Erdoğan'dan BM ülkelerine 'FETÖ' uyarısı: Yarın çok geç olabilir

ABD'de bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu genel görüşmelerine katıldı.

BM Genel Kurulu'nda konuşan Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

'UTANÇ VERİCİ BİR TABLO'

"21. yy'nin ilk çeyreğinde insanoğlu tarihin en zirve dönemini yaşıyor. Bu parlak tablonun bir de utanç verici karanlık yüzü var. Suriye'de, Irak'ta terörün ve savaşın kıskacında inleyen pek çok ülkede yüz binlerce çocuk, kadın, genç ve yaşlı öldürülmeye devam ediyor.

“Ölüm ve zulümden kaçan mülteciler Avrupa şehirlerinde aşağılayıcı muamelelerle karşı karşıya kalıyor. DAEŞ (IŞİD), El Nusra ve PYD/YPG gibi terör örgütleri bölgedeki eylemlerini sürdürüyor. Kafkasya'daki ihtilafların sıcak çatışmaya dönüşme riski mevcut. Yemen'den Ukrayna'ya pek çok sorun bizleri bekliyor. Diğer yandan dünyanın pek çok ülkesinde insanlar açlık, salgın hastalıklar, sefalet ve cehaletle boğuşuyor. Bu insanlık onuru ve vicdanını yaralayan utanç verici bir tablodur.

“Daha da acısı bu krizlerin ve sorunların çoğunun aslında kolaycı çözülebilecek mahiyette olmasıdır. Gelecek nesillerin huzuru, refahı ve güvenliği büyük ölçüde bugünden atacağımız adımlara, alacağımız tedbirlere bağlıdır.

15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ

“Terör örgütleri çeşitli yöntemlere başvurabiliyor. Türkiye olarak 15 Temmuz gecesi FETÖ'nün başlattığı hain darbe girişimine maruz kaldık. Tanklar insanları ezdi geçti, helikopterlerden insanların üzerine ateş açıldı. Bu darbe girişimi, milletimizin demokrasisine, milletine sahip çıkmasıyla bertaraf edildi. Milletimle gurur duyuyorum. Bugün karşınızda bulunuyorsam 15 Temmuz gecesi milletimizin asil duruşu sayesindedir. Hain girişimi bedenini tankların önüne siper eden milletimle iftihar ediyorum.

'FETÖ İLE MÜCADELE ETMEZSENİZ YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR'

“Unutulmasın ki Türkiye'deki darbe girişimi aynı zamanda dünya demokrasisine de yapıldı. Milletimiz o gece darbe heveslilerine tarihi bir ders verirken demokrasiye inanan tüm halklar için de ilham kaynağı oldu. Bu yeni nesil terör örgütü sadece Türkiye'nin değil varlık gösterdiği 170 ülkenin tamamı için bir milli güvenlik tehdididir. Diğer bir deyişle bugün bu genel kurulda temsil edilen ülkelerin büyük bölümü bu yapılanmanın tehdidi altındadır.

“Bu örgüt Türkiye'nin ötesinde tüm dünyayı boyunduruğu altına almak gibi derin bir zihni sapkınlık içindedir. FETÖ ile bu aşamada mücadele etmezseniz yarın çok geç olabilir.

“Örgütün temel stratejisi eğitim, diyalog, hoşgörü, sivil toplum kuruluşu kisvesi altında devlet kurumlarına sızmak, toplumu etkilemek, ekonomik kaynaklara hakim olmaktır. Bu kürsüden tüm dostlarımıza kendi güvenlikleri için, ülkelerinin geleceği için Fetullahçı Terör Örgütü'ne karşı gerekli önlemleri süratle almaları çağrısında bulunuyorum. Bizim yaşadığımız tecrübeyle sabittir ki FETÖ ile bu aşamada mücadele etmezseniz yarın çok geç olabilir. Bu vesileyle bu örgütün kurumları ve örgütle bağlantılı kişiler tarafından kullanılan 'Türk, Türkiye' gibi ifadelerin kesinlikle ülkemizle bir ilgisi bulunmadığını da belirtmek isterim.

