Egemen Bağış, Hakan Şükür üzerinden Gülen'den yardım istemiş

İranlı Azeri iş adamı Rıza Sarraf’tan milyonlarca dolar rüşvet aldığı önde sürüldükten sonra istifa eden eski AB Bakanı Egemen Bağışın, 17 Aralık’tan altı ay önce, Fethullah Gülen Cemaati’ne yakın eski AKP Milletvekili Hakan Şükür’den dolaylı olarak ‘yardım’ istediği ortaya çıktı.

Buna göre,  16 Haziran 2013 günü bir toplantıda Şükür’e yanaşarak haklarında yolsuzluk dosyalarını bulunduğunu söyledi; "Bir şekilde Fethullah Hocaya ulaştırmak lazım" dedi. Şükür ise "İnşallah bu dedikodular doğru değildir" demekle yetindi; hatta o sırada bu sözleri anlamlandıramadı.

HAKAN ŞÜKÜR DOĞRULADI

MİT’in dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’ı 17 Aralık’tan 8 ay önce, Sarraf’la ilişkiler konusunda uyardığı bilgisini destekleyen bu iddia, Hakan Şükür tarafından doğrulandı. Egemen Bağış ise açık demeç vermek istemedi.

Söz konusu iddia, gazeteci Ahmet Dönmez’in yeni yayımlanacak ‘Adil Düzenden Havuz Düzenine-Yüzde On’ adlı kitabında yer alıyor.

Cumhuriyet’ten Erdem Gül’ün imzasıyla gazete manşetine taşıdığı kitapta şu iddialar yer alıyor:

BAĞIŞ, ŞÜKÜR'E GİDİYOR: "YA HAKANCIĞIM..."

* Söz konusu diyalog, Erdoğan’ın Gezi Parkı eylemlerinin hemen ardından Erdoğan’ın ‘Yüzde 50’yi evde zor tutuyoruz’ iddiasıyla İstanbul’da yaptığı ilk ‘Milli İradeye Saygı Mitingi’ öncesinde yaşandı.

* Kitapta, ”Herkes oradaydı. Erdoğan’ın anonsçusu Orhan Karakurt alana gelen milletvekili ve bakanları meydandaki partililere takdim ediyordu. O sırada AB Bakanı Egemen Bağış, İstanbul Milletvekili Hakan Şükür’ü kolundan tutarak kenara çekti. (…)” denildi ve...

* ‘Sana yeri gelmişken bir şey söyleyeceğim’ diyen Bağış, şöyle devam etti: ‘‘Ya Hakancığım, ortalıkta bir sürü şey dolaşıyor. Efendim, bakanlarla milletvekilleriyle ilgili birçok bilgi belge varmış. Bazı yolsuzluk belgeleri bulunuyormuş. Bak yarın bir gün bunlar ortaya çıkar, partiyle cemaatin arası bozulur. Bunu nasıl yapacağız? Bir şekilde Fethullah Hoca’ya ulaştırmak lazım. Çok konuşuluyor bu. Hatta bazı şerefsizler yapar bunu, cemaatin üzerine atarlar. Bunu engellemek lazım.’

* Kitaba göre Şükür Bağış’ın bu sözlerine “Sayın Bakanım, ortaya çıkıp çıkmadığı, kim tarafından çıkarıldığı değil, bence böyle bir şeyin olup olmadığı önemli. İnşallah bu dedikodular doğru değildir, bu tür yolsuzluklar, belgeler yoktur” karşılığını verdi.

HAKAN ŞÜKÜR O SIRADA ANLAMAMIŞ

* Kitapta, Şükür’ün o an Bağış’ın sözlerine anlam veremediği ve ‘sözlerin anlamını 17 Aralık sonrası çözebildiği’ öğrenildi. Buna göre, Şükür daha sonradan, ‘kendisi aracılığıyla cemaate mesaj verilerek aba altından sopa gösterildiği’ sonucuna vardı.

HAKAN ŞÜKÜR DOĞRULADI

Cumhuriyet gazetesinin ulaştığı Hakan Şükür, olayı doğruladı. O sırada Erdoğan’ı beklediklerini söyleyen Şükür, Bağış’ın eşiyle birlikte gelerek kendisine ortada yolsuzluk iddiaları bulunduğunu anlattığını aktardı. Şükür, “Ben o zaman anlamadım ama, 17 Aralık’ta anladım ki, onlar haklarındaki bu dosyaları biliyorlardı. Zaten MİT raporu da 8 ay önce gitmiş. Muhtemelen bu çerçevede önlem almaya, bunun ortaya çıkmasını engellemeye çalışıyorlardı. Beni de hizmet hareketinin temsilcisi olarak gördüğünü tahmin ediyorum. Benim aracılığımla hizmete büyük olasılıkla mesaj gönderiyordu” dedi.

BAĞIŞ DOĞRULAMADI

Egemen Bağış ise Cumhuriyet’e açık demeç vermek istemedi. Ancak Cumhuriyet, Bağış’ın yakın çevresine “Bu anlatımlar gerçeği yansıtmıyor. Hiçbiri doğru değildir” dediğini yazdı.

HÜKÜMET HALA YALANLAMADI

AKP iktidarı 17 Aralık’ı ‘Gezi eylemlerinin devamı’ ve ‘büyük bir komplonun parçası’ olarak sunsa da, MİT’in sekiz ay öncesinden bir rapor hazırlayarak partiyi uyardığı bilgisi ortaya çıkmıştı.

MİT raporunda, ”Bakanların Sarraf ile ilişkisi ortaya çıkarsa bu durum hükümet aleyhine kullanılabilir” uyarısı yer almıştı. MİT’in hükümeti 17 Aralık konusunda uyardığı yönündeki haberlere hükümetten net bir yalanlama gelmedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.