirilmeleri için ailenin onayı bekleniyor.

KCK davasından 2011 Eylül ayında gözaltına alınıp tutuklanan BDP'li Cizre Belediye Başkan Yardımcısı Hanım Onur'un, lösemi hastası 5 yaşındaki kızı Solin ve epilepsi hastası 7 yaşındaki oğlu Mirhat'a kavuşması için imza kampanyası başlatılmıştı.

Solin'in tedavisinin yapılabilmesi için "Solin ölmesin" sloganıyla imza kampanyası başlatıldı.

http://imza.la/solin-olmesin sitesinde başlatılan kampanyada, "Adalet Bakanı olmak üzere tüm sorumluları ve vicdan sahibi herkesi Hanım Onur’un, çocuklarının özel durumu nedeniyle tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılması için duyarlı olmaya çağırıyoruz" denildi.

Uygulanan tedavinin cevap vermediği Solin, yanında olmadığı için annesine küsmüş, kimseyle konuşmuyordu. Solin'in babası da aynı dava kapsamında firari sanık konumunda.

Hanım Onur'un avukatları, Solin ve Mirhat'ın durumlarının gözönünde bulundurularak müvekkilinin tutuksuz yargılanmasını istemiş ancak bu talep mahkemece reddedilmişti.

Onur ailesinin dramı, Eylül 2011’de BDP’li belediyelere yönelik sürdürülen KCK operasyonları ile başladı. Belediye Başkan Yardımcısı olan anne Hanım Onur, evlerine yapılan operasyon sonucu gözaltına alındı, ardından tutuklandı. Esnaf olan baba Murat ise arandığı için kayıplara karışırken, ikisi de hasta olan çocukları ortada kaldı.

Çocuklara bakmak için Hanım Onur’un annesi Ayşe ve babası Cemal Yural, Mersin’den Cizre’ye geldi. Anne özlemi ile yanıp tutuşan 5 yaşındaki Solin’in Diyarbakır Cezaevi’nde yatan annesi ile açık görüş yapmasına savcılık tarafından izin verilmedi. Solin, 1 yıl sonra lösemiye yakalandı. Bu sırada Mardin Cezaevi’ne sevk edilen annesi ile burada açık görüş yapma imkânı buldu.

GÖRÜŞTE FENALAŞTI

8 yaşındaki ağabeyi Mirhat, epilepsi hastası olmasına rağmen derslerinde büyük başarı gösterince iki sınıf birden atlatılarak 4. sınıfa alındı. Solin, son olarak geçtiğimiz hafta annesi ile görüştüğü sırada fenalaştı. Kanama geçirmesi üzerine Diyarbakır’da tedaviye alındı. Anneanne Ayşe Yural, doktorların çabası sonucu Solin’in kanamasının durduğunu, tedavinin Adana’da tam donanımlı onkolojji hastanesinde devam edeceğini söyledi. Ayşe Yural’ın anlattığına göre çok düşkün olduğu annesi tutuklanınca önce psikolojisi bozulan Solin, ardından lösemiye yakalanmış. Annesinin tutukluluğunun ilk günlerinde içine kapanan Solin, bir süre sonra annesine olan özlemini her yerde dile getirir olmuş. Anneanne Ayşe Yural, Solin’deki değişikliği şöyle anlattı:

HASTALIK VE ÖZLEM

“Solin’in hastalığı ile yıkıldık. Torunum Mirhat epilepsi ile boğuşurken Solin’in hastalığının gelmesi bizi çok yıprattı. Hastalık bir taraftan, anne özlemi bir taraftan, çocuklar annesini, babasını arıyor. İlla ki anneyi. Ne yapacağımızı şaşırdık. Solin’in iyi bir tedavi görmesi gerekiyor ama ‘illa annem’ diyor. Önceleri sessizliğini koruyordu, bir süre sonra farklı hareketlere girdi. Psikoloğa götürdük, annenin yokluğunun etkisi olduğunu söylediler. Zaman zaman psikoloğa görünmesi gerektiğini belirttiler. 15 günde bir psikoloğa gidiyoruz. Parmak kadar çocuk kendinden beklenmeyen sözleri sarfediyor. Ağabeyi Mirhat’ı çağırıp, ‘Niye su kadar bahtsız çocuklarız, bak bizim annemiz yok. Herkesin babası var, bizim yok’ diyor. Yaramazlığına kızdığımız zaman, ‘Niye böyle yapıyorsunuz, annemiz olsaydı bunu yapabilir miydiniz’ diyor. Arada bir ağlıyor. Bazen annesine şarkı söylüyor, mektup yazıyor. Bizden habersiz annesine ulaştırmak için komşu kıza mektup yazdırmış. Getirdi, ‘Anneme gönderin’ dedi. Her gördüğü kişiye, ‘Annem cezaevinde, biliyor musun’ diyor. Teyzesinin kızına ‘Annem yok, babam yok; keşke senin de annen, baban ölseydi’ demiş. Böyle giderse Solin ‘anne’ diye diye ölecek.”

‘AMCALAR BIRAKMIYOR’

Hastalığının kritik dönemlerinde ve kanama sırasında annesini sayıklayan Solin’e, “En çok neyi istiyorsun?” diye soruyoruz, tereddütsüz yanıt veriyor:

“Annemi çok özledim. Annem dışarı çıksın. Burnumdan kan geldi. Her gece ağlıyorum, annem gelecek diye bekliyorum. Annemle cezaevinde görüşüyorum, ‘Bırakın birlikte evimize gidelim’ diyorum ama amcalar bırakmıyor. Annemi istiyorum.”

ANNESİNE ŞARKI YAZDI

Onur ailesi, bir yandan Solin’in durumuna ağlarken diğer yandan 8 yaşındaki ağabeyi Mirhat’ın epilepsi hastalığı ile çaresiz durumda. Hasta olmasına rağmen derslerini aksatmayan Mirhat, kendi durumuna değil Solin’in durumuna üzüldüğünü söylüyor. “Kardeşim çok hasta. Annem Solin’in gece rüyasına geliyor. ‘Güzel kızım neredesin’ diyormuş. Annemi özlediği için teyzeme ‘anne’ diye sarılıyor” diye konuştu. Mirhat, annesine özlemini onun için yazdığı şarkı ile ifade ediyor.

DİRENEBİLECEK Mİ?

23 Ocak’taki duruşmasına kızının hastaneden kendisini görmeye geleceğini bildiği için gitmeyen anne Hanım Onur, avukatların tutuksuz yargılanması için mahkemeye gerekli belgeleri sunmasına rağmen tahliye edilmemiş. Aile, Solin’le annesinin rahat görüşme yapabilmesi için savcılığa yaptıkları başvurudan da olumlu sonuç alamamış. Avukatlar Solin’in annesine kavuşması için 6 Mart’ta yapılacak duruşmada da tahliye taleplerini yenileyecek. Solin annesine kavuşmak için bakalım o tarihe kadar direnebilecek mi? (Milliyet/Gazeteport)

Son Güncelleme: 11.02.2013 11:45
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Yorumlardan doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderene aittir.