'Öcalan için şartlı tahliye kaçınılmaz'

AİHM'in Abdullah Öcalan'a verilen ömür boyu hapis cezasına ilişkin verdiği kararda tecrit koşullarını görmemesini eleştiren Öcalan'ın avukatı Ömer Güneş, AİHM’in Öcalan’ın siyasi yönünü göz ardı ettiğine işaret ederek, Öcalan için şartlı tahliye kararının kaçınılmaz hale geldiğini vurguladı.

TOHAV'ın Taksim Hill Otel'de düzenlediği "İşkence ve Kötü Muamele Yasağının İhlali Bakımından Uzun Süreli Mahkumiyet" konulu panelin ikinci oturumunda farklı ülkelerde uzun süreli mahkumiyet AİHM'in Türkiye aleyhine verdiği kararlar ve Abdullah Öcalan’ın davasında verilen karar tartışıldı.

Panelin ikinci oturumunda Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Devrim Aydın, Yrd. Doç. Dr. Öznur Sevdiren ve Avukat Ömer Güneş yer aldı.

Panelde ilk sözü alan Yrd. Doç. Dr. Aydın, "Karşılaştırmalı Hukukta Uzun Süreli Mahkumiyet Sorunu" başlıklı sunum yaptı. Cezalandırmanın amacı ve işlevi konularına değinen Aydın, "nasıl bir ceza adaleti" sorununun yanıtının verilemediğimi söyledi.

‘İSTİKRARLI BİR CEZA ADALETİ OLMALI’

Her şeyden önce istikrarlı bir ceza adaleti olması gerektiğini belirten Aydın, çok sert cezaların verilmesinin çözüm olmadığını, önemli olanın adil ve doğru bir yargılama yapılması olduğunu söyledi.

Cezanın belirlenmesi sürecinde insan haklarının ön plana çıkartılması gerektiğine vurgu yapan Aydın, dünyada bunun böyle işlemediğini ifade etti.

Suç oranında inanılmaz bir artış olduğunu kaydeden Aydın, tüm dünyada 30 milyon kişinin şu anda tutuklu veya hükümlü olduğunu belirtti. İngiltere'de müebbet hapis cezası alanların sayısının 12 bin 500, Avrupa'da ise 8 bin olduğunu belirten Aydın, Türkiye'de ceza adaletinin sadece siyasal tutsaklara karşı en sert biçimde işlediğini söyledi.

Aydın, “Örneğin üniversitemizde 2 öğrencimiz duvara slogan yazdı diye 4 yıl hapis cezası aldı. Ama bir işadamı bir suç işlese birkaç gün kaldıktan sonra çıkar. Urfa'da 26 lira çalan çocuk toplam 16 aya kadar mahkum oldu, ama kamyonlara para doldurursanız o zaman ceza almazsınız" dedi.

Avrupa'nın birçok ülkesinde müebbet hapis cezası uygulamasının şartlı tahliyeden bağımsız uygulanmadığına dikkat çeken Sevdiren, Norveç örneğini vererek şartlı tahliye dahil olmak üzere bir mahkumun en fazla 21 yıl tutuklu kalabileceğini dile getirdi. Sevdiren, AİHM’in Vinter kararında "Özgürlüğünden yoksun bırakılan insanlar insan haklarına uygun muamele görmelidir" vurgusu yaptığını ve bu yüzden Avrupa'da şartlı tahliye kararları olmadan müebbet hapis cezasının işlenmediğine dikkat çekti.

'AİHM ÖCALAN’A SANKİ BİR SİYASİ MAHKUM DEĞİLMİŞ GİBİ BAKIYOR’

Panelde son olarak söz alan Avukat Ömer Güneş ise "AİHM Karar İncelenmesi" başlıklı sunum yaptı.

AİHM'in Mart ayında Öcalan'a verilen ömür boyu hapis cezasına ilişkin verdiği kararı değerlendiren Güneş, AİHM’in kararlarında eleştirilmesi gereken yerlerin olduğuna dikkat çekti.

Öcalan davasının siyasi yönüne vurgu yapmanın gerektiğini belirten Güneş, "AİHM'nin kararındaki siyasi nedenlerle ilgili karar verirken daha çok CPT raporlarını incelemiş olsa da siyasi nedenler hiç göz önüne alınmamış. AİHM, sözleşmenin 14. maddesi (ayrımcılık maddesi) bağlamında bir araştırma gereği duymamış. Ayrımcılık konusunda AİHM doğrudan tespit yapabilmesine rağmen Öcalan davasında bunu yapmadı. Burada büyük bir eksiklik var. Dolayısıyla AİHM Öcalan'a sanki bir siyasi mahkum değilmiş gibi bakıyor" diye konuştu.

AİHM'in Öcalan dosyasında verdiği kararın etkili bir karar olmadığına vurgu yapan Güneş, “Türkiye ya da İngiltere gibi ve birçok ülkede bir toplumda etnik bir sorun yaşanıyorsa devletin doğrudan ceza siyaseti devreye giriyor. Devletin siyasal gruplara karşı bir dışlanmışlık yönünde geliştirmiş olduğu bir siyaseti hukuku da yansıyor. Bu yüzden Öcalan'ın AİHM kararlarında açıkça belli oluyor" dedi.

'AİHM ÖCALAN’IN KALDIĞI TECRİT KOŞULLARINI NORMAL GÖRDÜ’

Öcalan'ın uluslararası komployla Türkiye'ye getirildikten sonra idam cezasının uygulanmadığını, fakat ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildiğini hatırlatan Güneş, Öcalan'a ayrı bir infaz rejimi uygulandığını kaydetti.

AİHM'in kararından ihlal kararı vermediği için Öcalan'ın kaldığı tecrit koşullarını normal gördüğünü belirten Güneş, "Bu hakikaten kaygı verici. Ve devlete 'Siz orada her türü sınırlama yapabilirsiniz' uygulamasının yolunu açmıştır" dedi.

CPT'nin raporlarına rağmen AİHM’in İmralı'daki uygulamaları tecrit olarak görmediğine işaret eden Güneş, CPT'nin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası rejiminin değişimi için karar verilmesini istemesine rağmen AİHM'nin bunu da dikkate almadığını söyledi.

Güneş, Türkiye'de Öcalan için şartlı tahliye kararının kaçınılmaz hale geldiğini de sözlerine ekledi.

(Özgür Gündem) 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.