Pomaklar: Bulgaristan’da Bulgar, Türkiye’de Türk!

İsveç’te yaşayan Pomak Enstitüsü Başkanı İbrahim Kenar; “Cumhuriyete kadar Osmanlı Pomaklara çok iyi davrandı. Osmanlı toplumu, Pomakmışız, Boşnakmışız ya da Çingene imişiz hiç aldırmadı. Bizim “büyük felaket”imizin ilk perdesi Osmanlı-Rus savaşı ile başlarken, ikinci ve son perdesi de Cumhuriyet ile başladı” diyor.

Yusuf Han Kardelen / Mili Gazete

İbrahim Kenar, Pomak Enstitüsü Başkanı. Şu anda İsveç’te yaşıyor. Dedeleri Bulgaristan’ın Lofça bölgesinden soykırım nedeniyle Türkiye’ye göç etmişler. Kendisi Kırklareli’nde doğmuş, büyümüş. Türkçe ve Pomakça birçok kitabın sahibi. Pomak Alfabe kitapları da bulunuyor. Kendisi ile Pomak Timraş Cumhuriyeti’nden zorla Hıristiyanlaştırılan Pomaklara kadar, birçok konuyu konuştuk. Buyrun;

Öncelikle Pomak Enstitüsü ile başlayalım İbrahim Bey. Amacınız nedir?

Pomak Enstitüsü, dünyadaki Pomakların kültürel kimliğini toparlamaya çalışmak üzere kuruldu. Pomaklar öncelikle Balkanlarda ve daha sonra da yaşadıkları yerlerde yok olma sürecindeler. Pomakların aidiyetini önce belirlemek ve sonra da farkında olmayan Pomaklara yaygınlaştırmak Enstitünün asıl amacı.

Pomaklar, Türkiye’de pek bilinmiyor.

Pomaklar, dini inancı Müslüman olan dağınık bir toplumdur fakat Hıristiyan inancında olan Pomaklar da mevcut. Kendileri yaşadıkları travmalardan dolayı Pomaklıklarını unutmuş olsalar da bizler, 1920’lerde Bulgaristan’ın Rodoplar’da 200,000 Müslüman Pomak’ı zorla katliamdan geçirip Hıristiyanlaştırdığı ve Bulgarlaştırdığı kesimleri de Pomak olarak görmekteyiz. Nitekim Enstitümüzün bu konuda onlara Bulgar olmadıklarını, tam tersine özleri olan Pomaklığını tekrar hatırlatmak için çalışmaları da mevcuttur. Fakat tabi ki Pomak halkının çıkış noktasını islamiyet ayrışması doğurmuştur. Pomak halkı İslamiyet nedeni ile Osmanlılara yakınlığı daha sonra en büyük sorun olmuş ve anavatan topraklarında büyük bir soykırıma uğrayarak ait olduğu toprakları büyük oranda terk etmek zorunda kalan bir halktır.

Bugün Pomaklar ne durumda? Nerede yaşıyor, nasıl yaşıyorlar?

Günümüzde maalesef Pomak halkı çok dağınık ve örgütsüz durumdadırlar. Yaşadıkları ülkelerin eğitimlerinden, Bulgaristan gibi ülkelerde fiziksel katliamlara maruz kalmalarından kaynaklı hangi ülkede yaşıyorlarsa o ülkenin aidiyetine katılma durumu yaşanmaktadır. Öyle oluyor ki aynı ailenin Türkiye’de büyümüş 2. veya 3. Kuşak Pomakları kendisini Türk olarak görürken, aynı ailenin Bulgaristan’da kalmış kesiminin 2. veya 3. kuşak Pomakları kendilerini öz Bulgar olarak görmekte. Bu durum işin içinde olan bizlerin gerçekten içini acıtmaktadır. Pomakların genel itibari ile ekonomik yönden en rahat yaşadıkları ülke Türkiye olmaktadır. Balkanlarda egemen devletlerce de desteklenen bir fakirleştirme politikasına maruz kalmakta ve Pomak gençleri artık yaşadıkları toprakları kendi istekleriyle terk etmektedirler. Pomak bilincinin en canlı yaşatıldığı yerlerin köyler olduğunu düşünürsek egemen devletlerin Pomak köylerini insansızlaştırma projelerini anlayabiliyoruz. Bunun alternatifi olarak işte burada bizim gibi Enstitütüler devreye girmekte ve şehirlerde yaşamak zorunda kalan Pomakların kimliksel ve kültürel yitimini engelleme çabasını ortaya koymaktadır. Bu vesile ile Türkiye’nin şehirlerinde de henüz zayıfta olsa bir dernekleşme sürecinin başlamış olduğunu sevinerek söylemek istiyoruz.

