HDP: Meclis, Milli Güvenlik Kurulu’nu araştırsın
HDP, Milli Güvenlik Kurulu (MGK) ve kurulun yarattığı mağduriyetlerin araştırılmasını için Meclis araştırması için önerge verdi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkan Vekilleri Çağlar Demirel ve İdris Baluken’in verdiği önergenin gerekçesinde MGK anlayışının tarihsel geçmişine dair hatırlatılarak, “1982 Anayasasına Göre Milli Güvenlik Kurulu olarak dönemsel yapılanmalara sahip bir yapı olarak varlığını sürdürmüştür. Milli Güvenlik Kurulu bugünkü hali ilk olarak 1960 darbesi sonrası yapılan Anayasa ile belirmiştir. Bilinmektedir ki, bu darbe ile Türkiye’de Başbakan Adnan Menderes ve arkadaşları idam edilmiştir” denildi. 

‘BÜYÜK ACILAR YAŞATTI’

MGK’nin geliştirdiği politikalar ve uygulamaların büyük acılar yaşattığı belirtilen gerekçede şunlar dile getirildi: “90’lı yıllarda yaşanan yüksek yoğunlukla çatışma süreçlerinde devletin tavrının bizzat bu kurum tarafından belirlendiği, kararların Milli Güvenlik Kurulu’nda alındığı bilinmektedir.Milli Güvenlik Kurulu’nun devleti yöneten bir yapı şeklinde zuhur etmesi, bu yönetim kararlarını alması ile devam etmiştir. MGK kararlar doğrultusunda Kürt halkına büyük baskılar uygulanmıştır. Bir coğrafya ve tarih aralığında ‘özel savaş konsepti’ uygulamaları MGK’nin dâhilinde gerçekleştirilmiştir. MGK’nin Türkiye’de yaşanan çatışmalı süreci isyan diye nitelediği ve buna kapsamda bir strateji geliştirdiği TBMM’de kurulan Toplumsal Barış Komisyonuna gelen uzmanlarca da dile getirilmiştir.Bu şekilde tanımlanan Kürt Sorununun çözümüne yönelik ortaya konan yaklaşımlar da şiddet sarmalının esasa alınması kapsamında olmuştur. Ki o dönem insan haklarına aykırı, yaşam hakkını ihlal eden ve verili yasaların bile ihlal edilerek oluşturulan olağanüstü halin, sürekli ve hâkim kılındığı coğrafyada yaşananlar da günümüzde deklare edilen itiraflarla açığa çıkmaktadır.

Bu kapsamda köy yakmalardan, yerinden etmelere, faili meçhullerden, zorla koruculuk dayatmalarına kadar geniş bir yelpazede acının coğrafyası yaratılmış ve tarihin kara sayfaları çizilmiştir.Köy yakma taburlarının kurulduğu gerçekliği yıllardır dillendirilmesine rağmen kabul edilmemekteydi. Fakat faili meçhuller dosyası kapsamında gizli tanık olarak ifade veren bir er, şu ifadeleri kullanmıştır. “Bizim taburumuza verilen görev köyleri yakmaktı, orada kaldığımız süre içerisinde Hazro, Lice, Hani ve Kulp ilçelerine bağlı yaklaşık 30 köyü yaktık. Köylere girince komutanlarımız askerleri ikişer, üçer kişi olarak evleri yakmakla görevlendiriyordu, evlere girip dışarı çıkın yakacağız diyorduk.”

‘MGK ANTİDEMOKRATİKTİR’

MGK ve etrafında dönen tartışmalarla ilgili tüm anlatının 1990’lı yıllar çerçevesinden yapılması kısmen eksiklik kısmen de yanılsama getirecektir. Çünkü MGK, 2016 yılı itibariyle de Türkiye’de siyaseti dizayn etmeye çalışmakta, ülkenin gerçek gündemlerine dair siyaset kurumunu ve halk iradesini bypass eden yaklaşımlara girmektedir. Bu kapsamda, 2016 yılının Mayıs ayında gerçekleştirilen MGK sonrası yapılan açıklamada halklarımızın iradesi ile TBMM’ye gelmiş partimiz hakkında yapılan açıklamalar bir yandan antidemokratik bir kurum olan MGK’nin haddi ve hakkı değil, diğer yandan antidemokratik bir kurum olan MGK’nın demokratik siyaseti dizayn etme çabası olarak belirmiştir.”

HDP; MGK’nin hem kanunen hem de kendisine biçtiği misyonla varlığının antidemokratik olduğunu vurgu yaparak, “Bu kurumun yarattığı mağduriyetlerin belirlenmesi, onarılması ve kurumun anti demokratikliğinin tespit edilerek gereğinin yapılması demokratik bir ülkenin gerçekleştirilmesi için elzemdir” dedi.

Kaynak: Evrensel

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.