Selda Manduz
Selda Manduz
14 Haziran 2017 Çarşamba 22:27
Kılıçdaroğlu: Artık sabredecek bir şey kalmadı, gerekirse tek başıma yürürüm

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasını, Ankara’dan İstanbul’a gerçekleştireceği yürüyüşü ve CHP’nin dokunulmazlık kararını değerlendirdi.

CHP’nin dokunulmazlıkları kaldırılmasına destek vermesine yönelik eleştirileri samimi bulmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, “Eleştiriyi samimi bulmuyorum. Bizim parti programımızda dokunulmazlıkların kaldırılmasını istiyoruz. Kurultayın verdiği kararı nasıl tanımıyorum diyebiliriz. Bugün de olsa aynısını söylüyoruz. Kürsü dokunulmazlığı olmalı, onun dışında olmamalı. Ama milletvekilleri tutuklanmamalı” dedi.

Berberoğlu’nun tutuklanmasının ardından Ankara’da İstanbul’a yürüyüş gerçekleştireceğini açıklayan Kılıçdaroğlu, adalet sağlanıncaya kadar yürüyeceğini söyledi.

“Artık sabredecek bir şey kalmadı” ifadelerini kullanan Kılıçdaroğlu, “Harekatımızın adı: Adalet. Kimse gelmese de ben tek başıma yürüyeceğim. Ben bu ülkeyi seven biri olarak, sadece bu ülkede adaleti getirmek için yürüyeceğim. Bizi daha ciddi sorunlar bekliyor. Benim görevim bu ülkede adaletsizliklere karşı durmaktır, haksızlıklara karşı durmaktır. Ben bunun mücadelesini vermek zorundayım” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CNN TÜRK canlı yayınında gazeteci Şirin Payzın'ın gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Enis Berberoğlu'nun tutuklanmasını değerlendiren Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

MİT TIR’LARI DAVASI

Neden korkuyor biliyor musunuz? Er geç yargılanacaktır. Yaptığı uluslararası bir suçtur. Müslüman Müslüman’ı kırsın diye silah gönderiyorsunuz. O TIR'dakiler insani yardım malzemesi ise neden korkuyorlar? İnsani yardım malzemesi devlet sırrı olmaz ki. Siz Türkiye'yi bir muz cumhuriyetine döndüremezsiniz.

Hükümet mi var? Kim Başbakan? Kim Dışişleri, Maliye, Tarım, Sanayi, Kültür Bakanı? Nerede hükümet? Bir kişi var, niye birbirimizi kandırıyoruz? Hangi bakan hangi yetkisini kullanabilir bir kişiden izin almadan? Hangi bakan bir kişiye "Bu yanlıştır" diyebilir. Dayak yiyen bakanları duymadık mı? Üç günlük asker, yedi aydır tutuklu darbe yaptı diye. Üç günlük asker darbe yaptıysa atın bu ülkeyi.

DOKUNULMAZLIKLARIN KALDIRILMASI

Eleştiriyi samimi bulmuyorum. Bizim parti programımızda dokunulmazlıkların kaldırılmasını istiyoruz. Kurultayın verdiği kararı nasıl tanımıyorum diyebiliriz. Bugün de olsa aynısını söylüyoruz. Kürsü dokunulmazlığı olmalı, onun dışında olmamalı.

Ama milletvekilleri tutuklanmamalı. AYM karar verdi. Şimdi anayasa aykırı ama bu mahkemeler niye uymuyor diyeceksiniz? Hangi mahkemeler? Yargı olsa tutuklanan milletvekili olmaz.

