Hoşgörü kenti Hatay

Aynı sokak üzerinde 3 farklı dine ait ibadethanenin bulunduğu, mozaik koleksiyonu açısından dünyada 3. sıradaki arkeoloji müzesi ile ilk mağara kiliseyi bünyesinde barındıran Hatay, sahip olduğu kültür mirasıyla adeta baş döndürüyor.

 

AÇIK HAVA MÜZESİ GİBİ

 

Anadolu'nun en eski yerleşim yerlerinden biri olan Hatay'da, ev sahipliği yaptığı çok sayıda medeniyetin ve imparatorlukların izleri halen sanki ilk günkü gibi görülebiliyor.

 

Anadolu'yu Ortadoğu'ya bağlayan önemli yollar üzerinde olan Hatay, bu özellikleriyle turizm potansiyeli açısından da oldukça zengin.

 

Hataylıların hoş görülü yaklaşımları sayesinde İslamiyet, Hristiyanlık ve Museviliğin yıllardır bir arada yaşayabildiği şehir, adeta bir açık hava müzesini andırıyor.

 

Hatay'a gelenlere ilk olarak hoş görünün simgesi olan Kurtuluş Caddesi'ni gezmeleri tavsiye ediliyor. Bu cadde 3 farklı dine ait ibadethaneyi bir arada barındırması ile fark yaratıyor.

 

Bu caddeye gelenler cami, havra ve kiliseyi gezebiliyor, herkes özgürce kendi inancına göre ibadetini yapabiliyor.

 

DÜNYANIN İLK MAĞARA KİLİSESİ

 

Habib-i Neccar Dağı'nın kent merkezinde bulunan eteklerindeki 13 metre uzunluğunda, 9,5 metre genişliğinde ve 7 metre yüksekliğindeki mağara Hristiyanlık için çok özel bir anlam taşıyor.

 

Hz. İsa'nın ölümünden sonra havarilerinden St. Pierre'in gelip Hristiyanlıkla ilgili telkinlerde bulunduğu belirtilen yer, dünyanın ilk mağara kilisesi olma özelliğini taşıyor.

 

Hz. isa'ya inananlara ''Hristiyan'' adının ilk olarak burada verildiği belirtilen St. Pierre Kilisesi, halen önemli bir kültür mirası olma özelliğini taşıyor.

 

DÜNYANIN 3 BÜYÜK MOZAİK MÜZESİ

 

Kentin içinden geçen Asi Nehri'nin hemen kıyısında bulunan ve 1948 yılından bu yana ziyaretçilerini ağırlayan Antakya Arkeoloji Müzesi, kentin tarihi ve kültürel zenginliğinin adeta bir yansıması şeklinde.

 

Bünyesinde Hitit, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait eserlerin yer aldığı müze, mozaik koleksiyon bakımından dünyada üçüncü sırada yer alıyor.

 

İki buçuk dönüm alan üzerinde kurulu bulanan müzede, 600 metrekare mozaiğin yanında 18 bin 115 adet arkeolojik ve 987 adet etnografik eser, 14 bin 412 adet sikke, 432 adet tablet, bin 412 adet mühür ve mühür baskısı, 2 arşiv vesikası, 73 adet el yazması kitap olmak üzere toplam 35 bin 433 adet eser bulunurken, ancak bunlardan sadece bin 500'ü sergileniyor.

 

Müzede yer alan eserler ile tarihten günümüze kadar gelen dönem gözler önüne seriliyor.

 

HABİB-İ NECCAR CAMİSİ

 

Hatay'da bulunan ve 638 yılında Antakya'nın Müslüman Arapların eline geçtiği dönemde inşa edilen Habib-i Neccar Camisi'nin de Anadolu'da inşa edilen ilk cami olduğuna inanılıyor.

 

Çok sayıda ziyaretçi ağırlayan camide, Habib-i Neccar'ın türbesi ile medrese odaları bulunuyor.

 

UZUN ÇARŞI

 

Antakya'da 1890'lı yıllarda yapılan ve yöresel gıda maddelerinden giyime kadar her türlü alışverişi yapmanın mümkün olduğu Uzun Çarşı, bünyesinde 750'ye yakın işyerini barındırıyor.

 

Günde yaklaşık 20 bin kişinin ziyaret ettiği bildirilen çarşıda, gıda, giyim, süt ürünlerinden, şekerleme, mücevherat ve baharata kadar her şeyin satıldığı dükkanlardan mistik bir ortamda alışveriş yapılabiliyor.

 

Kente gelenlerin uğramadan dönmedikleri çarşı, günün her anında hareketli oluyor.

 

TARİHİ KENT MERKEZİ

 

Hatay kent merkezinin neredeyse her adımında bir tarih ile karşılaşılabiliyor.

 

Kent merkezinde halen günlük yaşamın devam ettiği dar sokaklardan geçilerek girilen evler, ziyaret edenlere çok farklı bir hava yaşatıyor.

 

Hatay kültürel açıdan zenginliğinin yanı sıra içinden geçen Asi Nehri ile de ayrı bir güzelliğe sahip.

 

Hatay kent merkezine gelen turistler farklı medeniyetlerin ve inançların izlerini taşıyan bu güzel kentte adeta geçmişe yolculuk yapıyor.

 

TURİZM EN BÜYÜK POTANSİYEL

 

Antakya Belediye Başkanı Lütfü Savaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kentin tarihi ve kültürel zenginliğinin en iyi şekilde değerlendirilmesi için çalıştıklarını söyledi.

 

Turizmin, kent için en önemli alan olduğu anlatan Savaş, şöyle konuştu:

 

''Bizim turizmden beklentimiz çok büyük. Turizm kent için en büyük potansiyel. Her geçen gün kente gelen turist sayısı da artıyor. Bunu daha çok artırmak istiyoruz. Bunun için Antakya'nın tarihi dokusunu çok iyi değerlendirmeye çalışıyoruz. En büyük amacımız Antakya'daki tarihi dokuyu geleceğe taşımak. Onun için restorasyon çalışmaları yapılıyor.''

 

Antakya'da yaşayanların da turizmin faydalarını fark ettiğini anlatan Savaş, halk ile elele kenti daha iyi yerlere taşıyacaklarını bildirdi. (Ensonhaber)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.