Türkiye’de sorun olmamakla birlikte Balkanlarda Pomak halkının en büyük problemlerinden birisi dini özgürlükler konusundadır. Egemen Balkan devletleri bir yandan Pomaklara siz bizdensiniz derken, bizden dediği ve kendisiyle aynı soydan gördüğü bu kesimin dini özgürlüklerini tanımama yoluna gitmektedir. Bu bile aslında bu devletlerin nasıl bir iki yüzlülük içerisinde olduklarını bize göstermektedir. Örneğin Bulgaristan Pomaklara siz ‘’Müslüman Bulgar’’sınız diyor, ama Hıristiyan bir Bulgarın yaşam kalitesine Müslüman bir Pomak ulaşamamakta ve her koşulda dışlanmaktadır. Dini vecibelerini yerine getirmesi için bile Türkiye veya Arap ülkelerinden ödenen maddi katkılara muhtaç halde yaşamaktadır. Aslında bu durum farklı bir sorunu da doğurmaktadır ama şu aşamada konumuz dışında olduğundan ona değinmiyorum.

Bulgaristanda Pomaklar, Smolyan , Blagoevgrad , Pazarcık, Velingrad, Razlog, Kırcali, Gotse Delcev bölgelerinde ve Mesta Vadisi, Rodop dağlarında sıkışık alanlarda yaşamakatadır . Osmanlı& Rus savaşı akabinde Pomak halkına karşı yapılmış olan soykırımın sonucunda Lofça bölgesi civarında çok küçük Pomak grupları bulunmaktadır. Bununla birlikte Bulgaristandaki Pomakların %90’ı Rodop dağlarının güneyinde bulunmaktadır.

Yunanistan’daki Pomaklar günümüzde genellikle Batı Trakya’da yaşamaktadır. Batı Trakya’nın üç ili’nde, çoğunlukla Bulgaristan sınırı yakınlarındaki köylerde, İskeçe, Gümülcine ve Dimetoka’da yaşamaktadırlar. Arnavutlukta Pomaklar genellikle Makedon sınırına yakın olan Golo veBardo civarında yaşamaktadırlar. Kosova’da da Arnavutluk sınır hattı boyunca Şar dağları halkı Gora Pomaklarından oluşmaktadır.

Bugün yeryüzünde kaç Pomak yaşamaktadır ve bunlar nerede yaşıyorlar?

Türkiye’de Pomakların nüfusu genel olarak net tespiti yapılamamıştır. Pomakçayı hala az da olsa konuşabilen, ya da anlayabilen 300 bin civarı. Son yapılan araştırmaya göre ise 600 bin olarak tespit edilmiştir. Ama farklı araştırmacıların tespitleri bu sayıyı kaba olarak birkaç milyon olarak dile getirmektedirler. Bulgar İçişleri Bakanlığının1989’da Pomaklar için yaptığı çalışmada, nüfuslarının 370.971 ile toplam nüfusun %4’ünü oluşturduğunu ortaya koymuştur. Fakat bu rakamlar Bulgaristan’da yaşayanlarca çok düşük bulunmakta ve Pomakların milyonluk bir kitleye yakın olduğu belirtilmektedir. 1920’lerde zorla ve katliamlarla Hıristiyanlaştırılan 200,000 Pomak’ı ve bunun 1920’lerden günümüze yaşanacak normal nüfus artışını da hesapladığımızda bu sayı çok ciddi rakamlara ulaşmaktadır ve Bulgaristan yönetiminin de aslında neden Pomakların varlığını ve örgütlenmesini kabullenemediğini bize açıklamaktadır. Pomak halkını kendisine tehdit olarak görmektedir. Yunanistan’da Pomaklar’ın yaklaşık 40.000 ile 60.000 arası olduğu söylenmektedir. Makedonya’daki Pomakların nüfusları tam tespit edilememekle birlikte 70.000 olduğu söylenmektedir. Çeşitli kaynaklar Arnavutluk’taki Pomak nüfusunun 80.000 ile 120.000 arası olduğu tahmin etmektedirler. Kosova’da Şar dağlarının doruklarında sıkışık alanlarda kalmış yaklaşık toplamda 7-8 bin nüfuslu Goran Pomakları yaşamaktadır. Ortalama bir sayı vermek gerekirse Balkanlarda bir milyonun üzerinde , Türkiye’de ise birkaç milyonun üzerinde bir Pomak kitlesi yaşamaktadır.