ENİS BERBEROĞLU’NUN TUTUKLANMASI

 "Önce inanamadım arkadaşlara gerçekten mi diye sordum. Gerçekten böyle bir kararın çıktığını sordular. Hemen İstanbul'daki arkadaşlarla ile görüştük. Onlar da haberi doğruladı. Sonra ajanslara düştü. Enis beyle de bu arada görüşme imkanım oldu. Morali iyi. Haksızlığa uğradığını suçlu olmadığın biliyoruz. Dolayısıyla suçluluğun ezikliği içinde değil tam tersine hakkı yenen rahat konuşan bir kişi, ses. Yaptığımız konuşmada verdiği mesaj da böyleydi. Şunu söyledim; moralini iyi tut. Senin hiçbir suçun, kabahatin yok. Senin ülke sevginden ötürü hiç kimsenin kuşkusu yok. Dolayısıyla moralini iyi tutmasını söyledim. 'Moralim gayet iyi' dedi. 'Ben haklıyım herhangi bir haksızlık yapmadım bir yanlışım da yok' diye söyledim"

ANKARA’DAN İSTANBUL’A YÜRÜYÜŞ KARARI

Sabredecek bir şey kalmadı, ülke elden gidiyor. Haklılığımızı bütün dünyaya duyurmak istiyoruz. Ben CHP teşkilatlarına sesleniyorum. Bu süreçte asla provokasyona gelmeyin. Ben yürüyeceğim. Elimde sadece tek afiş olacak. Üzerinde adalet yazacak. Bu ülkede adalet kalmadı, adaleti yok ettiler, kalmadı. Güçlü olanlar her türlü barajı aşıyor. Garibanların hakkını kim soracak? Ben yürüyeceğim. Ha arkamdan kim gelir bilmiyorum. Bu ülkede adalet sağlanmak zorunda. Bıçak kemiğe dayandı. Böyle adalet mi olur? Buna ilk tepki yargının vermesi lazım. Ama korku dağları aşmış. Adalet sağlanıncaya kadar ben yürüyeceğim.

‘HAREKATIMIZIN ADI: ADALET’

Harekatımızın adı: Adalet. Kimse gelmese de ben tek başıma yürüyeceğim. Ben bu ülkeyi seven biri olarak, sadece bu ülkede adaleti getirmek için yürüyeceğim. Bizi daha ciddi sorunlar bekliyor. Benim görevim bu ülkede adaletsizliklere karşı durmaktır, haksızlıklara karşı durmaktır. Ben bunun mücadelesini vermek zorundayım.

Kaç gün sürer bilmiyorum bu yürüyüş. İstanbul Maltepe Cezaevi'ne kadar yürüyeceğim. Ama orada bitmeyecek tabi. Bu ülkede adalet tescil edilinceye kadar sürecek. Bu herkese açık bir yürüyüş. Gelenler asla provokasyona teslim olmayacaklar. Adalet için yürüyeceğiz, sırtı kalınlar için yürümüyoruz. Onlar için engel yok. Biz garibanlar için yürüyoruz. OHAL nedeniyle izin verilmezse eğer, yasaklasalar da biz yürüyeceğiz. Bütün dünya görür. Bir ülkenin ana muhalefet lideri yürürse bu bütün dünyada haberdir.

Enis Berberoğlu'nun kaçma tehlikesi yoktu.

(OHAL kapsamında yasaklanırsa?)  Yasaklasınlar. Daha da büyür. Rezaleti görür bütün dünya. Türkiye'de bununla ilgili olumsuz haberler çıkarmaya çalışacaklar, bunun farkındayız.

NURİYE GÜLMEN VE SEMİH ÖZAKÇA’NIN DURUMU

Açlık grevinde olan insan hapishanede öldüğünde hesabını kim verecek?

Toktamış Ateş
Son Güncelleme: 15.06.2017 12:45
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Yorumlardan doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderene aittir.
Avatar
Peyman Köllhofer 2017-06-14 23:36:39

ghandi sahaya inmekteyse siddetten uzak demokratik bir baskaldiriyi hdp yi de icine alip demokratik bir yürüyüse gecmeleri gerekir.. ancak inandirici cogulcu kuvvetli bir muhalefet bu dikta rejimden ülkeyi kurtarir..