İdam sehpasındaki Ermeniler: 'Yaşasın sosyalizm!'

Meşale Tolu / ETHA

99. yılında olan Ermeni Soykırımı'nın bir parçası da Beyazıt Meydanı'nda katledilen sosyalist Ermeniler. Sosyal Demokrat Hınçak Partisi'nin 20 önderi, idam sehpasında "Yaşasın Sosyalizm" diyerek son nefeslerini verdi.

Ermeni Soykırımı'nın üzerinden bu yıl tam 99 yıl geçti. 24 Nisan 1915'de Ermeni aydınların sürgüne gönderilmesiyle başlayan soykırımda, 1,5 milyon Ermeni katledildi. Bunlar arasında 20 Ermeni sosyalist de bulunuyor. Onlar ise sürgün yolunda değil, Beyazıt Meydanı'nda idam edilerek katledildi. 20'ler mahkeme salonunda devletin katliamcı zihniyetini yargıladıktan sonra, ölüme aldırış etmeden başları dik ve "Yaşasın Sosyalizm" sloganları ile idam sehpasına çıktılar.

ÖZGÜR VE BAĞIMSIZ ERMENİSTAN İDEALİNE İDAM CEZASI

Sosyal Demokrat Hınçak Partisi üyesi 120 kişi, 1914 yılının Haziran ayında, İttihat ve Terraki yöneticileri Talat, Enver ve Cemal Paşa'lara suikast yapma suçlamasıyla, bir ihbar üzerine gözaltına alındı. Gözaltına alınanlardan 71'i serbest bırakılırken, partinin merkez komite üyesi Paramaz ve parti yöneticilerinin de aralarında olduğu 49 SDHP üyesi tutuklandı. İşkenceli sorgularden geçirilen sosyalist Ermenilerden 22'si, 17 gün süren yargılamanın sonunda, 27 Mayıs 1915'te, "Özgür ve bağımsız bir Ermenistan kurma amacıyla silahlı eylemlerde bulunmak, yabancı devletleri Osmanlı'ya karşı kışkırtarak, devletin bölünmez bütünlüğüne yönelik tehlikeli planlar yapıp, Osmanlı halklarından bir kısmının Osmalı hakimiyetinden ayrılıp kendi başına devletler yaratma amaçlı, değişik yerlerde alenen ve gizli toplantılar gerçekleştirmek, basın-yayın yoluyla bu amaçların propagandasını yapmak ve kışkırtıcı çalışmalar örgütlemek" iddiasıyla idam cezasına mahkum edildi. Firari olan iki üyenin dışında Paramaz ve 19 yoldaşı, infaz gününe kadar zincirlenerek Merkez Cezaevi adlı hapishanenin bodrum katında bekletildi.

'BİZİ İMHA ETMEYE ÇALIŞTINIZ'

Sosyalist Ermeniler, "yargılama" adı altındaki orta oyununda ideallerini savunmaktan vazgeçmedi. Kod adı Paramaz olan Matteos Sarkisyan, mücadelelerini şöyle savundu: "Ermenilerin ve Türklerin kardeşliğini sağlamak için öylesine fedakarlıkları kabul ettik. Bu kadar acıya katlanmamızın nedeni güven yoluyla birbirimizi yükseltmek idi. Ve bizim karşılaştığımız nedir? Yalnızca bizim olağanüstü çabalarımızı yok saymakla kalmadınız aynı zamanda bilinçli olarak bizi imha etmeye çalıştınız. Suç ve baskıyı desteklediniz ve her türlü protesto biçimini susturmayı denediniz... Bir gün kendi onurumuzu korumak için kendimizi savunmaya karar verdiğimizde bizi katletmeye başladınız... Kesip budanan Mithatçı anayasanın bize tanıdığı hakları kullanmayı denediğimizde bizi yasaların sağladığı korumanın dışında bıraktınız."

Mahkeme başkanının, Paramaz'a "ülkeyi bölmek ve bağımsız bir Ermenistan kurma amacınız yok muydu?" sorusuna yanıtı ise şöyle oldu: "Siz ülkemizi bundan altı yüz yıl önce bizden koparmaya çalışıp, işgal ettiniz. Halkımızı sürekli olarak katliamlar yoluyla imha etmeye çalıştınız ve şimdi de tüm Osmanlı vatanını bir Türkiye'ye dönüştürme çabası içerisindesiniz. Ancak siz bunu yaparken suçlu görülmüyorsunuz da aynı şeyi yapmaya kalkışıp, tarihsel hakkımızı yeniden elde etme amacı için biz mi suç işlemiş sayılıyoruz yani."

DARAĞACINDA SON SÖZLER: YAŞASIN SOSYALİZM, YAŞASIN ERMENİSTAN

20'ler, mahkemelerdeki başeğmez tutumunu idam sehpasında da sürdürdü. 20 Ermeni sosyalistin idam anlarına şahitlik eden Papaz Kalust Boğosyan, 15 Haziran 1915'deki o anları şöyle anlattı: "20 yoldaşları götürüp darağaçlarının önüne durdurdular. Bazıları hızlı yürürken, birkaçı yavaş adımlarla ilerliyordu. Her biri, ölüme aldırış bile etmeyen, onu hiçe sayan, yiğitçe, gururlu bir duruşa sahiplerdi. Kurtuluş Ordusunun inançlı askerleri olduklarından, ağızlarından tek bir şikayet veya sızlanma duyulmuyordu."

Papaz Boğosyan, darağaçları önünde bekletilen sosyalistlerin hangi suçla mahkum edildikleri okunulduğu anda, hepsinin tek bir ağızdan ve olabildiğince yüksek sesle "Yaşasın Sosyalizm, Yaşasın Ermenistan" diye haykırdıklarını anlattı.

'BİZDEN SONRA 20 BİNLER GELECEK'

Paramaz, idam sehpasında, "Siz sadece bizim vücudumuzu yok edebilirsiniz, fakat inandığımız fikirleri asla" sözleriyle idam sehpasına çıktı. SDHP üyesi Doktor Bedros Torosyan, yoldaşlarıyla durduğu idam sehpasının önünde, "Biz, 20'leri asıyorsunuz ama, intikamımızı almak için arkamızdan yirmi binler gelecek" diye haykırdı.

20'ler birer birer sehpaya çıkarılırken ölüme aldırış etmeden bir Ermeni devrimci marşını söylemeye başlayan Yervant Topuzyan, son nefesini vermeden önce, "Ölüm her yerde aynıdır ama, ne mutlu halkının kurtuluşu için şehit düşene!" diyerek ölümsüzler kervanına katıldı.

Papaz Kalust Boğosyan, sosyalistlerin idamı gerekleştirildikten sonra subayların idam kararlarının üzerinde yazılı olduğu tahtaları cenazelerin boyunlarına asarak fotoğraf çektirdiklerini ve gelen doktorun cenazeleri ölmüşler mi diye tek tek kontrol ettiğini anlattı.

TÜM YOLDAŞLAR AYNI YERDE

20'lerin cenazeleri üst üste atılarak atlı arabalar ile Edirnekapı Ermeni mezarlığına götürüldü. 20'lerden Garabetyan ismi ile tanınan SDHP MK üyesi Aram Açıkbaşyan'ın "tüm yoldaşlar ile aynı yere" vasiyeti gereği, 20'ler birlikte aynı mezarlığa defnedildi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
müzeyyen 3 yıl önce

Tarihin her döneminde Ölümle yok etmeye calisanlar, halklari yok edemeyeceklerini Artik almalari lazim Selam Olsun ölümsüz devrimcilere