Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku 'Kongre Hareketi'ne dönüşüyor

Seçimlere Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku olarak giren güçler Kongre Hareketi’ne dönüşüyor…

BDP'nin desteklediği Emek Demokrasi ve Özgürlük Bloku, 20 Ağustos'ta İstanbul'da yaptığı toplantının ardından ‘Kongre Hareketi’ne dönüşme kararı aldı.

Ekim ayında yapılacak Kongre’ye Türkiye'nin her yerinden 20 bölge esasına göre seçilecek 600 delege katılacak.

Kongre Hazırlık Grubu, yaptığı açıklamada, genel seçimlerde kazanılan büyük başarıyı daha yaygın ve kalıcı niteliğe kavuşturmak istediklerini; 'seçim döneminde ortaya koyulan hedeflere uygun olarak halk inisiyatifleri üzerinde yükselen güçlü bir demokratik halk seçeneği inşa etmek üzere harekete geçtiklerini' belirtti.

İÇ SAVAŞ İSTEYENLERE KONGRE İLE YANIT VERİLECEK

TBMM'de 36 milletvekiliyle temsil edilen Emek, Özgürlük ve Demokrasi Bloku, yeni katılımlarla büyüyor ve bir Kongre hareketine dönüşüyor.

Kongre çalışmasının BDP-Blok milletvekilleri Gültan Kışanak, Levent Tüzel, Sebahat Tuncel, Sırrı Süreyya Önder ve Ertuğrul Kürkçü'nün yer aldığı bir koordinasyonun çağrısıyla başlatıldığını hatırlatan Çalışma Grubu, şunları ekledi: "İstanbul'da, 20 Ağustos 2011'de düzenlediğimiz toplantının ardından Emek, Özgürlük ve Demokrasi Bloku'nun bileşenleri olan siyasi parti ve grupların yanı sıra, sendika, emek ve meslek odaları temsilcileri, sosyalistler, demokratlar, devrimciler, yeşiller, anarşistler, feministler, savaş karşıtları; kadın hareketlerinin, LGBT örgütlerinin, çevre ve ekoloji mücadelelerinin, engellilerin, Alevi dernek ve oluşumlarının, Ermeni, Süryani, Çerkes, Gürcü, Laz ve Arap çevrelerinin temsilcileri ile kanaat önderleri, aydın ve akademisyenler olarak, yerellerden başlayarak örgütlenecek bir Kongre'nin toplanması için harekete geçmeye karar verdik."

20 Ağustos'taki toplantıda siyasal sürecin değerlendirildiğine dikkat çeken Kongre Çalışma Grubu, Ortadoğu'nun yeniden dizayn edilmek istendiği bu süreçte, Türkiye'de savaş politikalarının ön plana çıkartılmasının bir tesadüf olmadığını kaydetti.

Böylesi bir süreçte, Türkiye'nin tüm renklerinin ve barıştan, özgür, eşit bir yaşamdan yana olan tüm demokrasi güçlerinin, Kongre'de bir araya gelmesinin, Türkiye'yi iç savaşa sürüklemek isteyen politikalara karşı verilebilecek en anlamlı yanıt olacağına dikkat çekilen açıklamada, "Bizler Türkiye'nin demokratik direniş güçleri olarak, AKP hükümetinin Kürt halkının demokratik taleplerini şiddet politikaları ile bastırmasına ve Türkiye'yi bir iç savaşa sürüklenmesine seyirci kalmayacağız. Gücümüz, emeğimiz, sözümüz her zaman savaşın karşısında, barışın yanında olacaktır" denildi.

ÖNCELİK KONGRE'DE OLACAK, PARTİ OLUŞUMU KARARLARI TAKİP EDECEK

Kongre'nin politikalarını bir parti ile devam ettirmek de hedefler arasında. Ancak önceliğin Kongre'de olması, Parti oluşumunun Kongre kararlarını takip etmesi öngörülüyor.

Türkiye'nin her yerinden, 20 bölge esasına göre seçilecek 600 delegeden oluşmasının planlandığı Kongre Ekim ayında düzenlenecek.

Kongre için oluşturulan Hazırlık Kurulu, Kongre delegasyonlarının oluşturulması amacıyla illerde ve bölgelerde çalışmak üzere bayram sonrası yola çıkacak.