Pomakların büyük oranda Müslüman olduğunu biliyoruz. İslam ile alakaları nedir Pomakların?

Pomaklar çıkış noktası itibariyle Müslüman’dır. Çok az sayıda Hıristiyan olanları da vardır. Pomakların Müslümanlığında birtakım Alevi-Şii motifler vardır ve derindir. Nitekim Pomaklara verilen muhtelif isimlerden biri olan Ahriyani, Agiryani de bu eğilimi işaret eder. Ahilikle ilişkili bir konudur bu. En yaygın isimlerden birkaçı Hasan Hüseyin, Mehmet Hasan, Ali Mehmet ya da Halil İbrahim’dir. Pomakların en çok kullandığı teşekkür ifadesi “Allah Halil İbrahim Bereketi versin!” şeklindedir.

Pomaklar, kültürlerini ve geleneklerini nasıl koruyorlar? Asimilasyonlara karşı nasıl direniyorlar?

Direnmiyoruz. Direnemiyoruz. Direnmenin maddi imkanlarına sahip değiliz! Asimilasyon ağır ama ciddi şekilde çalışan çarklarını çeviriyor! Milli Öğütüm mekanizması biz dahil herkesi öğütmeye devam ediyor! Sadece son yıllarda Pomak Enstitüsü, Demokratik Pomak Hareketi gibi örgütlenmeler ile yavaş yavaş toparlanmaya başladık! Henüz kaybolmadık ama hani nerede ise… Zaten bu röportaj da bir anlamda bunun altını çizmiyor mu?

Balkan ülkelerinin Pomaklara bakışı nedir? Neler oldu Balkanlarda son yüzyılda?

Pomakların yaşadığı tüm ülke ve yöreler olarak Türkiye, Bulgaristan, Yunanistan, Kosova bölgesi, Makedonya ve Arnavutluk, Pomakları tanımak bilmek ve hatırlamak istemiyor! Yaşadığımız her ülkede her rejim bizi kendi yedek akçeleri olarak görüyor. Onlar için biz olmasak ta olur, hatta olmamamız daha da iyi olur. AB üyesi olan Yunanistan’da şu anda en ileri haklara sahibiz ve nerede ise biraz mahcup bir eda ile sanırsınız ki resmen tanınıyormuşuz taklidi yapıyorlar, ama o politikaları bile ne orada ne de burada! Ne faydalı, ne de zararlı! Yunanistan’ın İslamiyet konusundaki hassasiyeti de bu konuda işlerine geliyor. Özellikle de Türk kökenli toplumu taciz etmekte bizi kullanıyorlar.

Osmanlı’ya bakışınız nedir?

Osmanlı genel anlamda bize iyi davrandı. İyi değil, hem de çok iyi davrandı! Osmanlı Toplumu ondan sonra gelen ırkçı Cumhuriyetten farklı olarak çok-uluslu çoklu-kültürlü ve demokratik bir toplum olduğu için Pomakmışız, Boşnakmışız ya da Çingene imişiz aldırmadı! Bizim “büyük felaket”imizin ilk perdesi Osmanlı-Rus savaşı ile başlarken, ikinci ve son perdesi de Cumhuriyet ile başladı. Devlet eli ile Sünni ve Türk yapıldık. Kim, ne olduğumuz hiç kale alınmadan milliyetçilik silindirinden geçirildik! 1920’lerde neredeyse hiç Türkçe bilmeyen Pomaklar, günümüzde artık Pomakça ve hatta Pomak olduğunu dahi bilmez hale getirilmiştir.

