Pomaklar da dillerine sahip çıktı

UNESCO tarafından, 2000 yılından bu yana linguistik ve kültürel çeşitliliği ve çok dilliliği desteklemek amacı ile ilan edilen “21 Şubat Uluslararası Anadil Günü” vesilesiyle, Türkiye halklarının çok kültürlü, çok sesli, çok renkli yapısına ve farklılıklarıyla, zenginlikleriyle bir arada yaşama iradesi ve şiarına bir katkı da Pomaklardan geldi.

Türkiye ve dünya Pomaklarının demokratik örgütlenmesini gerçekleştirmek, “Yüzyılı aşkın süredir üzerlerine serpilmiş ölü toprağını atmak” amacıyla ve kendi öz örgütlülüklerine duydukları güvenle, anadilleri Pomakçanın, Pomak kültür ve kimliğinin yok olmaya yüz tutmasına karşı tarihsel bir müdahalede bulunduklarını ve bu anlamlı günde bir araya geldiklerini ifade eden Demokrat Pomaklar Platformu’nca 20 Şubat 2011 tarihinde, İstanbul Mecidiyeköy’ de bir basın açıklaması gerçekleştirildi.

Açıklamada, Günümüzde sadece Türkiye topraklarında 4 Milyona yakın Pomak’ın yaşadığını, fakat Pomakların yüzyıllardır yok sayıldığını, bunun sonucu olarak da Pomak kimliği, dili ve kültürünün yok olmaya yüz tuttuğunu, hatta yer yer yok olduğunu, buna karşın Pomakça’nın varlığını sürdürmesi ve yok olma tehlikesinden kurtarılabilmesi için, herhangi bir dilin ihtiyaç duyduğu azami yaşam ortamının oluşturulması amacıyla örgütlenme çalışmalarını hızla sürdürmekte ve en doğal hakları olan demokratik kurumlarını oluşturmaya başladıklarını vurgulayan Demokrat Pomaklar Platformu, seslerini ve taleplerini duyurmak amacıyla bir imza kampanyası başlattıklarını duyurdu.

Basın açıklaması metni aşağıda yer almaktadır. İmza kampanyası metnine http://www.ipetitions.com/petition/pomak/ linkinden ulaşılıp destek sunulabilir.

BASINA VE KAMUOYUNA

Sevgili Pomaklar ve Pomak dostları,

Bizler burada, Pomak halkının bireyleri olarak, 2000 yıllık tarihimizden güç alarak, 100 yıldan fazla süredir yaşadığımız bu topraklarda varlığımızı, sesimizi duyurma amacıyla bir araya gelmiş bulunuyoruz. Yüzyılı aşkın süredir üzerimize serpilmiş olan ölü toprağını atmak amacındayız.

Bizler zor olan bu görevi yerine getirmekten dolayı mutlu ve onurluyuz. Sizlere de böyle bir günde bizi yalnız bırakmamış olmanızdan dolayı sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz.

Maalesef yaşadığımız ülkeleri yönetenler, Pomakları yüzyıllardır yok saymış, bunun sonucu olarak da günümüzde Pomak kimliği, dili ve kültürü yok olmaya yüz tutmuş, yer yer yok olmuştur.

Bizler bulunduğumuz yerlerde, onurumuz ve kimliğimizle birer Pomak olarak yaşamak, dilimizi, kültürümüzü serbestçe ifade etmek istiyoruz.

Yüzyıllardan beri bölgemizde ulus yaratma sevdasında olan ulus-devletçi ideolojiler, asimilasyoncu politikalarıyla Pomak halkının kimliği ve dilini yok saymış, bundan kaynaklı olarak kimi ülkelerde dilimiz yasaklanarak kullanılması suç sayılmış, kültürümüz inkâr edilmiş ve daha pek çok temel insani haktan yoksun bırakılmış durumdayız.

Bizler anadilimiz Pomakça’ nın, kültürümüzün ve kimliğimizin yok olmasını istemiyoruz.

