09 Temmuz 2017 Pazar 16:44
Kılıçdaroğlu, Maltepe'den Erdoğan'a seslendi: Senin adaletin bizi yıldıramaz

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Maltepe'de Adalet Mitinginde konuştu.Konuşmasında Erdoğan'a seslenen Kılıçdaroğlu, "Senin adaletin bizi yıldıramaz" dedi.

Tutuklu milletvekillerinin durumuna da dikkat çeken Kılıçdaroülu, " AYM üyeleri, sizin dik durmanız, onurlu durmanız, adaletten yana tavır almanız, sizin Türkiye'nin onurunu korumanız size güç katar. Birilerinin oyununa gelmeyin. Korkmayın" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satırbaşları şöyle:

15 Haziran 2017'de sabah saatlerinde Ankara'dan başlattığımız yürüyüşü Maltepe'de noktaladık. Bu son değil, o yürüyüş bizim ilk adımımızdır.

9 Temmuz yeni bir doğuştur. Ankara'dan yürüyüşüe başladığımızda ilk günü 10 dakikalık mola ile bitirdik. Yol boyunca bizi yüreklendiren Ankara, Kahramankazan, Kızılcahamam, Gerede, Bolu, Kaynaşlı, Düzce, Hendek, Adapazarı, İzmit, Derince, Körfez, Tavşancıl, Gebze ve İstanbul'a yürekten teşekkürlerimi sunuyorum. Bize sorasını açan, yemek gönderen, yiyecek gönderen, hayır dualarım seninledir diyen annelere babalara her zaman, her yerde şükran borçluyum, yine buradan onlara teşekkürlerimi gönderiyorum.

Yolda gelirken bizi protesto eden vatandaşlarımız da vardı, protesto adan yurttaşlarıma da şükranlarımı gönderiyorum. Bu ülkeye birinci sınıf demokrasiyi göndereceğiz. Bir teşekkürüm de güvenlik güçlerimize, bütün güvenlik güçleri bizim sağlıklı bir şekilde toplanmamız için olağanüstü çaba harcadılar. Halkın polisine, jandarmasına selamlarımı, saygılarımı gönderiyorum. Hiç kimse unutmasın, biz yürürken, taşkınlık yapacağımızı düşünüyorlardı.

Dünyanın en barışçıl eylemini yaptık. Hiçbir yurttaşımızın burnu dahi kanamadı. Benimle beraber yürüyen adalete susamış 80 milyona yine şükranlarımı sunuyorum. Hasan Tatlı hayatını kaybetti. Ailesine baş sağlığı diliyoruz. Ailesine şükranlarımı sunuyorum. Sevgili adalet arayışçıları, yürüyüşümüze destek veren pek çok kesim oldu.

Siyasi partiler ve milletvekillerine, sendikalara, sanatçılara, muhtarlara, engellilere, Ergenekon, Balyoz, KHK mağdurlarına, taşeron işçilerine, kadınlara, STK'lara, barolara, mağdur ailelere yürekten teşekkürlerimi sunuyorum.

Neden yürüdük? Olmayan adalet için yürüdük. Mazlumların hakkı için yürüdük. Tutuklu gazeteciler için yürüdük. Bugün Gökmen Ulu'nun doğum günü. Kendisine Maltepe'den mutlu yıllar diliyoruz. İçeridesin, hapistesin kardeşim. Üstadlarınla beraber hapistesin ama unutma Maltepe Meydanı senin yanında, gazetecilerin yanındadır. Üniversiteden atılan hocalar için yürüdük. Hocaların görevlerine son verilmesi tam bir demokrasi ayıbıdır. Geçmişte bunu sıkı yönetim dönemlerine paşalar yapıyordu. Hitler, Almanya'da yapıyordu. Kaboğlu gibi isimler kapının önüne kondu ama yurt dışına çıkışları da yasaklandı.

NURİYE VE SEMİH İÇİN YÜRÜDÜK

Maltepe Meydanı'ndan yasaklayanları kınıyorum. Hapisteki er ve erbaşlar için yürüdük, FETÖ'ye, 20 Temmuz darbesine karşı olduğumuz için yürüdük. IŞİD, PKK ve diğer terör örgütlerine karşı olduğumuz için yürüdük.

