İstanbul’da 1600 yıllık Bizans sahil sarayı yok oluyor

İstanbul’un Fatih İlçesi’nde deniz kıyısında bulunan ve Bizans dönemine ait 1600 yıllık Bukoleon Sarayı tamamen yok oluyor.

Konstantinopolis’te Büyük İmparatorluk Sarayı kompleksi içinde yer alan bir sahil sarayı olan Bukoleon, demiryolu, yapılaşma ve kısmen sahil yolu çalışmaları nedeniyle oldukça tahrip olmuş durumda. Eğer bir çalışma yapılmazsa yakında tamamen yok olacak.



Fotoğraf: Ali Ediz Elbir

Doğrudan Marmara deniz surları üzerinde inşa edilmiş olan sarayın, merdivenlerle inilen bir limanı bulunmaktaydı. Bu liman tamamen imparatorların kullanımı için ayrılmıştı.

Şimdilerde ise bakımsızlıktan harabe haline dönen saray, acil bir bakımdan geçmezse yok olabilir.

Sarayın balkonlu kısmında yoğun bitki örtüsü tahribatı görülmekte ve üzeri yoğun olarak sarmaşıklarla örtülmüş durumda.

Kuzey tarafı 1870’lerde yapılan demiryoluna bakan sarayın bu kısmında yoğun tahribat görülmekte. Demiryolunun beton duvarları ise yapının duvarlarına dayandırılmış. İskele kısmına inen basamaklı rampanın altında kalan sarnıcın içi ve çevresi de çok yoğun bitki örtüsü ve çöplerle dolu.

BUKELON SARAYI

Marmara Denizi kıyısında bugünkü Cankurtaran ile Kumkapı arasındaki Çatladıkapı mevkiinde, Küçük Ayasofya’nın hemen doğusunda bulunan ve bugüne yalnızca kalıntıları kalmış olan Bizans sahil sarayıdır.

Hıristiyanlık öncesi dönemlerden geldiği sanılan ismine bakılırsa, tarihinin çok eskilere gittiği düşünülmekle beraber Bukoleon Sarayı İmparator 2. Theodosios (408-450) tarafından yaptırılmıştır. Bilinen ve hala görülebilen kısımları ise büyük olasılıkla Teofilos zamanında (829-842) eklenmiştir.

Faros denilen fener burcu ile imparatorluk iskelesi olarak kullanılan burun arasında, surların üzerinde uzanan Bukoleon Sarayı’nın temelinde İlk Çağ’dan kalma mermer bloklar kullanılmıştır. Sur duvarlarının arasında görülebilen yaklaşık 300 metre uzunluğundaki ön cephe, başlıca iki bölümden oluşmaktadır.

Öndeki küçük limanla sarayı birbirine bağlayan ve güney-kuzey doğrultusundaki kısa bir duvarın içinden geçen anıtsal bir merdiven, bu iki parçayı birbirinden ayırmaktadır. Sarayın batı parçası 19870’lerdeki demiryolu yapımı yüzünde tahrip olmuştur.

Bu bölümün her iki yanında oturan aslan heykelleri ile süslü bir cumba bulunmaktadır. Sarayın doğu yakası ise hala ayaktadır. Faros yakasındaki mekanlar, zengin bezemelere sahip sütunlarla süslenmiştir. Bunlara ait paye gövdelerinden birkaçı İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde sergilenmektedir.

(Kaynak: Arkeofili )

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ömer 9 ay önce

tek kelime ile rezillik, böyle mi turizm başkenti olacak bu şehir...