‘Gerçek dostlar kromozom saymaz’

Down Sendromu Derneği tarafından Galatasaray Meydanı’nda gerçekleştirilen “Biz Buradayız” yürüyüşüne down sendromlu ailelerin yanı sıra çok sayıda vatandaş katıldı.

Down Sendromu Derneği tarafından “Biz Buradayız” yürüyüşü düzenlendi. Yüzlerce kişi, yürüyüşe destek vermek için Galatasaray Meydanı’nda toplandı. Down sendromlu çocukların aileleri ve çok sayıda ünlünün katıldığı yürüyüşte grup, Beyoğlu Tünel’e yürüdü.

 

Toplumda down sendromuyla ilgili farkındalığı arttırmak, down sendromlu insanların hayattaki konumlarına dikkat çekmek ve onların da varolduğu gerçeğini unutturmamak için yüründü.

 

Yürüyüşe sadece down sendromlu çocuk aileleri değil, herkes davetliydi. “Gerçek dostlar kromozom saymaz” diyen Down Sendromu Derneği, yaptıkları etkinliklerle down sendromlu insanların da mutlu, bağımsız, üretken, toplumla bütünleşen bir yaşam kurabileceklerini toplum ile paylaşıyor.

 

Down Sendromu Derneği Başkanı Gül Bilgin, “Bu yıl üçüncüsünü düzenliyoruz. Katılım her geçen yıl daha da artıyor. Sadece down sendromlu aileler katılmıyor. Çok sayıda vatandaş da bize destek veriyor” dedi.

 

Down sendromlu aileler ise, “Onlar bizim her şeyimiz. Yeter ki onlara iyi bir eğitim verelim ve onlara gereken değeri verelim. Her şeye gülüp eğlenebiliyorlar” diye konuştular. Yürüyüş, Beyoğlu Tünel’de son buldu.

 

UZAYLI DEĞİL, YALNIZCA DOWN SENDROMLUYUZ

Robert Osborn 16 yaşında. Gözde Güven ise 28. Robert, lise ikiye gidiyor, iki yabancı dil biliyor, at biniyor, gitar çalıyor, çektiği fotoğraflar için sergiler açıyor. 28 yaşındaki Gözde Güven ise edebiyatla haşır neşir, eğitim aldığı takı tasarımında birbirinden güzel aksesuvarlar yapıyor. Tam bir yap-boz tutkunu, 2 bin parçalık bir koleksiyonu gece gündüz demeden kısa bir sürede oluşturuyor. Robert ve Gözde’nin ortak bir noktaları var: Down sendromlu doğmaları. Down sendromuyla doğdukları günden beri, başta ailerinin sevgisi ve inancı sayesinde hayata asıldılar. Ailelerinin desteği ve özel eğitim programları, azim ve sabırla her türlü zorluğu yenerek yaşamlarını sürdürüyorlar. Diğer down sendromluların da bunu başarabileceklerini söyleyen Robert, işin sırrının sevgi ve sabır olduğunu belirterek “Toplumda bize garip garip bakıyorlar, sanki down sendromlular onlar gibi insan değil de, uzaylıymış gibi. Oysa bizim onlardan hiçbir farkımız yok” diyor. Gözde ise, aile ve eğitimcilerin down sendromlu kişilere nasıl yaklaşacağını bilmesinin çok önemli olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Down sendromlulara yönelik özel eğitim ve rehabilitasyon çalışmalarıyla bizler çok kolay şekilde topluma kazandırılabiliriz”.

 

Her 800 doğumda bir görülen down sendromu, genetik bir farklılık. Türkiye ’de her gün bir ya da iki down sendromlu bebek dünyaya geliyor. Dünyada 5,8 milyon down sendromlu var. Türkiye’de ise yaklaşık 100 bin down sendromlu olduğu tahmin ediliyor. Bebeklik döneminden itibaren uygulanan erken ve sürekli eğitim programları ile down sendromlular pek çok başarıya imza atarak, toplum içinde kendi hayatlarını kurabiliyor, lise hatta üniversite bitirip ikinci bir dil öğrenebiliyor, çalışabiliyorlar. Tıpkı Robert ve Gözde gibi.

 

Gözde yakın zamanda 30 yap-bozdan oluşan bir sergi açmak ve gelirini down sendromlu çocuklara bağışlamayı istiyor. Birer umut örneği olan Robert ve Gözde için imkânsız diye bir şey yok. Yaşadıklarını ve duygularını diğer down sendromlu çocuklar ve aileleriyle paylaşarak, eğitmen olarak sık sık çalışmalara katılan Robert ve Gözde, toplumda down sendromu ile ilgili bilinçlenmenin ancak eğitimle mümkün olacağını düşünüyor.

 

‘DOWN KAFE’MİZ DE VAR

Down sendromlu bireylerin topluma kazandırılması ve istihdam sağlanması için bir buçuk yıl önce, İstanbul Mecidiyeköy’de down sedromlular ve ailelerinin çalıştığı bir “Down Kafe” açıldı. Dünyada birçok örneği olan down kafeler, Türkiye geneline de yayılmaya başladı. İstanbul’da 3, Adana ’da 1, Ankara ’da 1 tane down kafe var. Yeni kafeler de yolda. Down sendromuyla ilgili her türlü bilgiye www.downturkiye.com  adresinden ulaşılabilir.

 

DOWN SENDROMU NEDİR?

Down sendromunda, sık sık zihinsel kavramada bozukluk ve fiziksel gelişimin farklı olması ve özellikle tipik bir yüz görünümüne rastlanıyor. Çoğunlukla hafif veya orta seviyeli öğrenme güçlüğü gibi sorunlar yaşayan down sendromlular, standart gelişim gösteren akranlarıyla aynı okullarda eğitim görebilir. Down sendromlular, genellikle rutin işlerde sıkılmadan ve zevkle çalışabilme sabrına sahip. Dünya genelinde garsonluk, kasiyerlik, montaj, ambalaj, etiketleme işlerini kolaylıkla yapabiliyorlar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.