Nusaybinli Michael Abdulla'nın dileği

MURAT KUSEYRİ - STOCKHOLM / ANF

Polonya’nın Poznan Üniversitesi’nde rektörlük görevi yapan Prof. Michael Abdulla, Türkiye’de Süryani ve Müslüman olmayan halklara yönelik baskı, hakaret ve suçlamalara son verilmesi gerektiğini belirterek “Biz yurdumuzu seviyoruz. Bizi hainlikle suçlamaktan vazgeçip, ölülerimiz için ağlama şansını versinler” dedi.

Bir etkinliğe katılmak amacıyla geldiği Stockholm’de görüştüğümüz Prof. Abdulla’nın ataları 1915 yılında gerçekleşen soykırımından sonra Nusaybin’den Suriye’ye sürülmüş. Suriye’de doğup büyümesine ve uzun yıllardan beri Polonya’da yaşamasına rağmen, Anadolu’yu vatanı, Nusaybin’i de memleketi olarak gördüğünü söyleyen Abdalla, Türkiye’ye her gidişinde Nusaybin’e mutlaka uğradığını ve dedesinin mezarını ziyaret ettiğini söylüyor.

Ermeni ve Süryanilerin soykırımına uğradığını, topraklarından sürüldüğünü ve dünyanın değişik ülkelerinde vatan hasreti içinde yaşamak zorunda kaldıklarını belirtiyor, yaraların sarılması ve halklar arasında uzlaşmanın sağlanması için Türkiye’nin soykırımını kabul etmesi gerektiğini vurguluyor.

SOYKIRIMIN İNKARI TÜRKİYE’Yİ GÜÇ DURUMDA BIRAKIYOR

99 yıldan beri süren inkar politikasının sorunu daha karmaşık hale getirdiğine dikkat çeken Abdalla, “Türkiye’nin bu tutumunu terk etmesi gerekir. Demokratik ve özgürlükçü bir ülke olmak istiyorsa, inkar politikasına son vermesi gerekir. Soykırım bir gerçekliktir ve Türkiye’nin bunu saklamak istemesi kendisini güç durumda bırakıyor” diyor.

‘Soykırım yapılmıştır’ dediği için hakkında dava açılan ve yargılanan Diyarbakır Meryem Ana Kilisesi Papazı Yusuf Akbulut’un davasına da dikkat çeken Abdalla, “Akbulut direnerek, düşüncelerini savunarak davayı kazandı. Davayı kazanması Seyfo’nun mahkeme tarafından kabul edildiği anlamına geliyor” değerlendirmesinde bulunuyor.

Stratejiler belirleyerek ve aşırı miktarda paralar harcayarak sürdürülen soykırım karşıtı çalışmaların Türkiye’ye bir yarar sağlamayacağını söyleyen Abdulla, son yıllarda Türkiye’de soykırım konusunun tartışılabilmesine rağmen Türk devletinin yurt dışında daha agresif bir çalışma yaptığını gözlemlediğini ifade ediyor.

Türkiye’de soykırımını konu alan konferanslara birkaç kez konuşmacı olarak katıldığını, her şeyi açıkça tartıştıklarını ve herhangi bir engellemeyle karşılaşmadıklarını, buna karşılık yurt dışındaki soykırım tartışmalarına sert tepkiler gösterildiğini belirtiyor.

TÜRKİYE BİLİMSEL ÇALIŞMALARA BİLE MÜDAHALE EDİYOR

Görev yaptığı Poznan Üniversitesi bünyesinde Asuri ve Türkoloji bölümleri bulunduğunu, kendilerinin Asuri tarihi ve dili konusunda araştırmalar yaptıklarını ve eğitim verdiklerini belirterek çalışmalarına karşı Türk devletinin tutumunu şu cümlelerle dile getiriyor:

“Türkiye’den gelen bir bakan üniversiteyi ve bu arada bizim bölümü ziyaret etti. Raflarda bulunan Ermeni, Asuri ve Rum halkıyla ilgili kitapları kendi elleriyle raflardan indirerek fırlatmış ve bunlar sizlere yaramaz demiş. Bu olayı bana öğrencilerim aktardı. Türkiye başka ülkelerde yapılan bilimsel çalışmalara bile müdahale ediyor. Bu durum bizi rahatsız etti ve kendi bölümümüzü üniversitenin Türkoloji bölümünden daha uzak bir yere taşıdık.”

Türkoloji bölümünde eğitim gören öğrencilere soykırım karşıtı, soykırımı inkar eden eğitimler verilmesinin yurt dışında yaşayan insanlar arasında gerginlik yarattığını belirterek, ”Soykırım karşıtı kampanya ve suçlamalar durumu daha karmaşık hale getiriyor ve bu Türkiye’ye bir yarar sağlamaz. Türkiye’de okullarda okutulan tarih kitaplarında ve bazı yazarlar tarafından yazılan kitaplarda Süryaniler hainlikle suçlanıyor. Bu çok acı verici” diyor.

DEDELERİMİZİN KURŞUNLARLA PARÇALANMIŞ KEMİKLERİNE RASTLIYORUZ

Türkiye’nin bu tutumunun uzlaşma ve barışa hizmet etmediği gibi halklar arasındaki gerilimi arttırdığını belirten Abdalla “Dedemin mezarını ziyaret etmek için Nusaybin’e gittiğimde senin evin hangisi, nerede diye haykırdım. Poşete doldurduğum toprağı aldım ve Polonya’ya götürdüm. Eşime öldüğümde bu toprağı mezarımın üzerine dökmesini vasiyet ettim. Biz yurdumuzu seviyoruz. Bizleri hainlikle suçlamaktan vazgeçsinler, bizlere ölülerimiz için ağlama şansını versinler” diyor.

“Topraklarımızda yaptığımız kazılarda dedelerimizin kurşunlarla parçalanmış kemiklerine rastlıyoruz. Türkiye’nin artık kafasını kumdan çıkarması gerekir” diyen Abdalla, Türkiye’nin soykırımını kabul etmesini, halkların kardeşçe ve özgürce birlikte yaşamalarının koşullarını yaratacak demokratik reformları yapmasını istiyor, “Bunları gerçekleştirmediği sürece Türkiye Avrupa Birliği’ne kabul edilmez” diyor.

1971 yılından bu yana Polonya’da yaşayan Abdalla’nın soykırım ve Irak’ta yaşayan Müslüman azınlıkları konu alan kitapları bulunuyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.