“Jakobenlerinin elinden alınan üniversiteler, terör örgütüne teslim edilemez"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Son dönemde bazı üniversitelerimizden yansıyan eski Türkiye manzarasından duyduğum rahatsızlığı ifade etmek istiyorum. Bazı üniversiteler adeta marjinal grupların, bölücü terör örgütünün eğitim kamplarına dönüşmüş durumda. Eski Türkiye’nin Jakobenlerinin elinden alınan üniversiteler, terör örgütüne, çetelere teslim edilemez" ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Kocaeli Üniversitesi'nde kendisine takdim edilen fahri doktora töreninde konuştu.

Erdoğan’ın konuşmasının satır başları şöyle:

“Yıllarca bu millete tepeden bakanların karşımıza çıkacaklarını biliyorduk. Aynı şekilde Türkiye’nin büyümesinin, güçlenmesinin, iddia sahibi olmasının uluslararası güç odaklarını rahatsız edeceğini de gayet iyi biliyorduk.

Geçmiş tecrübeler, bu ülkede en zor yolun milletin tayin ettiği yolda yürümek olduğunu gösterdi. Eski Türkiye’nin elitlerinin kendi çıkarları için yapmayacağı ihanet yoktur. Başımızı iki elimizin arasına alarak şunu düşünmelerini tavsiye ediyorum. İradesini başka ülkelere, vesayet odaklarına teslim edenler, 79 milyonluk Türkiye gemisini batırmaktan bir an çekinmeyeceklerinden özellikle bilmelerini istiyorum.

4,5 yıllık İstanbul belediye başkanlığımda yaşayarak gördüm. Cumhuriyet mitinglerinden, Gezi olaylarına, 17-25 Aralık darbe teşebbüsünden 6-7-8 Ekim olaylarına kadar bunu birçok şekilde yaşadık. Biz tehditlere asla boyun eğmeden, hedeflerimizden vazgeçmeden yolumuzda yürüyoruz. Milletin verdiği emaneti çapulculara, ihanet çetelerine, terör örgütü üyelerine teslim etmedik, etmeyeceğiz.

Bugün hamdolsun 14 yıl öncesiyle karşılaştırılamayacak kadar büyük bir ülkeyiz. 79 yıllık cumhuriyet tarihinde yapılan yatırımların kat be kat fazlasını yaptık. Demokraside, insan haklarında, dış politikada, sağlıkta, eğitimde çığır açan reformlar yaptık. Yani bir röntgen için 7 ay, 8 ay sonraya gün alan bir ülkeydik. Sıralarda aylarca beklediğimiz bir ülkeydik. Affedersiniz, hastanelerin odalarında doğru dürüst tuvaletlerin olmadığı bir ülkeydi. Adeta koğuş sistemiyle hastanelerin olduğu bir ülkeydik. Şimdi, bir, iki, üç yataklı odalarla hizmet veren bir ülke haline geldik.

2002’den önce IMF kapılarında borç para dilenen, onuru çiğnenen, memurun maaşını dahi zor ödeyen bir ülkeden borcunu kapatmış, veren el bir ülke konumundayız. Fransız, bir IMF Başkanı vardı, Lagarde değil, ismini vermeyeceğim. Davos ki, son gidişimdi. Onunla konuşuyoruz.

 IMF’in Türkiye’yle yaptığı müzakereler doğru değil, siz bize verdiğiniz borcun takibini yapın. Siz bize kalkar da siyasi noktada yön vermeye kalkarsanız, artık bu eski alışkanlıklar geride kaldı. Bize yön veremezseniz. Verdiğiniz borcun muhasebe kayıtlarını takip edin, daha ileri gidemezsiniz. 23 buçuk milyar dolardı, artık bu sıfırlandı. Yeni yönetim bizden 5 milyar Euro borç istedi. Ben de kendilerine “Verebiliriz” dedim. Problem değil.

Merkez Bankası’nda 113 milyar dolar rezerv var. Görevi bırakmadan önce 136’ydı... Krizler, mrizler, 113’e düştü. 136’dan da fazla hale getirmeliyiz. 2023’ü düşünen bir ülke haline geldik. 24 saatin hesabını yapıyorsanız siz çok küçüksünüz.

Aştık... 2002’de 76 olan üniversite sayısı 193...  Birçok kişi farklı yorumladı. “Bunlar tabela üniversitesi” dediler. O tabela üniversitesi dedikleri üniversiteler potansiyel öğrenci yetiştiriyor. Benim Muş’taki bir gencim İstanbul’a, Kocaeli’ye gidemeyebilir. Üniversiteleri Muş’a gittik. Hakkâri’ye götürdük. Oradakiler bunun kıymetini bilmeyebilir.

Ne yazık kimi üniversitelerimiz zaman zaman var olma hedeflerinin tam tersi bir konuma savrulabiliyor. Farklı fikirlere tahammülün, ilmin, bilgi üretmenin zemini olması gereken üniversiteler uzun yıllar yasaklarla, çatışmalarla, kapı önüne konan gözü yaşlı öğrencilerle anıldı.

Attığımız adımlarla üniversitelerin asli görevlerine dönmeleri için gerekli zemini hazırladık. Artık kılık kıyafetinden, başörtüsünden, sakalından, inançlarından dolayı hiçbir öğrencimiz ötekileştirilmiyor. Bitti o iş. Üniversite kapılarına ikna odaları bitti. İkna odası kuranların halini gördünüz, millet nasıl dışlıyor. Milliyet doğruyu her zaman takdir eder.

Son dönemde bazı üniversitelerimizden yansıyan eski Türkiye manzarasından duyduğum rahatsızlığı ifade etmek istiyorum. Bazı üniversiteler adeta marjinal grupların, bölücü terör örgütünün eğitim kamplarına dönüşmüş durumda. Diğer öğrencileri baskıyla, şiddetle öteleyen bu çetelere asla izin verilmemelidir. Eski Türkiye’nin Jakobenlerinin elinden alınan üniversiteler, terör örgütüne, çetelere teslim edilemez.

Kimi üniversitelerde yaşanan vandallıkların gelecek sene yaşanmaması için rektörlerin gerekli tedbirlerin şimdiden alınmasını temenni ediyorum.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.