Mehdi Eker: FETÖ barış sürecini sabote etti

AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker, "Fethullahçı Terör Örgütü Türkiye'nin barış sürecini hep sabote etti. Amacı, Türkiye'yi zora sokmak, Türkiye'nin kendi iç meselelerini barışçı yolla çözme iradesini bir şekilde inkıtaa uğratmaktır.

"Gerek Oslo gerek Habur gerek Uludere ve benzeri süreçlerde, şimdi geriye dönüp baktığımızda zaman zaman izah edilemeyen, anlaşılamayan noktalar olabiliyor" dedi.

AKP genel başkan yardımcıları Mehdi Eker, Cevdet Yılmaz ve Yasin Aktay, Ankara'daki yabancı basın temsilcileriyle bir araya geldi, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Mehdi Eker, "FETÖ'nün 1970'li yıllardan itibaren, Türkiye'de örgütlenmeye başladığını" söyleyerek, "Ama biz bunun bir terör örgütü olduğunu çok geç fark ettik. Herkes bize haklı olarak bu soruyu soruyor. Yani bunlar devlete bu kadar sızdı, bunlar bu kadar güçlendi, askeri darbe yapacak noktaya geldi ve bu neden fark edilmedi? Bu sorunun cevabının kolay olmadığını biliyorum. Bunun sebebi, bu durumun yeryüzünde çok spesifik, yani benzersiz bir durum olmasından kaynaklanıyor" ifadelerini kullandı.
 
Gülen cemaatinin askeriyede yönetimi ele geçirmek için birtakım kumpaslar kurduğunu belirten Eker, "Eski bir Genelkurmay Başkanı FETÖ tarafından, terör örgütü lideri olarak gösterildi” dedi.
 
'ROBOSKİ OLAYI VE RUS UÇAĞI'
 
"FETÖ'nün Roboski olayını gerçekleştirdiğini ve Rus uçağını düşürdüğünü, bu konuların yeniden incelenmesi gerektiğini söylediniz. AK Partili bakanların da bu konuda şüpheleri var mı?" sorusuna Eker, "Buradaki mesele şu, bu kadar olay yaşadıktan sonra bunların devlet içinde, devletin farklı departmanlarında, bu kadar uzun süre 35 sene kendi kimliğini gizleyerek yaşamasına binaen birçok olayın, mesela hükümet ve parti olarak içimize sinmeyen bir takım olayların, tezahürlerin bunun ışında yeniden incelenmesi gerekir. Buna dair şüphelerimiz var" yanıtını verdi.
 
'FETÖ’NÜN YARGI, EMNİYET VE ADALET YAPILANMASI'
 
Örgütün "yargı, emniyet ve adalet" içindeki yapılanmasına dikkati çeken Eker, şunları söyledi: "Hem hüküm veren hem iddiada bulunan hem de delilleri toplayan, polis, savcı ve hakim. Üçünden bir takım şebekeler oluşturmuşlar. Bunu anlıyoruz. Türkiye'de bizim hükümette olduğumuz doğru fakat bizim hükümet yargıya müdahale edemiyor çünkü Türkiye'de bazı dostlarımızın iddia ettiklerinin tersine gerçekte o manada bir kuvvetler ayrılığı uygulanıyor.

"Bir takım olaylar var, belirsiz. Biz sadece sonuçlarını görüyoruz. Tıpkı Uludere'de veya Rus uçağının düşürülmesi meselesi ile Balyoz davasında olduğu gibi. Sonuçlarına bakıyoruz, daha sonra biz bunu yeniden yorumladık ve işin şekli değişti. Çünkü bunlar arasında ilişki var."
 
'HDP’DEN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ İŞBİRLİĞİ BEKLENTİLERİ'
 
"HDP'den anayasa değişikliği ve işbirliği konusunda beklentiniz nedir?" sorusu üzerine Eker, "Bundan sonraki süreçle ilgili tabii Türkiye'nin kurumlarının, anayasa değişikliği bizim zaten gündemimizdeydi. Ama bunun, muhalefet partileriyle toplumun çok büyük bir kısmının iştirakiyle yapılması bizim gayemiz. Bunun için çalışıyoruz. Bununla ilgili hem CHP hem MHP hem de HDP ile görüşmelerimiz sürüyor. Şu ana kadar ki görüşmeler de olumlu" yanıtını verdi.
 
'BARIŞ SÜRECİNİ FETO SABOTE ETTİ'
 
"Barış sürecinde sabotaj ihtimalinden bahsettiniz. Bu çerçevede hükümetin belli adımları olabilir mi? Örneğin operasyonlar durdurulabilir mi? Barış süreci yeniden başlatılabilir mi?" sorusuna üzerine Eker, "Fetullahçı Terör Örgütü Türkiye'nin barış sürecini hep sabote etti. Amacı, Türkiye'yi zora sokmak, Türkiye'nin kendi iç meselelerini barışçı yolla çözme iradesini bir şekilde inkıtaa uğratmaktır. Gerek Oslo gerek Habur gerek Uludere ve benzeri süreçlerde, şimdi geriye dönüp baktığımızda zaman zaman izah edilemeyen, anlaşılamayan noktalar olabiliyor" dedi.
 
'GERİYE DÖNÜP BAKTIĞIMIZDA BÖYLE BİR YENİDEN DEĞERLENDİRME İHTİYACI VAR'
 
Bir gazetecinin sorusu üzerine "Türkiye'nin Kürt meselesini demokratik yollarla çözmeyle ilgili kritik dönemeçlerinde, birtakım sabotajların olduğunu" söyleyen Eker şunları söyledi: "Yani o reform ortamını bir manada tasfiye edecek, zehirleyecek birtakım olaylar oluyor. Mesela Habur süreci, Oslo'daki görüşmelerin çıkarılması, Uludere'deki katliam, daha sonraki süreçte Rus uçağının düşürülmesi. Bütün bunların hepsi artık farklı bir düzlemde ve bunların ışığında bir kez daha yorumlanması gereken hususlar. Geriye dönüp baktığımızda böyle bir yeniden değerlendirme ihtiyacı var. Çünkü aslında gördüğümüz birçok şeye, ayrı bir gözle yeniden bakılması gerekiyor."
 
(Kaynak: Evrensel)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.