Tutuklu sanıklar, yoğun güvenlik önlemleri altında Diyarbakır Adliyesine getirildi.

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Ahsen Coşar, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Genel Başkanı Ahmet Türk, Eğitim-Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç, BDP milletvekilleri Sırrı Sakık ve Emine Ayna, eski İstanbul Barosu Başkanı Turgut Kazan ile aralarında milletvekillerinin de bulunduğu bazı yabancı heyetler de duruşmayı izlemek üzere adliyeye geldi.

Bu arada, daha önceki duruşmalara sanık avukatı olarak katılan CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu da bugünkü duruşmada izleyici olarak yerini aldı.

Duruşmaya, tutuklu 104 sanık, tutuksuz 48 sanıktan ise aralarında Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Siirt Belediye Başkanı Selim Sadak ve Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş'ın bulunduğu 13 kişi katıldı.

BDP Genel Başkanı Demirtaş, gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye'de ana dille ilgili ciddi tartışmalar yaşandığını belirterek, bazı mahkemelerin ana dilde savunmayı kabul ettiğini söyledi.

Ana dilde savunmanın en doğal hak olduğunu belirten Demirtaş, şöyle konuştu:
“İnsanların Türkçe biliyor olması ana dillerinde savunma yapmasını engellemez. Hele hele bugünlerde kamuoyunun vicdanını yaralayan tahliyelerde sonra seçilmiş arkadaşlarımızın, siyasetçilerimizin, kadın ve gençlik temsilcilerimizin sırf ana dilleri nedeniyle tutuklu kalıyor olmaları kamuoyunun vicdanını bir kez daha yaralamış olacak. Bu nedenle bizim bugün beklentimiz hem ana dilde savunma krizinin aşılması hem de arkadaşlarımızın savunmalarından sonra tahliyelerinin gerçekleşmesidir. Bu şüphesiz Türkiye'de normalleşme ve barış için çok önemli gelişmede olacaktır. Artık Türkiye kendi iç barışını sağlarken, Kürt sorununun çözümüne doğru giderken, bu tür somut adımlarla ilerleye ilerleye gitmelidir. Bugün bu mahkemeden sonuç bekliyoruz. Savunma hakkı kutsaldır. Burada iddia makamı görevini yerine getirdi, iddialarını yazdı ve işi bitti. Asıl olan savunmadır. En son cezaevinden gönderdikleri haberde de kendi ana dilleri olan Kürtçe savunmada ısrarcı olacaklarını belirtiler. Bu bir haktır, kimsenin bunu engellememesi lazımdır. Kürtçe konuşmak savunma yapmaktır susmak değildir.”

AA