KİMLER VAR?

Emek, Özgürlük ve Demokrasi Bileşenleri:

Barış ve Demokrasi Partisi,
Demokrasi ve Özgürlük Hareketi,
Devrimci Sosyalist İşçi Partisi,
Emek Partisi,
Eşitlik ve Demokrasi Partisi,
Ezilenlerin Sosyalist Partisi,
İşçilerin Sosyalist Partisi,
Hak ve Özgürlükler Partisi,
Kaldıraç,
Köz,
Sosyalist Birlik Hareketi,
Sosyalist Dayanışma Platformu,
Sosyalist Demokrasi Partisi,
Sosyalist Gelecek Parti Hareketi,
Toplumsal Özgürlük Platformu,
Türkiye Gerçeği,
Yeşiller Partisi.
(Ayrıca Özgürlük ve Dayanışma Partisi ile Halkevleri süreci gözlemci olarak izlemektedir.)

 

İlgili basın açıklamasını tam metni ise şöyle:

BASINA VE KAMUOYUNA

EMEK, ÖZGÜRLÜK VE DEMOKRASİ BLOKU KONGRE HAREKETİNE DÖNÜŞÜYOR

Halklardan, ezilenlerden, yok sayılanlardan, emekten, özgürlükten, doğadan, eşitlikten, barıştan ve demokrasiden yana olanlar gerçek bir alternatif yaratmak için örgütleniyor.

BDP’nin desteklediği Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku olarak, 12 Haziran genel seçimlerinde kazandığımız büyük başarıyı daha yaygın ve kalıcı bir niteliğe kavuşturmak için, seçim döneminde ortaya koyduğumuz hedeflere uygun olarak halk inisiyatifleri üzerinde yükselen güçlü bir demokratik halk seçeneği inşa etmek üzere harekete geçiyoruz.

TBMM’de 36 milletvekiliyle temsil edilen Emek, Özgürlük ve Demokrasi Bloku, şimdi yeni katılımlarla büyüyerek bir Kongre hareketine dönüşüyor.

Hedefimiz, emek, özgürlük, eşitlik, barış ve demokrasi güçlerinin toplumsal mücadelelerine siyasal bir bağlam kazandıracak bir Kongre yoluyla, baskı ve sömürüye dayalı mevcut iki kutuplu siyasal rejime karşı toplumsal ve politik bir seçenek yaratmak, parlamenter demokratik mücadeleleri ve halk hareketlerini bu toplumsal temele dayanarak büyütmek.

Emek, Özgürlük ve Demokrasi Bloku’nun bileşenleri olarak toplumsal, politik, ekonomik haklar; inançlar, kültürel kimlikler, toplumsal cinsiyet, cinsel kimlik ve yönelimlerin hakları için ve yeryüzünün ve doğanın yıkımını durdurmak amacıyla mücadele eden parti, hareket ve güçlerin sözcüleri ile ortak bir mücadele zemininde buluşuyoruz.

Kongre çalışmalarımız BDP-Blok milletvekilleri Gültan Kışanak, Levent Tüzel, Sebahat Tuncel, Sırrı Süreyya Önder ve Ertuğrul Kürkçü’nün yer aldığı bir koordinasyonun çağrısıyla başlatılmıştı.

İstanbul’da, 20 Ağustos 2011’de düzenlediğimiz toplantının ardından Emek, Özgürlük ve Demokrasi Bloku’nun bileşenleri olan siyasi parti ve grupların* yanı sıra, sendika, emek ve meslek odaları temsilcileri, sosyalistler, demokratlar, devrimciler, yeşiller, anarşistler, feministler, savaş karşıtları; kadın hareketlerinin, LGBT örgütlerinin, çevre ve ekoloji mücadelelerinin, engellilerin, Alevi dernek ve oluşumlarının, Ermeni, Süryani, Çerkes, Gürcü, Laz ve Arap çevrelerinin temsilcileri ile kanaat önderleri, aydın ve akademisyenler olarak, yerellerden başlayarak örgütlenecek bir Kongre’nin toplanması için harekete geçmeye karar verdik.