SURİYE

“Suriye'deki insani kriz 6. yılına girdi. Vatanlarını terk etmek zorunda kalan Suriyelileri evimizde misafir ediyoruz. Bu insanlara karşı insani ve vicdani görevimizi yapacağız. Dünya ve Batı almayabilir ama biz alacağız. Çünkü biz insanız. Suriye halkı zalim, katil ve terörist bir yönetimin ve terör örgütlerinin acımasız eylemleri karşısında tükeniyor. Uluslararası toplum, Suriye'deki insani değerler sınavında sınıfta kaldı.

'AB VERDİĞİ SÖZLERİ YERİNE GETİRMEDİ'

“Türkiye mülteciler için şu ana kadar 25 milyar dolar harcadı. Peki dünyadan bize ne geldi Şu anda çatısı altında bulunduğumuz BM'den bize gelen destek 525 milyon dolardır. Başka herhangi bir şey yok. Peki AB'den gelen bir şey var mı?

“Ne yazık ki AB de verdiği sözleri tutamamıştır. UNICEF'e sadece gönderdikleri 178 milyon dolardır, o kadar. Fakat Türkiye'ye gelen herhangi bir yardım bu konuda söz konusu değildir. Biz meselenin başından beri bu olayın tüm insanlığın ortak meselesi olduğu inancıyla bölgesel ve küresel aktörlerle iletişim ve iş birliği içinde hareket etmeye özen gösterdik. Komşumuz ve akrabamız Suriyelilerin yaşadığı bu kıyamete sessiz kalamazdık, kalmadık.

“Bu insanlara desteğimize devam edeceğiz. Başta AB olmak üzere bize katkı sözleri verenler sözlerini yerine getirmedi. Aynı şekilde BM'den de bekliyoruz. Uluslararası toplumun katkısı sadece 525 milyon dolarda kalmamalı. Tüm Avrupalı dostlarıma sesleniyorum; dikenli tel örgülerin yüksek duvarların arkasında huzur aramak beyhude bir çabadır.

'SURİYE'NİN TOPRAKLARINDA ASLA GÖZÜMÜZ YOK'

“Suriye'nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinin korunmasına en fazla önem veren ülke Türkiye'dir. Bizim Suriye'nin topraklarında asla gözümüz yoktur. Bütün mesele Suriye, Suriyelilerindir. Suriye topraklarında kimsenin gözünün olmaması gerekir. Suriye muhalefetine verdiğimiz destekle başlayan Fırat Kalkanı Harekatı umutsuzluğun hakim olduğu bir bölgede istikrarın, huzurun ve dengenin yeni tesisi için kritik bir öneme sahiptir.

“PKK, PYD terör örgütünün önceliğinin DAEŞ ile mücadele etmek olmadığı bu operasyonla birlikte açıkça ortaya çıktı. Operasyon, Suriye'deki ılımlı muhalif unsurların özgüvenlerinin yerine gelmesini de sağlamış oldu. Hatta bu gelişme Musul'u DAEŞ teröründen kurtarmak isteyen Irak'taki yerel güçleri de cesaretlendirdi.

“Suriye ile en uzun sınıra sahip olan ülkeyiz. Türkiye bu sınırlarda tehdit altındadır. 24 Ağustos'ta 14 yaşındaki bir çocuğu canlı bomba yapmak suretiyle patlattılar. O ana kadar duran Türkiye daha duramazdı. Ilımlı muhaliflerle birlikte müdahale ettik. Böylece bi tehdit olmaktan çıktı, barış koridoru haline geldi.

CERABLUS

“Cerablus'taki Fırat Kalkanı Harekatı sayesinde bölge halkı evlerine dönmeye başladı. Bölgenin elektrik ve su altyapısını çalışır hale getirmek için hemen harekete geçtik. Kızılay, AFAD ve sivil toplum kuruluşlarımız bölge halkının ihtiyaçlarını yerinde karşılıyor. Yine bu bölgede ülke dışına gitmiş tüm mültecilerin de kullanacağı tüm sosyal donatılara sahip yerleşim yerleri inşa etmeyi planlıyoruz. Bunun için güvenli alan haline getirdiğimiz yerlerin uçuşa yasak bölge ilan edilmesine yönelik kararlı bir duruş göstermeli ve hep birlikte çalışmalıyız.

