Sarin gazı mağduru Hasan: Bize Esad değil, El Nusra saldırdı

Adana Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 2013’te açılan ve jet hızıyla kapatılan dava ile Suriye’deki El Nusra cephesine Türkiye’den Sarin gazının nakledildiği ortaya çıkarken, bu kimyasal silahın mağdurlarından Halep Alevisi Kemal Hasan yaşadıklarını ANF’ye anlattı.

CHP Milletvekilleri Eren Erdem ve Ali Şeker, El Nusra’nın 2013 yılında Türkiye’de sarin gazı üretmesine göz yumulduğuna dair dosyayı Meclis gündemine taşımıştı. (İlgili Haber)

Zeynep Kuray’ın ANF’deki haberi şöyle:

Halep’te Haziran 2013’te yüzlerce kişinin hayatını kaybettiği Sarin gazı saldırısında, kısmi felç geçiren, elleri yanan ve sol gözü hasar gören üç çocuk babası Kemal Hasan, kimyasal silah saldırının Esad rejimi tarafından değil El Nusra Cephesi tarafından gerçekleştirildiğini vurguladı.

Suriye’de yüzlerce kişinin ölümüne neden olan kimyasal Sarin gazı saldırısı mağdurlarında biri Halep Alevisi Kemal Hasan’dı. Ailesiyle Halep Nubul Zehra köyünde oturan ve Halep Üniversitesi’nde matematik öğretmenliği yapan 35 yaşındaki Hasan, Haziran 2013’te Halep’e yapılan kimyasal silah saldırısıyla hayatı tümden değişti. Maruz kaldığı Sarin gazı nedeniyle kısmı felç geçiren, elleri yanan, sol gözü hasar gören Hasan, ailesiyle birlikte Türkiye sığınmak zorunda kaldı. Hasan, yaşandığı o korkunç günü şöyle anlattı:

“Sabah vakiydi. Ailece kalkmış, bahçede oturuyorduk. Birden havayı kardelen kokusu sardı. Gerçekten çok hoş bir kokuydu. Nereden geldiğini sorgulamaya vakit bulamadan bir baktım ki çocuklarım ve yeğenim yerde baygın yatıyor. Panik içinde yardım etmeye çalışırken, nefes alamadığımı fark ettim. Sanki birisi beni boğuyordu, göğüsüm sıkışıyor, gözlerim bulanık görüyordu. Perişan olduk. Ne doktor, ne ilaç vardı. Tedavi olmak için mecburen Şam’a gittik. Hastanede kimyasal silah saldırısına maruz kaldığımızı öğrendik. Yüzlerce insan hayatını kaybetmişti. Doktorlar gözlerimde ve karaciğerimde hasar olduğunu söyledi.”

EŞİM KİMYASAL SİLAH ETKİSİNDEN KURTULAMADI

Sarin gazı saldırısında kardeşi ve yeğeninin kaybeden Hasan, bu olay sonrası üç çocuğu, eşi ve ablasıyla Türkiye sığınmak zorunda kaldı. En büyük desteği Adıyaman’da Garip Dede Dergahında aldığını, Alevi bir dedenin kendisine ve ailesine büyük yardımı dokunduğunu anlatan Hasan, “O Alevi dedesi olmasaydı belki bugün hayata olmazdık. Bize gerçekten çok yardımcı oldu. Tedavi olmamızı sağladı. İstanbul’a gelişimizin koşullarını da o yarattı. Ancak İstanbul’da da yüzümüz gülmedi. Kimyasal silahların etkisinden kurtulamayan eşim hayatını kaybetti ve üç çocukla baş başa kaldım” dedi.

ALEVİLER BİZE YARDIM ELİ UZATSIN

Hayatlarını altüst eden cihatçı çetelere lanet okuyan Hasan, Sarin gazı saldırının Esad rejimi tarafından değil El Nusra Cephesi tarafından gerçekleştirildiğini vurguladı. Hasan, “Esad kendi halkını öldürmedi. Bu saldırıları orada ki El Nusra’cılar yaptı. Özellikle Alevilere karşı çok kinciydiler. Köylerimizi sarıp, bombaladılar. Çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden yakaladıkları her Aleviyi katlettiler. Onların elinden zor kurtulduk” diye konuştu.

Kimyasal silahların etkisini üzerinden atmak için hala ilaç tedavisi gören Hasan, şu anda ablası ve üç çocuğuyla Esenyurt’ta çok kötü koşullarda yaşam mücadelesi veriyor.

İş bulamadığını, çaldığı her kapının yüzüne kapandığını ifade eden Hasan, kendisinin de Alevi dede soyundan geldiğini belirterek, Alevilerin kendisine yardım eli uzatmasını istedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.