20 Ağustos’ta yaptığımız toplantıda siyasal süreci de değerlendirdik. Ortadoğu’nun yeniden dizayn edilmek istendiği bu süreçte, Türkiye’de savaş politikalarının ön plana çıkartılmasının bir tesadüf olmadığı belirtilerek şu görüşler dile getirildi:

“Böylesi bir süreçte, Türkiye’nin tüm renklerinin ve barıştan, özgür, eşit bir yaşamdan yana olan tüm demokrasi güçlerinin, Kongre’de bir araya gelmesi, Türkiye’yi iç savaşa sürüklemek isteyen politikalara karşı verilebilecek en anlamlı yanıt olacaktır.  

Bizler Türkiye’nin demokratik direniş güçleri olarak, AKP hükümetinin Kürt halkının demokratik taleplerini şiddet politikaları ile bastırmasına ve Türkiye’yi bir iç savaşa sürüklenmesine seyirci kalmayacağız. Gücümüz, emeğimiz, sözümüz her zaman savaşın karşısında, barışın yanında olacaktır.”

Kongre’nin politikalarını bir parti ile devam ettirmek girişimimizin hedefleri arasında bulunuyor. Ancak önceliğin Kongre’de olması, Parti oluşumunun Kongre kararlarını takip etmesini öngörüyoruz.

Türkiye’nin her yerinden, 20 bölge esasına göre seçilecek 600 delegeden oluşmasını planladığımız Kongre’yi Ekim ayında toplamayı amaçlıyoruz.

Hazırlık Kurulumuz, Kongre delegasyonlarının oluşturulması amacıyla illerde ve bölgelerde çalışmak üzere bayram sonrası yola çıkıyor.

KONGRE HAZIRLIK GRUBU, 26 Ağustos 2011

* Emek, Özgürlük ve Demokrasi Bileşenleri: Barış ve Demokrasi Partisi, Demokrasi ve Özgürlük Hareketi, Devrimci Sosyalist İşçi Partisi, Emek Partisi, Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Ezilenlerin Sosyalist Partisi, İşçilerin Sosyalist Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Kaldıraç, Köz, Sosyalist Birlik Hareketi, Sosyalist Dayanışma Platformu, Sosyalist Demokrasi Partisi, Sosyalist Gelecek Parti Hareketi, Toplumsal Özgürlük Platformu, Türkiye Gerçeği, Yeşiller Partisi. (Ayrıca Özgürlük ve Dayanışma Partisi ile Halkevleri süreci gözlemci olarak izlemektedir.)

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mehmet SAYGILI 5 yıl önce

Emek
Özgürlük
Demokrasi
Özerk bir kürdistanı içinde barındıran demokratik bir devlete, demokratik bir cumhuriyete acil ihtiyacı olan Anadolu ve yukarı mezopotamya halklarının oluşumunda yer alacakları umudumla, dileğimle bu kongre hareketini destekliyorum.
Bu hareketin nicelik olarak daha da genişlemesini, nitelik olarak netleşmesini istiyorum.

Tek dileğim ihtiyacınız olduğunda beni, bizi çağırın, mutlaka başarın. Başarı, varolmaktır, varlığını ilan etmektir.

Emek, Özgürlük ve Demokrasi bileşenleri, hepinizi selamlıyorum.
Tarihi bir iş yapıyorsunuz.

Avatar
haydar yüksel 5 yıl önce

yurtdışından katılım mümkün olamayacak mı...

Avatar
tumay 5 yıl önce

sol ve gerçek demokrasi güçlerinin ortak hedef ve amaçlar temelinde birleşmesi olumlu. Ancak, APO'ya sormadan değil bir karar alabilmeyi demeç bile veremeyen BDP hareketinin bu oluşumda etkin olması, ortak politik adımların atılmasında nasıl bir etken olacak sorusu havada Kongrenin üzerinde asılı bir kılınç gibi sallanıyor...