Osmanlı’nın Pomaklara bakışı genel olarak nasıldı?

Çok küçük bir toplum olmasına karşılık Osmanlı’ya orantısal olarak nerede ise en çok sayıda devlet adamı veren Pomak toplumuna özel bir bakışı olduğunu zannetmiyoruz. Tek fark şudur: Balkanlı ve köken itibarı ile gayrimüslim olan bir toplum olan Pomakları Müslümanlaştırması ya da İslamiyet’e geçmesine izin vermesi. İşte bu Pomaklar için önemli bir avantaj oldu. Bu sayede Pomaklar hem devlet yapılanmasında rol sahibi oldu ve hem de Osmanlı yönetiminde daha rahat yaşama imkanına sahip oldu. Hatta Pomaklar devlet kademelerinde hızla yükselirken Osmanlının yükselme döneminde 7, duraklama döneminde 7 ve dağılma döneminde de 2 olmak üzere 16 Sadrazam çıkartmıştır.

Türkiye’de ve hatta Pomaklar tarafından dahi pek bilinmeyen Pomak Timraş Cumhuriyeti nedir? Hacı İsmail Ağa ve Timirski Ahmet Ağa kimdir?

Timraş Cumhuriyeti 1879- 1886 arasında kısa bir süre kurulmuş ve hayatta kalmış, tarihteki tek Pomak devletidir. Bu Cumhuriyet yaklaşık 600 bin kilometre karelik bir alanı ve 2-3 milyon nüfusu temsil ediyordu. Önderliğini Pomak liderlerden Ahmet Timirski, (Timraşlı) Abdullah Efendi, Hacı Halil Efendi, Kara Yusuf Çavuş ve Hidayet Paşa adlı kişilerden oluşuyordu. Osmanlının Balkanlarda hakimiyetini kaybetmesi sonucunda ilk kafilesi 93 Harbi sonrası kalanlarda 1912 yıllarında Anadolu’ya göçerler. Timraşlı Pomak savaşçılar düşmana öyle bir korku vermiştir ki Pomakların büyük kafileler halinde Trakya ve Anadoluya göç etmesine rağmen Bulgar kuvvetleri ancak 3 gün sonra Timraş bölgesinin boşaldığına inanmış, ondan sonra bölgeyi tekrar işgal etmiştir. Bir daha bu bölgede böylesine bir direniş gerçekleştirilmemesi içinde evvela, istisnasız tüm evleri yakmış ve yıkmış, bölgeyi insansız bölge ilan etmiştir.

Bugün bile bu bölge insansızlığını korumakta ve milli park adı altında insan yerleşimine kapalı tutulmaktadır.

Pomak Timraş Cumhuriyeti nasıl yok oldu, geri çekilen Pomaklar ne yaptı?

Pomaklar geri çekilmedi. Osmanlı, Pomakları terk ve teslim etti ve Pomaklar aynı yörede yaşamaya ve ezilmeye devam etti. Hatta Bulgarların resmi rakamlarına göre yaklaşık 200,000 bin Pomak katledildi, bir o kadarı da Hıristiyanlığa zorla geçirtildi. Kaçabilenler Türkiye’ye kaçtı ve bölgede Pomak çoğunluk kırılmak istendi ve kırıldı. Osmanlılar Pomak devletini Bulgarlara gümüş tepsi içinde sundular!

Pomaklar olarak ne istiyorsunuz?

Pomakların yaşadığı ülkelerin egemenlerine çok basit bir mesajımız var. Bizi kendimize bırakın, başka ihsan istemiyoruz! Pomaklar kendi başlarına huzuru seven, onurlu, makul ve kendi halinde insanlardır. Bizler diline, kültürüne ve kimliğine sahip çıkan Pomaklar olarak süregelen sessizliğe bir çığlık, sindirilmişliğe bir direnç olabilmek adına çalışmalarımızı yürütmekteyiz. Pomak halkı olarak bugüne kadar yaşadığımız her topluma gösterdiğimiz saygı kadar, bizler de kimliğimize, dilimize ve kültürümüze aynı saygının gösterilmesini istiyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.