Devlette liyakat sistemi kalmadığı için yürüdük. Şiddet mağduru kadınlarımız için yürüdük. Mavi Marmara şehit ve gazileri için yürüdük. Mavi Marmara şehitlerinin hakları onursuz bir anlaşma ile ellerinden alındığı için yürüdük. Terörist ilan edilip hapse konulan Nuriye ve Semih için yürüdük. İş dünyası için yürüdük. Gerçek darbeciler yargılansın diye yürüdük. Şehitler ve gaziler ayrım yapılamaz. Ayrım yapıldı, ikilik yaratıldı. Ayrım yapılmasın diye yürüdük.

Adalet getirmek için yürüdük, takipçisi olacağız. 9 Temmuz yeniden doğuşun tarihidir. Niçin adalet? Farklılıklarımızla yaşamak için, huzur içinde yaşamak için, Türkiye'nin saygın bir konumu olması için adalet. Adalet mülkün temelidir. Zulüm ile abad olunmaz. Konfüçyus, "Adalet bir kutup yıldızı gibidir, yerinde sabit durur ama bütün kainat etrafında döner" der. Kainatın da bir adaleti vardır. Dünyanın bütün nehirleri, adalete susamış bir insanın susuzluğunu gidermeye yetmez. Bu meydan ve bu meydanın dışında, adalete susamışlara muhabbetlerimi gönderiyorum.

Peygamberimiz, 1 gün adaletle hükmetmek 70 yıl nafile ibadetten hayırlıdır der. Bütün peygamberler adalet için mücadele etmiştirler. Önce adalet; "Hak, hukuk, adalet" diyoruz. Siyaset adalet temelli yapılmak zorundadır. Siyaset köşeyi dönme alanı değildir. Malı götürme alanı değildir, vatandaş için ülke için yapılır. Siyaset ülkeyi birleştirmektir. O nedenle her yerde söylüyorum, bir daha söyleyeceğim. Hiç kimsenin inancına göre siyaset yapmayacağız. Yapanlar vatan hainleridir. Herkesin yaşam tarzına saygı duyuyorum. Başı örtülü kadınlarımız için iktidar değişirse başörtünüzü açacaklar diyorlar, itibar etmeyiniz.

"ADALET ARAYIŞIMIZIN TEK YERİ VAR, O DA SOKAKTIR"

Yürüyüşe başladığımızda belli çevrelerden eleştiriler geldi. Adalet sokakta aranmaz diyorlar. Bir ülkede adaletsizlikler varsa, o ülkenin mahkemeleri bağımsız değilse, hukukun üstünlüğüne göre hakimler değil de, siyasi otoritenin beklentilerine göre karar veriyorlarsa, TBMM'nin yetkileri gaspedilmişse, halkın gözü olan basın susturulmuş veya teslim alınmışsa o zaman adalet arayışımızın tek yeri var, o da sokaktır. Hiç kimse bundan endişe etmesin. Adalet, adalet, adalet. Hak, hukuk, adalet diyeceğiz.

Darbeyi önlemek için sokak güzel, adaleti getirmek için kötü. Darbeyi de önleyeceğiz, adaleti de getireceğiz. 2 tane 15 Temmuz var. Bir halkın 15 Temmuz'u, 2 sarayın 15 Temmuz'u. Halkın 15 Temmuz'unda halk sokaklara indi. Biz buna halkın 15 Temmuz'u diyoruz. Bu bizim onurumuz, gururumuzdur. Bir de sarayın 15 Temmuz'u var. 20 Temmuz'da KHK yetkisi ile TBMM'yi devre dışı bırakarak sivil darbenin yolunu açan 15 Temmuz'dur. Sonuna kadar direneceğiz.

Saraydaki diyor ki, "Yıl sonuna kadar ciddi manada mahkumiyet kararları gelecektir" diye düşünüyorum. Yani "kimin ne kadar ceza alacağını ben biliyorum, talimat veriyorum" diyor. Beyefendi Ergenekon davalarının da savcısıydı, şimdi yeni duruşmaların hakimi oldu. Senin adaletin bizi yıldıramaz, senin cezaların bizi yıldıramaz. Kim olursan ol, adaleti bu ülkeye getireceğiz.