Avatar
ömer araz 5 yıl önce

Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku nun basın bildirisini heyecanla okudum. Sevinmekle birlikte biraz da hayal kırıklığı yaşadım. Ülkemizde sol adına yeni bir oluşuma ihtiyaç olduğu herkesin ortak kanısıdır. Emek, Demokrasi ve özgürlük gibi evrensel değerlerin etrafında buluşmak ve birleşmek, bugün ülkemizin ve bütün dünyanın en çok ihtiyaç duyduğu demokrasi ve özgürlük mücadelesine katkıda bulunmak bir çoğumuzun amacı ve idealidir. Bu hazırlıktan dolayı bütün girişimcileri kutlarım.
Basım bildiriminde belirtilen oluşum ve hazırlık şekli hayal kırıklığımın nedeni.
Görülüyor ki bu oluşumun çatısını halen var olan siyasi partiler ve örgütler oluşturacak.
Öncelikle belirtmeliyim ki geçmişte var olan ve bu gün varlığını sürdüren bütün parti ve oluşumlara saygım sonsuzdur. Her birine minnet duygularımı sunuyorum.
Ama neden diye soruyorum.
Neden geçmişte bir çok kez denenmiş ve başarısız olmuş aynı yöntemde ısrar ediyorsunuz.
Neden birey olarak kendini kanıtlamış, varlığını sürdüren özgür insanlara güvenmiyorsunuz.
Neden bu güne değin kitleselleşememiş var olan örgütler yeni oluşumda bu kadar önemli.
Neden bu yeni partide yada adı ne olacaksa yer alabilmemiz için illa bir örgüte yada partiye mensup olmamız gerekiyor.
Yok eğer gerekmiyorsa, neden biz partide yer aldığımızda onların bu güne değin yaptıkları gibi kısır çekişmelerine tanık olalım. Onların içinde kendimizi ifade etmekte zorluk çekelim.
Neden ben var olan herhangi bir örgütten değil de; kendi başıma, ressam olarak, doktor olarak ya da mühendis olarak yer almayayım.
Sevgili dostlar;
Bana göre bu günün ihtiyacı olan partiler; sol literatürü farklı yorumlayan, bu nedenle ayrı örgütler kuran örgütlerin bir araya gelmesiyle değil, bu günün sorunlarını doğru tespit eden, çözüm için alternatif politikalar üretebilen, projeler yapıp uygulayabilen örgüt biçimleridir.
Modern bir toplumda yaşıyoruz. Her birimizin bir mesleği var ya da meslek edinme çabası. Eşitlikçi toplumcu yaşam anlayışlarımızı bir örgüt içinde hayata geçirebilme ideallerimiz var.
Yalnız başımıza yapmaya çalıştıklarımızı, bir arada daha güçlü ve daha anlamlı yapabilme hayallerimiz var. En iyi yapabileceğimiz hayatımızı sürdürdüğümüz mesleki alanlarımızdır. Yeni partide de kendimizi mesleklerimizle tanımlamak isteriz. Kanıtlamak isteriz. Çünkü o zaman eşitlik, özgürlük vaat ettiğimiz kitlelerle doğru ve yaratıcı ilişki kurabiliriz.
Umarım yeni partimiz mesleği politika olanlardan değil, bir mesleği olan partililerden oluşur.
Haddimi aştıysam affola. Saygılarımla .
Ömer Araz.

Avatar
erdoğan özçelik 5 yıl önce

denenmiş yolu tekrar denemek farklı sonuç beklemek biraz saflık değilmi, buhareketi eleştirmekte zor çünkü çok değil yakında ilk genel kurulda hiç kimse verdiği sözün ardında duramıyacak, gurup dedikodularıyla salvolar başlıyacak , kısa dönem hesaplarıyla ne yapılacak,, önce grup eğemenliği hedef, sonra tasfiyeler , küskünlük, ve yok sayma emek yine yok sayılacak sınıf hak getire ortak mücadele kitleselleşemiyecek sınıftan beslenmeyecek öncülük küçük burjuva yapıların elinde sistemden nemalanma peşinde koşacak sonr tekrar başa dönüp bugünkü gibi amerikayı yeniden keşfe çıkılacak bugün bulunduğu gibi yeniden bi bayrakla aynı yoldan aynı yolu dolanacaklar .... bu yolu bitirip sınıfa inanıp onun idolojisi önderliğinde sınıfın yol göstericiliğinde yolumuzu aramalı devam etmeliyiz başka yol ıııhhhhh.....

Avatar
Memet YEDIC 5 yıl önce

Türkiyenin evrensel çağdaş demokrasiye ulaşmasına katkı vermek, ulusal varoluşlarını koruyup yaşatabilmek, yeniden anavatanlarına kavuşabilmeleri adına bu kongreye Çerkeslerde katılmalı...