Pomakça’ nın varlığını sürdürmesi ve yok olma tehlikesinden kurtarılabilmesi için, herhangi bir dilin ihtiyaç duyduğu azami yaşam ortamının oluşturulması gerekir. Bizler bu amaçla örgütlenme çalışmalarımızı hızla sürdürmekte ve en doğal hak olan demokratik kurumlarımızı oluşturmaya başlamaktayız.

Bu çabalarımızın boşa gitmeyeceğine olan inancımız tamdır. Aynı zamanda bu var olma mücadelemizde bizleri, duyarlı tüm Pomak dostlarının da yalnız bırakmayacağına inanıyoruz. Bir bahçede tek bir çiçek olmaz. Anadolu gibi halklar bahçesinin, halklar mezarlığına dönüşmemesi için bizde varız diyoruz.

Bu açıklamada altını çizmek istediğimiz en önemli hususlardan biri de; bu çalışmalarımızın  hiçbir siyasi odağın güdümünde olmadığı ve sivil, demokratik ve barışçıl hak arama sürecini benimsediğimizdir.

Pomakların var oluş taleplerini, dilini ve kültürünü yaşatma kararlılığında olduğunu açıkça beyan etmesi, mevcut sınırları sorgulamayan ve tüm demokratik ülkelerin vatandaşlarının  yapabileceği ve sahip olduğu temel insani bir haktır. Pomak halkının da bu haklarını kullanması/savunması en doğal davranışıdır.

Bizler diline, kültürüne ve kimliğine sahip çıkan Pomaklar olarak, yüzyıllardır var olan sessizliğe bir çığlık, sindirilmişliğe bir direnç olabilmek için yaşadığımız devletlerin ilgili mercilerine ve çeşitli uluslararası komisyonlara aktarılmak üzere, dilimizi ve kültürümüzü yaşatma kararlığında olduğumuzu belirten, tüm ülkelerdeki Pomakların katılabileceği bir uluslararası imza kampanyasını başlattığımızı da Pomak halkına ve kamuoyuna duyurmaktan mutluluk duymaktayız.

Bu  çalışmalarımızın Pomak halkına yeni bir ses, yeni bir soluk olmasını diliyoruz.

Yaşadığımız her topluma gösterdiğimiz saygı kadar, bizlerin de kimliğine, diline ve kültürüne aynı saygının gösterilmesini istiyoruz.

Dilini, kültürünü ve kimliğini yaşamak ve yaşatmak isteyen tüm Pomak halkını bu çalışmalarımız ve başlattığımız imza kampanyası etrafında kenetlenmeye davet ediyoruz.

Unutmayın siz olmadan bir eksik kalacağız, eksik kaldıkça yok olacağız.

Demokrat Pomaklar Platformu

 

DEMOKRAT HABER / BARIŞ DİRİK

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Pomak Marcos 6 yıl önce

Bundan böyle hiç kimse hariçten gazel okumasın.Bu zamana kadar olan suskunluğumuz asaletimizden ve yiğitliğimizdendir.Bizler de bu ülkenin kurucu unsurlarındanız.Anadolu halk bahçesinin bir üyesi, çiçeğiyiz.Anadolu'da hiç bir çiçeğin yok olmasına,solmasına gönlümüz razı olmaz.Bizi inkar edenler,görmezden gelenler,bizi bir yerlere yamamaya çalışanlara bir çift sözümüz var.Bizler yaşadığımız ülkeler de ne o,ne buyuz,bizler öz be öz Pomak halkıyız bu böyle biline.Bizler bu ülkede özgür,eşit ve demokratik bir ortamda,en insani hakkımız olan dilimizi,kimliğimizi,kültürümüzü özgürce yaşamak istiyoruz.Yok olmaya yüz tutmuş dilimizi ve kültürümüzü yaşamak ve yaşatmak en insani hakkımızdır.Nefret söylemine,asimilasyona,ötekileştirmeye,ırkçılığa şiddetle karşı çıkıyoruz.Bu ülke kimsenin babasının çiftliği değildir.Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bu ülkede yaşayan tüm halkların ortak vatanıdır.Biz bu ülkede herkesin birinci sınıf yurttaş olarak yaşamasını istiyoruz.Farklılıklarımız zenginliğimizdir.