SURİYE'DE ATEŞKES

“Hayata geçirilmesi için yoğun çaba sarf ettiğimiz ateşkes maalesef işler hale gelmedi. İşte görüldüğü gibi ateşkes ortadan kalktı ve dün de BM konvoyuna bir saldırı rejim tarafından yapıldı. Bunun neticesinde bir kişi öldü ve yaralılar, vesaire. Suriye rejimi, BM gözetimindeki yardımların acil insani yardıma ihtiyacı olan Halep halkına ulaştırılmasına izin vermiyor. Hatta yardım konvoylarına saldırıyor. Rejimin insanları açlığa mahkum ederek 'Ya teslim ol ya öl' politikasına BM ve Güvenlik Konseyi daha ne kadar müsamaha gösterecek.

“Musul operasyonu da bölge halkının hassasiyetleri gözetilerek yürütülmelidir. Aksi takdirde yeni insani kriz kaçınılmazdır.

GAZZE

“Gazze'ye insani yardım ulaştırılması faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Filistin halkına iki devletli çözüm temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan her bir Filistinli için bir huzur kaynağı olacak hür bir Filistin’de yaşama imkanı tanınması, uluslararası toplumun Filistinli çocuklara bir borcudur. Harem-i Şerif’in kutsiyetine özellikle İsrail tarafından saygı gösterilmesi, statüsüne yönelik ihlallere artık bir son verilmesi gerekiyor. İsrail ile normalleşen ilişkilerimizi, gerek barış sürecinin kolaylaştırılması, gerekse Filistinli kardeşlerimizin yaşadığı bu ekonomik ve insani sıkıntıların giderilmesi için değerlendirmeye çalışacağız.

“Dünyada gelişmemiş ülkelere yardım konusunda ilk sırada ABD, İngiltere ve Türkiye var. Milli gelire oranla bakıldığında Türkiye ilk sırada.

“G20 gündeminde göç ve terörizm konularının ele alınması ülkemizin girişimleriyle gerçekleşti.

'BM'NİN REFORME EDİLMESİ GEREKİYOR'

“BM'nin reforme edilmesi gerekiyor. Özellikle barışı koruma ve inşa faaliyetleri konusunda atılan adımları takdir ediyoruz. BM Güvenlik Konseyi reforme edilmedikçe çabaların hedefine ulaşamayacağı açıktır. Dünya beşten büyüktür. 5 ülkenin iki dudağı arasına dünyayı mahkum edemezsiniz. Ama şu anda mahkum ediliyor. Tüm dünyanın temsil edilmediği güvenlik konseyi adalet getiremez. 20 ülke mi BM Güvenlik Konseyi'nde olacak bunların hepsi daimi olsun. BM Güvenlik Konseyi'nde tüm dünya ülkeleri dönüşümlü olarak yerini alsın.

“Irkçılık ve İslam karşıtlığı yurtdışında milyonlarca vatandaşı olan Türkiye için çok önemli bir konudur.

SIĞINMACI ANLAŞMASI

“Avrupa Birliği ile, mülteci krizine karşı işbirliği içinde hareket ediyoruz. Ege Denizi'ndeki ölümlerin önünü almak amacıyla, 2015 Ekim ayında günlük 7 bin olan düzensiz göç rakamının, son aylarda 50'ye kadar düşmesini sağladık. Bu tablo, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile olan mutabakatı çerçevesindeki taahhütlerini başarıyla yerine getirdiğini gösteriyor. Ne var ki, 18 Mart 2016'da varılan mutabakatta Avrupa Birliği tarafından verilen sözlerin adeta unutulduğunu, karşımıza sürekli suni mazeretlerin çıkarıldığını görmenin üzüntüsü içindeyiz."
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.