Hatırlarsanız, 80 darbelerinden sonra sıkı yönetim mahkemeleri kurulmuştu ama savcı, hakim karar verirken en azından delillere bakarak karar veriyordu. Ergenekon, Balyoz'da ise sahte delillerle karar verilmeye başlandı. 20 Temmuz sivil darbesinden sonra dosyada delil varmış yokmuş hiç önemli değil. Hakim gözünü dikmiş saraya. Dosyada delil var mı, yok mu buna bakmıyor. Delilsiz ceza verme dönemi başlamıştır 20 Temmuz sivil darbesinden sonra. Bunu her yerde anlatmak tüm Türkiye'nin görevidir. Yaşadığımız dönem bir dikta dönemidir.

Olayın ayrıntılarını ortaya çıkarmak için çalışan onurlu savcılardan dosyaları alındı. Bir darbe girişiminin üstünü örtmeye kalkanlar gerçek darbecilerdir. Sivil darbe, gerçek darbe girişiminin oluşmasını, olayını, ayrıntılarını öğrenmeyelim diye perdeleniyor.

"BU ADALET HEYKELİNİN TERAZİSİ HİLELİ"

Hepiniz adalet saraylarına giderken görmüşsünüzdür, bir kadın gözleri bağlı elinde kılı. Buna adalet heykeli diyoruz. Hakim ve savcılara sesleniyorum. Eğer siz, adalete inanıyorsanız, güveniyorsanız, adaletin ne kadar değerli olduğuna inanıyorsanız, bu adalet heykelinin gözleri bağlı değil açık. Kulakları kapalı değil açık. Terazisi ile hileli. Siz Türkiye Cumhuriyeti'nin temeline dinamit koyuyorsunuz.

Bu arada, Anayasa Mahkemesi'nin değerli başkan ve üyelerine de seslenmek istiyorum. Korkmayın! Onurlu durun, namuslu durun. Daha önce karar verdiniz, milletvekillerin tutuklanamaz diye. Şimdi milletvekilleri hapiste neden korkuyorsunuz. Neden sarayı ürkütürüz diye çekiniyorsunuz. AYM üyeleri, sizin dik durmanız, onurlu durmanız, adaletten yana tavır almanız, sizin Türkiye'nin onurunu korumanız size güç katar. Birilerinin oyununa gelmeyin. Korkmayın. Yarın, çocuklarınızın yüzüne bakacaksınız, arkadaşlarınızın yüzüne bakacaksınız. Saraydan talimat geldi diyorsanız lütfen o koltukları boşaltın. Oraya onurlu, dik duran namuslu yargıçlar gelsin.

"MALTEPE UMUTLUYSA İSTANBUL UMUTLUDUR"

Baktılar ki yürüyor bu adam. Evet yürüdüm, çocuklarımız, torunlarımız için yürüdüm. 80 milyon için yürüdüm. Hiçbir ayrım yapmadım. Bu yürüyüşle ne kazandık? Önce toplum olarak korku dönemini çıkarıp çöp sepetine attık. Biz cesur insanlarız. Siz de korkuya teslim olmayın diye. Yalnız olmadığımızı gördük, tüm Türkiye ve dünyaya duyurduk. Artık hepimiz umutluyuz, Türkiye'nin geleceği konusunda umutluyuz. Ben umutluysam yanımdaki arkadaşım da umutludur. Maltepe umutluysa İstanbul umutludur. İstanbul umutluysa Ankara umutludur. Ankara umutluysa Hakkari umutludur.

NE İSTİYORUZ?

Bir; OHAL kalksın. İki; Adliyeye, kışlaya, camiye siyaset girmesin. Yargı tarafsız kılınsın. Üç; Özgür medya istiyoruz. Dört; Üniverrsiteleri susturulmuş değil, konuşan bir Türkiye istiyoruz. Milletin seçtiği vekillerin TBMM'de görev yapmasını istiyoruz. FETÖ ile mücadelenin gerçekten yapılamasını ve darbe girişiminin siyasi ayağının ortaya çıkarılmasını istiyoruz. Tek adam rehjimine hayır diyoruz. Gerçekten de kadın-erkek eşitliği istiyoruz. Gençlere saygı istiyoruz, gençleri önemsemeliyiz. Tüm anti demokratik uygulamaların sona erdirilmesini istiyoruz. 450 kilometreyi yürürken ormanları fark ettim, yağmuru gördüm. Cennet gibi ülkeyi cehenneme çevirmeye kimin hakkı var. Bu ülkeyi cennet gibi yapmak bizim görevimiz değil mi? Niye yapmayalım?

Son Güncelleme: 10.07.2017 17:06
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Yorumlardan doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderene aittir.